Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çocuk yap refahın düşsün!

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, taa Başbakanlık günlerinden beri, yani yıllardır herkese üç çocuk yapmasını tavsiye ediyor; hatta son dönemde katıldığı nikâh törenlerinde bu hedefini daha da yükseltti, artık dört çocuk istiyor Erdoğan.
Hükümet de Erdoğan’ın tavsiyesine uygun olarak çocuk sahibi olmayı teşvik edici çeşitli ekonomik önlemleri devreye soktu.
Ama bütün bunlar nafile.
Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in rakamlarına göre 2000 yılında Türkiye’de kadın başına doğum sayısı 2.53’ken bugün bu rakam 1.96. Yani artık kadın başına iki çocuk bile doğurmuyoruz.
Cumhurbaşkanı, üç veya dört çocuk isteğini Türkiye’de nüfusun yaşlanıyor olması gerçeğine dayandırıyor. Evet, 2000 yılında nüfusumuzun ortanca yaşı 25.8’di, bugün 31.1 oldu. Giderek de yaşlanıyoruz.
Yıllık yeni doğan çocuk sayıları azaldığı gibi ölüm sayıları da azalıyor; yani bir yandan az çocuk yapıyoruz, bir yandan da ömrümüz uzuyor, daha az ölüyoruz. 2000 yılında nüfusumuz 64 milyonken 1 milyon 400 bine yakın çocuk doğdu ülkemizde. 2014’te nüfusumuz 77 milyona çıkmasına rağmen 1 milyon 300 binden az çocuk doğdu. Yine 2000’de 466 bin vatandaşımız şu veya bu sebeple ölürken bu rakam 2014’te artan nüfusa rağmen 422 bin oldu.
65 yaş üzeri nüfusun bütün nüfus içindeki payı 2000 yılında yüzde 6.7 iken bugün 8.1’e çıktı.
Peki neden eskisi kadar çocuk yapmıyoruz?
Bu sorunun cevabı için pek çok faktöre bakmak gerekiyor.
Bunlardan biri sağlık sistemindeki düzelmeye bağlı olarak bebek ölümlerinin azalması. 2000 yılında bebek ölüm hızı binde 31.6 iken bugün binde 11.
İkinci önemli faktör, şehirleşme. Artık nüfusun yüzde 80’i köylerde değil il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor.
Ve üçüncü faktör, şehirde yaşamaya da bağlı olarak refahı sağlamanın ve korumanın öneminin artması.
Geçen gün bu köşede yoksulluk rakamlarını verdim. Bugün diğer rakamlara bakalım.
TÜİK’in 2014 yılı hane halkı gelir araştırmasının sonuçlarına göre ülkemizin ‘en zengin yüzde 20’lik diliminde yer alan 15 milyon 464 bin bireyin aylık ortalama geliri 2 bin 785 lira.
Kendinizi düşünün, yıllarca didinmişsiniz, çalışmışsınız ve nihayet 3 bin lira net aylık kazanç elde eder hale gelmişsiniz. Evlenmeye karar veriyorsunuz; eğer eşiniz de 3 bin lira kazanıyorsa mesele yok; aynı refah seviyenizi korursunuz.
Ama diyelim çocuk yaptınız ve siz veya eşiniz çocuğa kendisi bakmak istedi, işi bıraktı. İşte o anda, ailece hepinizin birden refah seviyesi en zengin yüzde 20’lik dilimden iki basamak aşağıya, taa üçüncü dilime düşüveriyor.
Bu şartlarda çocuk yapar mısınız, hadi birinciyi yaptınız ikinciyi yapar mısınız?

Hangi 15.5 milyona dahilsiniz?


TÜİK, hane halkı gelir rakamlarını yüzde 20’lik dilimler halinde açıklıyor. 2014 yılında ortalama nüfusumuz 77 milyon 324 bindi. Yani her dilimde 15 milyon 464 bin kişi var.
Aşağıdaki tabloda en çok gelir elde edenden başlayarak bu dilimlerde yer alan bireylerin ortalama aylık gelirlerini bulacaksınız, bakalım siz hangi dilime giriyorsunuz:

Çocuk yap refahın düşsün

X