Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dünyaya bakışımı değiştiren kitap

KİTABIN adı ‘Why Information Grows: The Evolution of Order, from Atoms to Economies’. Yazarı César Hidalgo. Kitap Britanya’da 20 sterline, Amerika’da 26 dolara satılıyor. Umarım çabucak Türkçeye çevrilir.
Tahmin edebileceğiniz gibi kitap İngilizce ‘information’ kavramı hakkında ve maalesef bu kavrama kitapta atfedilen anlamı Türkçede tam olarak karşılayacak kelimeyi bulmakta zorluk çektim. Biz, ‘information’ı genellikle ‘bilgi’ diye çeviriyoruz ama kitapta kastedilen anlam ‘bilgi’ değil, bilginin de taşıyıcısı olan ‘şey’.
Yazar César Hidalgo aslen bir fizikçi ve şu sıralar Boston’daki Massachussets Institute of Technology’deki (MIT) meşhur ‘Media Lab’da hocalık yapıyor.
Fizikçiler açısından atomaltı parçacıklardan başlayarak evrendeki her şey ‘information’ taşır. ‘Bilgi’ (knowledge) ise bizim o ‘information’a atfettiğimiz anlamdır yine fizikçilere göre.
Fiziğin önemli kanunlarından biri 19. yüzyıl ortalarından itibaren ortaya konmaya başlanan ‘Termodinamik Kanunları’dır. Bu kanunlardan bir tanesi, evrende enerji harcandıkça ‘entropi’nin arttığını söyler. ‘Entropi’ anlatması ve anlaşılması zor bir kavram ama onu biraz serbestçe basitleştirerek ‘düzensizlik’ diye çevirebiliriz; evrende (veya herhangi bir sistemde) enerji harcandıkça ‘düzensizlik’ de artar.
Kanun öyle der, bu kanun belki trilyonlarca kez test edilip kanıtlanmıştır ama yine de evrendeki varlığımızı bu kanuna rağmen sağlanan ‘düzen’e borçluyuz. Büyük patlamada saf enerjiden parçacıklara, parçacıklardan da ilk atomun oluşmasına giden ‘düzen’, entropiye rağmen oluşmuş bir düzen.
Evet, evrende düzensizlik artıyor ama bildiğimiz evren de daha ilk anından beri ‘düzen’ sayesinde var. Bu ‘düzen’e yazar Hidalgo ‘information’ diyor; temel parçacıkların bir araya gelip atomu, atomların bir araya gelip yıldızları, gezegenleri meydana getirmesini, atomların farklı biçimlerde bir araya gelip molekülleri, biz canlıları oluşturmasını vs hep ‘information’ın artması veya büyümesi olarak adlandırıyor Hidalgo.
Kitabın bu soyut/teorik kısımlarını anlatmayı daha sürdürebilirim ama sanırım Hidalgo’nun kavramsallaştırmasını ve neyi anlatmak istediğini bir ölçüde özetledim. Şimdi gelelim bugüne, kendimize, dünyamıza, etrafımıza bakalım.
Evet temelde etrafımızda gördüğümüz her şey birer ‘information’ ama insanoğlu buna özel bazı şeyler eklemiş.
Birincisi ‘bilgi’ (knowledge) ile evlendirmiş ‘information’ı; bunu matematik başta olmak üzere temel bilimler sayesinde ve bir de konuştuğumuz/yazıştığımız dil ile yapmış. Tekerleği bulmuş, ateşin gücünü kontrol etmeyi öğrenmeye başlamış ve o gün bugündür bilgisine bilgi ekleyip atomları farklı farklı biçimlerde bir araya getirmeye devam ediyor.
İkincisi ise ‘knowhow’ veya ‘Nasıl-yapılır’. Yani tekerleği yapmış ama bunu tekrar edebilmiş ve o günden bugüne çok daha kompleks şeyleri ‘bilgi’sine dayalı olarak yapmaya devam etmiş.
İşte ‘information’ı sürekli büyüten motor bu. ‘Bilgi’ ve ‘Nasıl-yapılır’ sayesinde bugünkü uygarlığımızı yaratmışız, bugünkü refah seviyemize gelmişiz.
İsterseniz yarın bu faydalı kitaptan devam edelim; gelecekte ekonomilerimizi nasıl büyütüp refahımızı nasıl daha fazla arttırabileceğimizi konuşalım.


Büyümenin motoru ne?

MODERN iktisatta büyüme teorilerinin temelini 50’li yıllarda Robert Solow adlı bir iktisatçı attı. Ona göre bir ekonominin büyümesinin üç yolu vardı: İşgücünü arttırmak; sermayeyi arttırmak; işgücünü daha verimli kılmak. (Ekonomide bilginin artması, verimlilik artışını sağlayan bir faktördü Solow’a göre.)
Zamanla dünyadaki büyüme rakamlarının temellerine bakıldıkça orijinal teoride kenara atılan ‘bilgi artışı’ faktörünün sanılandan çok daha önemli olduğu görüldü. Ama yine de bilgi artışı bir bağımlı değişken olmaya devam etti.
Şimdi MIT’den bir fizikçi bütün bu teoriyi zorluyor; bir ekonomideki ‘bilgi’ seviyesinin hesaplanabileceğini ve artışın rakamlara dökülebileceğini, yani ölçülebilir olacağını söylüyor.
Gerçek şu ki, büyümenin esas motoru ne sermaye ne başka bir şey, bilgi.


Bilgi nasıl buhar olur?


KİTAPTA güzel bir örnek var: Bugatti’nin ürettiği Veyron marka otomobiller 2.5 milyon dolara satılıyor. Bu otomobili bu kadar pahalı yapan şey, otomobilin atomlarının bir araya getiriliş biçimi; yani ‘information’ ve ‘knowledge’.
Peki arabayı aldınız, henüz sigortalattırmadınız ve bayiden çıkar çıkmaz da bir kamyonun altında kaldı arabanız. Hâlâ fiyatı 2.5 milyon dolar olacak mı o Veyron’un?
Halbuki otomobili oluşturan bütün atomlar orada, o enkazın içinde aynen duruyor; değişen tek şey onlar artık eskisi gibi düzenlenmiş değiller. Aracın kaybolan değeri işte o ‘bilgi’.

X