Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Amerika’nın üç müttefiki birbiriyle savaşırken...

GEÇEN hafta, Türkiye’nin bundan iki yıl önce planlayıp yapacağını ilan ettiği Cerablus askeri harekâtı başladı.

TSK’ya bağlı zırhlı birlikler ve bazı özel kuvvet unsurları, Özgür Suriye Ordusu adı verilen Arap ve Türkmenlerden kurulu 4 bin kişilik bir kara birliğini destekleyerek Suriye topraklarına girdi.

 

Yerden topçu ve tank desteği, havadan da Türk ve (ilk gün) koalisyon uçaklarının desteğini alan birlikler Cerablus’u çatışmasız aldılar; sonra güneye ve batıya doğru ilerlemeye devam ettiler, son olarak Cerablus dışında 33 köy de ÖSO denetimine geçmiş durumdaydı.

 

Ancak birliklerin güneye ilerlemesi sırasında beklenmedik bir gelişme yaşandı. Daha önce Cerablus’un güneyindeki görece büyük yerleşim olan Menbiç’i IŞİD unsurlarıyla savaşarak kurtarmış olan ve kendilerine ‘Demokratik Suriye Güçleri’ adını verseler de esasen Rojavalı Kürtlerin PKK’ya bağlı olarak kurdukları YPG’li askeri birliklerden oluşan unsurlar, birden kuzeye doğru hareketlenip IŞİD tarafından da terk edildiği anlaşılan kimi köyleri ele geçirmeye başladı.

 

MENBİÇ SAVAŞI OLACAK MI?

 

Bunun üzerine önce Türk topçusu bu birlikleri, yani YPG güçlerini vurdu, sonra ÖSO ile YPG arasında çatışmalar oldu. Bu arada YPG bir Türk tankını Rusya’dan aldıkları bir silahla vurdu, bir askerimizi şehit etti.

 

Dün bu satırlar yazılırken, YPG güçleri bırakın Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmeyi (bunu Menbiç’i bırakmak diye okuyun) hâlâ nehrin batısında ÖSO güçleriyle çatışmaya devam ediyordu. Türkiye, son olarak Menbiç için askeri operasyon düzenleyeceğini duyurdu; Amerika, Türk ve ÖSO güçleriyle YPG arasında çatışma çıkmasını engellemek için açıklama üzerine açıklama yapıyor ama sahada hareketler çok hızlı.

 

Burada ilginç olan durum, YPG’nin de, ÖSO’nun da, Türkiye’nin de Amerika ile müttefik olması. YPG’ye Amerikan Savunma Bakanlığı destek veriyor, silah ve eğitimci, hatta muharip bile gönderiyor. ÖSO’yu bir araya getiren zaten Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA ve hâlâ bu birliklere destek vermeye devam ediyor. Türkiye ise koalisyonun bir parçası zaten.

 

Soru şu: Birlikte hareket eden Türkiye ve ÖSO, önceliğini Menbiç ve köylerine mi verecek, yoksa YPG’nin genişlemeci davranmayı bırakması durumunda Menbiç operasyonunu erteleyip batıya yönelip Türkiye sınırı boyunca Azez’e kadar sıralanmış köyleri de IŞİD’den kurtarmayı mı önceleyecek?

 

IŞİD’E SIRA NE ZAMAN GELECEK?

 

Ve tabii bir başka daha önemli soru: Cerablus’u savaşmadan bırakan IŞİD’in çekildiği bölgelere savaş ne zaman taşınacak? Türkiye belli bir bölgeyi IŞİD’den kurtarmakla mı yetinecek, yoksa kendi sınırından 50-60 kilometre derinliğe kadar, daha savunulabilir bir toprak parçasını ÖSO’ya devretmeyi mi seçecek?

 

Bu sorular ışığında Türkiye’nin stratejisi belirsiz. Bu harekâtın taktik ve stratejik hedeflerinin olmaması söz konusu olamayacağına göre, Ankara’nın şimdilik kartlarını kapalı tuttuğunu ve elini belli etmek istemediğini söyleyebiliriz.

 

BELLİ Kİ HEDEF EL BAB

 

Ancak sadece harita üzerinden yapılacak bir analiz bile en azından başlangıç aşamalarında Menbiç’e göre daha batıda ve bir miktar da güneyde kalan, Halep yakınındaki El Bab kasabasının da bu harekâtın hedeflerinden biri olduğu açıkça görülüyor. Nitekim Cerablus’tan kaçan IŞİD unsurlarının da bu kasabaya geldiği ve savunma hatlarını burada kurduğu yönünde ciddi haberler var.

 

O bakımdan, Ankara açısından şu soru daha da anlamlı: Menbiç’le oyalanmalı ve IŞİD’in El Bab’da daha da güçlenmesine göz mü yummalı, yoksa Mınbiç’i YPG’den geri almayı şimdilik ikinci planda bırakıp El Bab’a mı yönelmeli?

 

TSK ve ÖSO’nun harekâtın başından beri sabırla hareket ettiğini, IŞİD’den boşalan bölgelerin güvenliği sağlanmadan ve lojistik imkânlar yaratılmadan alelacele bir ileri harekât yapılmadığını görüyoruz. Bu da, savaşın El Bab’da yaşanacağına dair kuvvetli emareler veriyor bize.

 

YPG VE IŞİD’İN AMACI

 

Tabii bu noktada IŞİD’in ve YPG’nin ne yaptığına da bakmak gerek.

 

El Bab’a çekilmek, IŞİD için Halep’i korumaya çalışmak anlamına geliyor; çünkü uzunca bir süredir rejim Halep’i kuşatmış durumda ve ÖSO orada direnmekte zorlanıyor. Oysa El Bab’ın alınması Halep kuşatmasını bir ölçüde kıracak.

 

Benzer şekilde YPG de, TSK’yı ve ÖSO’yu Menbiç’te çatışmaya davet ederek El Bab’da IŞİD’e ve Halep’te de rejim güçlerine zaman kazandırıyor aslında.
Bunlar Amerika’nın ilginç müttefikleri...

X