"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

VEGA yeni albümüyle geri dönüyor!

Bundan yaklaşık 10 sene önce yazmaya başladığım müzik blogumun adını Vega’nın ‘Hafif Müzik’ albümündeki K-9 şarkısından esinlenerek ‘Çekiver’ koymuştum. O günden beri müzik üzerine yazılar yazıyorum. O sebeptendir ki Vega’nın benim hayatımdaki yeri bambaşka bir anlam ifade ediyor.

Grubun 12 sene sonra yepyeni bir albüm yayınlayacak olması beni harekete geçirdi. Henüz albümün yayınlanmasına birkaç hafta kalmışken, Vega’nın kalbi Deniz ve Tuğrul ile geçmişten bugüne geçen zamanı ve yeni albümü konuşma fırsatı buldum.

 

Benim için çok özel bir yere sahip olan bu röportaj umarım Vega’yı merakla bekleyen herkesin yüreğine su serper, benim kadar herkesi mutlu mesut eder.

 

Uzun bir aradan sonra Vega’nın tüm merak edilen detayları ve yeni albümünden ipuçları şimdi sizlerle:

 

En son 2005’te ‘Hafif Müzik’ albümünü yayınladınız. 12 sene geçti üzerinden. Nasıl geçti bu 12 sene?  Biraz sizden bu dönemi duymak isteriz.

 VEGA yeni albümüyle geri dönüyor

Deniz:  Valla 12 sene çok hızlı geçti (gülüyor). Bu kadar uzun bir araya dönüşeceğini biz de beklemiyorduk. Biz ‘Hafif Müzik’in turnesiyle birkaç sene geçer diye düşünüyorduk, derken kızımız Ceylin oldu. Ceylin’e daldık, çıktık 2015 filan olmuştu.

 

Tuğrul: 2008’de Hafif Müzik’in devam eden turneleri aslında bitmişti. Bunun devamında Ceylin’in doğmasıyla ile birlikte 4 senelik bir boşluk oldu. Arkasından tek tük konserlerle sahne performansımıza devam ettik. Takdir edersiniz ki çocuk yetiştirmek insanın baya vaktini alıyor (gülüyor).

 

Bu uzun arada birkaç single yayınlamak gibi bir planınız var mıydı?

 

Deniz: Tuğrul’un yaptığı çok fazla demosu vardı. O kadar çoktu ki, resmen onları ayıklamaktan bizi alıkoydu. Bir anlamda nerden başlayacağımızı bilemediğimiz bir kaynak vardı elimizde (gülüyor). Hafif Müzik’ten birkaç sene sonra konserler bitmiş olsa da, kendi hayat dengemize yetecek kadar konserlerimiz belli aralıklarla devam etti. O ritm bize iyi geldi, kaptırdık gittik ve gerçekten yıllar nasıl geçti anlamadık. Bu arada arkadaş çevremizden de baya baskı yedik yeni albüm için.

 

Tuğrul: Hafif Müzik’in sonrasında belli sıklıkla yaptığımız konserlere beklediğimizden daha çok insan geldi, hatta her konsere bir öncekinden daha çok kişi gelir olmuştu. Bu bizi de baya şaşırtmıştı. Neredeyse yeniden albüm yayınlamışız gibi bir ilgi olması bizi bir anlamda uyutmuş da olabilir. Bu dönemde ben Deniz’in belirttiği gibi sürekli bişeyler üretiyordum ama tamamen kendi çapımda bir üretim haliydi bu.

 

‘MÜZİK KONU OLUNCA BİZ AİLE DEĞİLİZ’

VEGA yeni albümüyle geri dönüyor

Tamam Sustum, Tatlı Sert ve en son Hafif Müzik albümünü yayınladınız. Bence Hafif Müzik ile herkesi 12’den vurdunuz. Herhalde müzik piyasasında az grup vardır sizin gibi merakla beklenen. Bunu neye bağlıyorsunuz? Vega hayranları neden bu kadar istikrarlı?

 

Tuğrul: Müzikte uzmanlaşma diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Her albümde yeni bir şeyler deniyoruz. Doğru veya yanlış bu denemeler sonucunda bizi dinleyenler karar veriyor yaptığımız işin kalitesine. O bakımdan doğrusunu söylemek gerekirse bunun bir kesin yanıtı yok bence.

 

Deniz: ‘Hafif Müzik’ benim tam istediğim gibi olan bir albümdü. Belki de bu benim açımdan bir tatmin yarattı ve daha sonrasını kendim için istememiş de olabilirim. Dinleyenlerin bize olan bağlılığı içinse şunu söyleyebilirim sanırım iyi şarkılar yapmış olmamız lazım ki bizi hâlâ takip ediyorlar (gülüyor). Bunun için başka ne diyebilirim emin değilim, bir de Vega sevenlerin favori şarkıları hep farklı farklı, şöyle bir baktığımızda herkese ayrı şekilde, farklı şarkıyla ulaşmışız. Dinleyenlerimiz bizim sakin tabiatımızı dolayısıyla sevmiş ve bu yüzden sempati kazanmış olabiliriz. Bir de bence birkaç iyi şarkı yaptık o yüzden de olabilir (gülüyor).

 

Evli olup hem de müzik yapmak nasıl bir durum? Birlikte müzik yapmak kolay oluyor mu? Üretim süreciniz nasıl aile içinde?

 

Deniz: Müzik konu olunca biz aile değiliz (gülüyor). Birbirine hafiften gıcık kapan iki ayrı dünyanın insanı işlerini birleştiriyor ve bu hiçbir zaman da kolay olmuyor. Tuğrul’un yaptığı demolar bende fişeği yakıyor. Bu durum en baştan beri hep böyleydi ama o hâlâ buna inanmıyor (gülüyor). Tuğrul ben işin içine girdikten sonra şarkıların onun istediği gibi kalmadığını düşünüyor (gülüyor). Ama ben şarkılara onlara heyecan duyduğum için atlıyorum ve ortak bir çalışma başlıyor. Gerçekten de itişiyoruz bu işi yaparken.

 

Tuğrul: Biz aslında evliliğin standart problemlerini müzik sayesinde aşıyoruz.  Müzik gibi elle tutulur somut bir konu sayesinde sürekli tartıştığımız için diğer konulara sıra gelmiyor. Böyle bakınca belki hayatımıza bir başka faydası da olmuş olabilir (gülüyor). Deniz’in dediği gibi ben ilk başta demo yaparken aklımda bir şeyler oluyor, sonra şarkıya Deniz de girince işin şekli değişiyor. Belki ben tek başıma şarkıyı tamamlasam daha sade sonlanacakken, o da girince şarkıya daha katmanlı bir hal alıyor. Benim fikrimle şarkı belki daha sıkıcı olabilme ihtimali varken, Deniz ile birlikte iki şarkı üst üste çıkabiliyor, şarkının yönünü bambaşka bir tarafa çevirebiliyor. Parçalar bu anlamda daha uzun ömürlü oluyor olabilir.

 

Anne baba olduktan sonra yaptığınız müzikte, yazdığınız şarkıların tonunda nasıl bir değişiklik oldu. Duygusal olarak daha farklı bir sorumluluk eklendi mi hayatınıza? Bu şarkılara nasıl yansıyor?

 

Deniz: Bana hep soruyorlar ‘Ceylin için hiç şarkı yaptın mı?’ diye. Ceylin için onu uyuturken çok şarkı uydurdum ayaküstü ama hiçbirini kaydetmediğim için uçtu, maksadını buldu gitti. Şarkı yazma ve müzik üretme anlamında çocuğumuzun olması beni etkilemedi diyebilirim.

Bu albümün sözlerini garip şekilde yazdım.  Bir şeyler oluyor o gün, o ay. Ama her hangi bir şey, kar yağıyor, yağmur yağıyor, insanlar doğuyor, insanlar ölüyor, sevinçler, üzüntüler, bunlar bende bir kıvılcıma dönüşüyor ve bir patlama yaratıyordu ve oturup hemen bir şeyler yazıyordum. O anda hissettiklerimi Facebook’ta paylaşıyordum ve söz çıkıyordu. