Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kırmızı ette denge (3)

İzmir Kırmızı Et Üreticileri Birliği (İZKEB) Başkanı Veteriner Hekim Osman Civil ile yaptığımız görüşmenin üçüncü ve son bölümünü bugün okuyacaksınız. Öncelikle yoğun ilginize teşekkür ediyorum. Çok sayıda mesaj aldım, gerçekten de konu önemli ve güncel. Ayrıca Civil’in görüş ve önerileri hani derler ya sade suya tirit olmanın dışında mesleki ve sektörel bilgiye dayalı olunca ortaya konulan fikirler de tabii dikkat çekiyor.

Sözleşmeli üretim
Osman Civil, Türkiye’de kırmızı et üretiminde bir diğer denge noktasının dönemsel kırmızı et tüketimlerindeki artış ve azalışlar olduğunu söylüyor. Üretim ve satışın bu dönemlere göre planlanmasının yüksek riskli bir üretim modeline yol açacağının altını çizen Civil, “Bu durum hem üretimi mevcut döneme yoğunlaştırmakta, hem de satış ve fiyat politikası söz konusu dönemde hızlı değişime uğramaktadır. Ancak kanımca bunun yerine sözleşmeli üretime geçilerek dengeli üretim ve satış politikaları belirlenebilir” diyor.

Beklentiler neler
Civil, “Geldiğimiz aşamada tüm bu denge noktalarının olumlu / olumsuz etkileri sonucunda artan kırmızı et karkas fiyatı / tüketim dengesi ne yönde ilerler? Üretim materyalleri göz önüne alınırsa karkas et fiyatı (gelecek 6 ay ve sonrası için) artmaya devam eder. Artan fiyat karşısında – alım gücüne göre halkın bir kesiminin kırmızı et tüketimi azalır. Kağıt üzerinde üretilen et tüketimi karşılamış olur. Fiyat / üretim / arz dengesi bir süre daha kendini idare eder. Bunun başlıca iki sebebi var. Birincisi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ithalat karşısında kararlı ve ilkeli duruşu.. İkincisi yükselen karkas fiyatına bağlı reforme inek kesiminin devam edecek ve inek sayısının azalacak olmasıdır. Yanı sıra daha yüksek süt verimine sahip işletmelerin sayısı çoğalıp damızlık sayısı azalırken süt üretimi de artacaktır. Ne var ki bu süreçte yıllık doğan erkek buzağı sayısı da azalış gösterecektir. Gelir seviyesi, nüfusu, turisti, göçmeni artan ülkemizde kırmızı et ihtiyacı kaçınılmaz biçimde sürekli yükselecek. Kişi başına tüketilen et / et ürünleri miktarı yine aynı şekilde yukarı yönlü olacak. Buna karşılık kırmızı et üretimi yatay seviyede kalacaktır. Bu durum ise uzun vadede et fiyatlarını artıracak. Son yıllarda kırmızı et üretimindeki hızlı artış rakamları da iki sebepten kaynaklanıyor. Birinci olarak sistem kayıt altına girdikçe, daha önce kayıtlı olmayan ancak üretilen etler sanki bu dönemde artmış gibi yansımakta, ikincisi de süt üretimindeki yükselişe bağlı olarak gerçekleşen sahici üretim artışı” diye konuşuyor.

İNEK KUTSAL HAYVAN
Civil’in çözüm önerileri ise şunlar: “Et ve Süt Kurumu (ESK) piyasa düzenleme kurumu olmalıdır. ESK, KİT olmaktan çıkarılmalı ve bağımsız bir bütçeye kavuşmalıdır. Piyasaları tüccar değil kar / zarar düşünmeden ESK düzenlemelidir. KOP, DAP, DOKAP projeleri sekteye uğramamalı ve etçi ırk sorunu mutlaka çözülmelidir.
Sütçü, etçi, damızlıkçı ayrı işletmeler olmalıdır. Diğer yandan hedef nedir? Üreticiye para kazandırmak mı yoksa tüketiciye ucuz et yedirmek mi? Bu net olarak belirlenmeli. Her iki durum için maksimum faydanın sağlandığı fiyat nedir ve bunu kim tespit edecektir? Son söz, kutsal hayvan inek, et sanayicisini ayakta tutuyor yoksa batacaklar.”

X