Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eğitimde eşitsizliğin resmi

EĞİTİM eşitlikçi mi olsun, elitist mi?

Az sayıda da olsa iyi eğitimli insanlar yetiştirmeye mi öncelik verelim, geniş kitlelerin olabilecek en iyi eğitimi görmesi için mi uğraşalım?

Bu sorular gayet meşru sorular ve tartışması da sonsuza kadar sürebilir.

Ben, en azından lise bitene, yani zorunlu eğitim sona erene kadar eşitlikçi eğitimden yanayım.

Sebebini kısaca yazayım:

Üniversite sınavına bile başvurmayan veya bu sınavda başarısız olanların bir ortak özelliği var; hepsi de eğitimsiz ailelerden geliyorlar.

Oysa OECD’ye gönderdiğimiz rakamlara göre lise mezunu çalışanların maaşlarını 100 lira kabul ettiğimizde ülkemizde ilkokul mezunu çalışanlar sadece 74, üniversite mezunu çalışanlar ise 174 lira kazanıyor.

Yani hayattaki maddi eşitsizlikle bireyin eğitim durumu arasında birebir ilişki var. Sadece bu da değil: Geniş kitlelerin eğitimsiz olması, Türkiye’nin genel üretim seviyesini de düşürüyor, yüksek teknolojili ürünleri daha az, düşük teknolojili ürünleri daha çok üretip satabiliyoruz ve bu yüzden ulusal refah seviyemiz de düşük kalıyor.


LYS’NİN BİZE SUNDUĞU
ÖSYM tarafından yayınlanan sınav sonuçlarına ilişkin verilerden üç tane tablo derledim. LYS’de öğrenciler birden fazla sınav çeşidine girebiliyor ve sonra değerlendirilmek istedikleri puan türlerinde değerlendiriliyor. Ben bunlardan en temel üç tanesini aldım. İsimleriyle ‘Matematik-Fen’ puanı olan MF, ‘Türkçe-Matematik’ puanı olan TM ve ‘Türkçe-Sosyal’ puanı olan TS.

Ve bu üç puan türünde, hangi liseden mezun olanların ortalama kaç puan aldığına bakarak en yüksekten en düşüğe doğru bir sıralama yaptım; ayrıca bu yıl LYS’ye giren lise son sınıfların aynı puan türünde aldıkları ortalama puanı da tablolara yazdım ki, hangi lisenin bu ortalamanın üzerinde, hangisinin altında kaldığı daha kolay görünsün.

Eğitimde eşitsizliğin resmi
Öğrencilerin MF puanlarına baktığımızda sadece 7 tür lisenin Türkiye ortalamasının üzerinde puan alan mezunlar verdiğini görüyoruz. Bunların öğrenci sayısı, MF türünde değerlendirmek isteyen 580 bin 454 öğrencinin yüzde 59’una denk gelen 343 bin 245 kişi.MF puan türünde ortalama puanı 100 kabul edersek, en düşük notu alan lisenin 59.5, en yüksek puanı alan lisenin ise 167.9 aldığını görüyoruz. Fark (ve eşitsizlik) dehşet verici.


Eğitimde eşitsizliğin resmi

Bu puan türünde 10 çeşit okulun Türkiye ortalamasının üzerine çıkabildiğini görüyoruz. Toplam 947 bin 978 öğrenci TM’de değerlendirilmek istemiş ve bunların yüzde 43.3’üne denk gelen 410 bin 359’u ortalamayı geçebilmiş.

Baktığınızda TM puan türünde en düşük oy ortalamasına sahip okulun ortalamayı 100 kabul ettiğimizde 74.1, en yüksek puan ortalamasına sahip okulun ise 157.4 not aldığını görüyoruz. Fark yarı yarıya.

Eğitimde eşitsizliğin resmi

Türkçe-Sosyal puan türünde 11 çeşit okulun Türkiye ortalamasının üzerinde puanlara ulaştığını görüyoruz. Puanını TS’de hesaplatan 814 bin 898 öğrencinin yüzde 48.8’ine denk gelen 397 bin 908 kişi ortalamanın üzerinde puan almış.

Bu puan türünde ortalama puanı 100 kabul etsek, en düşük nota sahip lisenin 89.5, en yüksek puana sahip lisenin ise 135 aldığını görüyoruz.

 

X