Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları...’

HÜKÜMET ve Cumhurbaşkanı, Askeri Liselere Giriş Sınavı ALS’de kopya çekildiğine kanaat getirmiş durumda.

Bu kanaatin sebebi de, Yüksek Öğretim Kurulu YÖK bünyesinde hazırlanan bir rapor ve sunum.

 

Buna göre, ALS’nin ÖSYM tarafından yapılmaya başlandığı yıl olan 2000’den 2013’e kadar geçen 13 yılda sınav sorularının tamamı veya bir bölümü çalındı, bazı adaylara verildi ve bu adayların bu yolla sınavı kazanıp askeri liselere girmesi sağlandı.

 

Bu kuvvetli iddiaya ilişkin rakamları, özellikle matematik testinde alınan sonuçları iki gün önceki yazımda yayınladım. Tablo, YÖK bünyesinde hazırlanan o sunumdan alınmıştı.

 

Tek başına tabloya ve matematik sınavında sorulan 30 sorunun 30’una birden doğru cevap verenlerin sayısına bakıldığında, başka herhangi bir kanıta gerek olmaksızın şüphelenmek gerekiyordu. Özellikle 30’da 30 bilenlerin sayısının askeri lise kontenjanından bile fazla olduğu 2010 sınav sonucunu görünce.

 

Ama kimse şüphelenmedi; kimsenin aklına ‘Ne oluyor’ sorusu gelmedi.

 

Baktığınızda 2000 yılında Hüseyin Kıvrıkoğlu Genelkurmay Başkanı. Onu Hilmi Özkök ve Yaşar Büyükanıt izliyor. Ardından İlker Başbuğ geliyor, ki 2010 sınav sonuçları belli olduğunda Başbuğ Genelkurmay Başkanı. Sonra onu Işık Koşaner ve Necdet Özel izliyor. En son olarak da Hulusi Akar görevde.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askeri eğitim kurumlarının üstüne titrediğini hepimiz biliriz. Peki ne oldu da bu denli açık seçik bir şeyi göremediler, sınavı iptal edip soruşturma istemediler? Çünkü biliyorsunuz, 2010 KPSS’nin eğitimle ilgili bölümlerini dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş iptal ettirmişti zamanında.

 

Dönelim darbe gecesine... Bugün biliyoruz ki, darbe gecesi son derece aktif olan tuğgeneraller, tümgeneraller vardı. Bunların bir bölümü FETÖ ile ilişkilerini de itiraf etti.

 

Şöyle bir dönüp geriye bakalım: Eğer kişi askeri lise girişliyse 4 yıl lise, 4 yıl harp okulu, yani 8 yıl eğitim görüp teğmen rütbesiyle mezun oluyor. 3 yıl teğmenliğin ardından üstteğmen (6 yıl), yüzbaşı (6 yıl), binbaşı (5 yıl), yarbay (3 yıl) ve albay (6 yıl) rütbelerini alıyor. Yani, askeri lise girişliler için kabaca 37 yıl sürüyor albaylığın sonuna, tuğgeneralliğin kapısına gelmek.

 

Varın hesabını siz yapın, o gece Silopi’den helikopterle Ankara’ya Özel Kuvvetler Karargâhı’na gelen ama orada öldürülen darbeci tuğgeneralin kaç yıldır kendini gizlediğini siz bulun.

 

Ben size başlıktaki Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nden alınma cümlenin tamamını yeniden hatırlatmakla yetineyim, devamını siz biliyorsunuz zaten:

 

“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.”

 

ASKERİ LİSELER KEŞKE KAPANMASA...

 

EVET bir yandan, çocuk yaşta üzerine üniforma giydirilen ve ömür boyu TSK içinde kalan kişilerin kendilerini toplumdan uzak ve toplumun üzerinde, kendi başlarına bir sosyal sınıf veya kast gibi görmesinin sakıncaları var.

 

Ama öte yandan, TSK’nın subay kaynağını çeşitlendirmek de dahil alınabilecek pek çok önlem var bu sakıncayı gidermek için.

 

Heybeliada’daki Deniz Lisesi’ne bakın. Kuruluş tarihi ABD’nin bağımsızlığını kazanmasından bile önceye gidiyor. Kuleli, Maltepe, Işıklar askeri liseleri hep bir gelenek.

 

Bu okulların kontenjanını azaltalım ama onları kapatma kararını yeniden gözden geçirelim bence.

 

ASKERİ LİSELER İÇİN BİR DÜZELTME...

 

FETÖ’nün ALS soru ve cevaplarını çaldığını gösteren YÖK çalışması uzun bir sunum haline getirilmiş. Bu sunumun 30. sayfasında aynen şöyle bir cümle var:

 

“2000-2007 yılları arasında askeri liselere yerleşen tüm öğrenciler orta 1’i yurtdışında okumuştur.”

 

Bu cümleye çok sayıda itiraz mail’i aldım; yazanların bazıları ortaokul diploma örneklerini de göndererek yurtdışında okumadıklarını söylediler.
Aynı sunumun aynı sayfasında bir önceki cümle de şöyleydi: “Yaklaşık 1.597 aday ilkokuldan sonra 6. sınıfı yurtdışında okumuştur.”
Bu iki cümle arasındaki çelişki yazıyı yazarken dikkatimi çekmeliydi. Çünkü açık bir çelişki var.

 

Dün konuştuğum kaynaklar, askeri liselere girmeyi başaran bütün öğrenciler için yurtdışında okuma iddiasının doğru olmadığını söylediler. Nitekim bana yazanların bir bölümü, daha sonra askeri lisedeki eğitimleri sırasında ağır baskıya uğrayıp okulu bırakmak zorunda kaldıklarını da aktarıyorlar.

 

Düzeltir, özür dilerim.

X