"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Yaz bitti 'Raf' hâlâ dillerde

Yine geldik bir yaz mevsiminin sonuna daha.

Okulların açılmasına sadece günler kalmış, şehir hayatı yine kendi rutinine dönmek üzere geri sayıyor ve yaza dair hatıralar yine şarkılarla aklımıza yer etmiş vaziyette. Geçtiğimiz yaz mevsiminin bendeki anımsatıcılarından olan Deeperise feat. Jabbar’ın ‘Raf’ şarkısı az sonra okuyacağınız satırların başrolünde.

Yazın hit’lerinden olan ‘Raf’ın arkasındaki  iki isim DJ prodüktör Deeperise (Mesut Yılmaz) ve vokal Jabbar'ı (Mücahit Turan) ile şarkının başarısını kendi hikayelerini konuştuk. Son ana kadar Deeperise ve Jabbar ile planladığımız bu buluşmaya Deeperise maalesef kulağındaki bir rahatsızlıktan ötürü uçağa binemediği için İstanbul’da olamadı. Biz de Jabbar ile söyleşimizi gerçekleştirdik. Deeperise ile de bir sonraki single çalışmalarında bir araya geliriz diye şimdiden buraya not düşünüyorum ve sizleri bu yazın vazgeçilmez şarkısının mimarlarıyla başbaşa bırakıyorum:


‘Raf’ bu yazın en sevilen şarkılarından biri oldu. Bu ikili nasıl bir araya geldi?
Mücahit: ‘Raf’ ilk olarak akustik bir versiyonla, daha minimal bir halde ortaya çıkmıştı. Zaman içerisinde ev stüdyomda şarkıyla uğraşmaya devam ederken minimal de olsa bir elektronik versiyonunu yaptım, ardından da şarkıyı Soundcloud’a yükledim. Beklemediğim bir beğeni yakalayınca şarkıyı Soundcloud’dan kaldırdım(gülüyor).

Çok sevdiğim DJ/Prodüktör olan Tolga diye bir arkadaşım var. Tolga da şarkıyı dinleyip çok beğenmişti, sonrasında da şarkıyı Mesut’a dinletmiş. Mesut da şarkıyı dinler dinlemez etkilenmiş ve bir proje çıkabileceğini hissetmiş. Böylece Tolga ve ‘Raf’ bizi Mesut ile nam-ı diğer Deeperise ile araya getirdi. Şarkı üzerinde birlikte çalışıp ‘Raf’ı şu anki haline getirmiş olduk.

 

‘Raf’ı ilk yaptığınızda kaç versiyon hazırlamıştınız?
M: İlk önce biraz da olsa daha uzun bir versiyonu vardı. Daha sonra süre olarak radyo formatında bir hale getirdik. Bu da zaten nihai hali oldu. ‘Raf’ı ilk etapta çok fazla versiyonlamadık. Olduğu haliyle yayınlamak istedik.


Yaz bitti Raf hâlâ dillerde
 

İkiniz de Marmaris'te yaşıyorsunuz diye biliyorum. ‘Raf’ın sakin ama dinledikçe insanı yerinde hareketlendiren halinde Marmaris’in de etkisi var mı sizce?
M: İnsanın biraz kendi başına kalınca daha üretken olabileceğini düşünüyorum. Ben bunu ‘Raf’ın  sözlerini yazma aşamasında ve melodilerle buluşması aşamasında çok yakınen tecrübe ettim diyebilirim.Doğayla bir bütün olmak bence yaptığımız birçok işe etki edebilir. Örneğin bir matematikçi de olsan, doğanın dinginliği içinde daha konsantre bir biçimde problemleri çözebileceğini düşünüyorum. Doğayla birlikte hareket etmek bence insanı daha üretken yapabiliyor. Bence kesinlikle Marmaris’teki doğanın etkisi ‘Raf’ta var diyebilirim.

 

Peki nerden eski Marmaris’te yaşama fikri?
M: Bu hikaye izmir’de başladı. Ben İzmir Ege Üniversitesi İngiliz Filolojisi okudum sonra bir süre İstanbul maceram vardı. Ben İstanbul’un bana göre olmadığını erken farkedip ayrıldım (gülüyor). İşe giderken bir araç kullanmamak, bisikletle tüm ulaşımını sağlamak, doğaya yakın olmak benim en çok istediklerimdi bu sebeple de Marmaris’i tercih ettim. Hem yelken sporuyla tanıştım burda, bu da beni çok güzel ve değerli insanlarla bir araya gelmeme sebep oldu.

