"İdil Yazar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İdil Yazar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
İdil Yazar

Sahte paylaşımlardan sıkılanlar burada mı?

İşimi sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiğim için sıkı bir sosyal medya takipçisiyim. Hal böyle olunca sosyal medyaya hiç karşı değilim, bilakis çok yararlı buluyor ve severek kullanıyorum.

Ancak son birkaç aydır işin esprisinin iyice kaçtığını düşünüyorum. 

 

Biliyorsunuz bu hafta Cem Yılmaz’ın takipçilerinden gelen negatif yorumlardan dolayı sosyal medya hesaplarını kapatması çok konuşuldu. Benim rahatsız olduğum durum acımasız yorumlar değil. Sosyal medyadaki negatif yorumlar, dedikodunun şekil değiştirmiş hali. Maalesef bu mecralar olduğu sürece, onlar da olacak. 

 

Ya Cem Yılmaz gibi hesapları kapatıp gideceksin, ya da kulakları tıkayıp boşvereceksin.

 

Yorumlara kulaklarımı tıkayıp boş veriyorum, ancak sahte paylaşımlara maalesef gözlerimi kapatamıyorum!

 

Farkında mısınız bilmem, son bir kaç aydır sanki instagram’da herkes aynı pozu veriyor. Herkesin üzerinde benzer kıyafetler, benzer ifadeler, sosyal medya için “titizlikle” hazırlanmış pozlar… Artık beğeni almak üzerine kurgulanmış bir dünyada yaşıyoruz resmen. Bikinili fotoğraflar daha çok beğeni alıyor diye, gece gündüz bikiniyle gezen genç kızlar tanıyorum ben!

 

Sırf genç kızlar mı? Gözlemlediğim çoğu kişi hayatını resmen sosyal medya için yaşıyor. Sosyal medya için giyiniyor, sosyalleşiyor, geziyor, istediği fotoğrafı yakaladıktan sonra da, ortamla alakayı kesip başlıyor bir köşede filtre bakmaya! 

 

E hani çok eğleniyorduk?

 

Peki kim bu sosyal medya bağımlıları?

 

Dans ederken telefonunu kavalyesi zannediyorsa…

 

Arkadaşlarıyla kadeh kaldırırken kahkahalar içinde fotoğraf çekip, içkisinden bir yudum almadan telefona sarılıyorsa…

 

Önüne gelen yemeğin fotoğrafını çekip, yemeğe dokunmuyorsa…

 

Takip ettiği ünlülerden arkadaşı gibi bahsediyorsa… bknz: “Demet’in (Akalın) son fotoyu gördün mü?”

 

Muhabbetin en güzel yerinde “haydi fotoğraf çekelim” diye tutturuyor, lokmanızı boğazınıza tıkıyor, ışıktı, kadrajdı derken bütün masanın keyfini kaçırıyorsa…

 

Fotoğraflarda güzel çıksın diye plaja full makyaj ve aksesuarla geliyor, 40 derece havada makyajı bozulmasın diye kös kös oturuyorsa…

 

Hayatıyla ilgili en ufak bir detayı bile ilk önce story’den paylaşıyorsa… 

 

“Güzel bir fotoğrafımı çek!” diye gününüzü size zindan ediyor, bir de iyi çekemediniz diye çemkiriyorsa… 

 

İşte o zaman karşınızda bir sosyal medya bağımlısı var! Ve ona yapabileceğiniz tek iyilik telefonunu denize atmak. Baktınız o da işe yaramıyor, koşarak uzaklaşmak!

 

İşin sırrı doğallık ve samimiyet diyor, sosyal medyada “yaratılan sahte anları” değil “yakalanan gerçek anları” görmeyi temenni ederek yazıyı noktalıyorum. 

 

Bir de ricam olacak; gelin bu güzel pazar gününde bırakalım telefonları bir kenara; HAYATI GERÇEKTEN YAŞAMAK ÇOK GÜZEL!

X