 

Marmaris’te olmanın müzik hayatınıza katkısı nasıl?
M: Yazları bildiğiniz gibi temposu yüksek bir belde Marmaris ve çevresi. 5-6 aya yayılan bir durum var turizm anlamında. Yani yılın yarısında çok yoğun çalışıp diğer yarısında da daha çok kendinize vakit ayırabiliyorsunuz. Müzik üretmek konsantrasyonun çok yüksek olması gereken bir meslek. Yazın yoğun şekilde sahne programı yaparken aklıma gelen, not aldığım, bir yerlere kaydettiğim müzik notlarımı turizm sezonu bitince detaylı şekilde çalışıyorum. Kış bu anlamda hasat zamanı olarak adlandırılabilir.

 

‘Raf’ın sözleri de herkesin dikkatini çekmiş vaziyette, hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?
M: Bir süreç bu aslında. ‘Raf’ı ben bir yol haritasına benzetiyorum. İki insan var şarkıda:

‘Çıkmadın Aklımdan Bir Gün

Yüzün Hep Gözümün Ucunda

Kendini Bi Duvar Gibi

Ördün Karşıma’ diyor sözler. 

Birisi bir buhranda kaybolmuş, birisi de çıkış yolu arıyor. Bu iki karakter nerdeyse birbirine taban tabana zıt gibi. Özetle şarkı iki insan psikolojisini anlatıyor, bu da bence hepimizin içinde olan bir gerçek. Günlük hayatımızda bir sürü sebepten buhranlara, kendimizce bunalımlara girebiliyoruz. Ama bence her zaman sorunların bir çıkış yolu, bir çözümü var. Ne kadar acılı olsa da, zaman hepsinin ilacı ve hepsini iyileştiriyor. ‘Raf’ çözümün içimizde olduğunu, sabırla onu aramamız gerektiğini anlatan bir şarkı özetle.

 
Yaz bitti Raf hâlâ dillerde

İkiniz de müzik emekçisisiniz, gece hayatında müzikal anlamda insanların nelerden hoşlandığını en iyi sizler bilirsiniz. Müzik yaparken sizi dinleyen kitleye göre mi hareket ediyorsunuz yoksa kendi sevdiğinize göre mi çalıyorsunuz ve üretiyorsunuz?
M: Ben sevmediğim bir şeyi kimseye vermem, paylaşmam. Yani oturmayacağın evi kimseye kiralamamak gibi bir şey bu aslında. Finalde senin sevmen lazım yaptığın işi, ürettiğin çalışmayı. Biz ‘Raf’ı da böyle yaptık, sahnede performans yaparken de aynı mantıkta çalışıyoruz.  Öteki türlü başkalarının beğenisine göre ilerlersen bu senin peşini bırakmaz diye düşünüyorum.

 

Şarkı o kadar beğenildi ki bir de ingilizce versiyonu ‘Move On’u yayınladınız. Tepkiler nasıl?
M: Çok ilginç bir şey oldu İngilize versiyonu yayınladıktan sonra. ‘Raf’ ciddi popülerlik kazanmasına rağmen özellikle bu yeni versiyon yayınlandıktan sonra bizi ilk defa duyanlar da oldu, ‘Raf’ halini daha çok sevenler gibi tam aksine İngilizce versiyonunu ‘Raf’ın orijinal haline tercih edenler de oldu. Her ikisinin de seveni ayrıymış.

 

‘Raf’ın başarısından sonra haliyle müzikal anlamda üzerinizdeki beklenti artmıştır. Bu başarıdan sonra yeni şarkı üretmek sizi zorluyor mu?
M: Raf’dan öncede de sürekli bir şeyler karalıyordum, hala da devam ediyorum buna. Ben bunu ressamın resim yapması olarak görüyorum. Bir ressam onu yapmazsa daha sağlıklı olamaz, o resmi yaptığı için ressam hayatına daha sağlıklı devam edebiliyor. Ben de şarkı yapmayı bu şekilde görüyorum, çalışmaya ve yazmaya devam ediyorum, bu benim için bir hayat biçimi. Esas stres kaynağı şarkı yapmamak, yapamamak değil, iyi ki müzik var o bizi rahatlatıyor, hayata daha iyi bakmamızı sağlıyor.

 

‘Raf’dan sonrasını planlamış mıydınız? Neler bekliyor sizi takip edenleri son olarak neler söylemek istersiniz?
M: Bir planlama kesinlikle var, biz çalışmaya devam ediyoruz. Ben de Mesut da çalışmaktan ve üretmekten keyif alan insanlarız. İkimizin bir araya gelince çalışmaktan başka bir şey olmuyor, bizi bir araya getiren unsur bu gerçekten de (gülüyor). Herkes kendi cephesinde üretmeye devam ediyor, bir araya geldiğimizde bu iş daha da iyi bir yere gidiyor bu yüzden çok şanslıyız, iyi bir ekip olduk. Güzel haberler gelecek yakında.

X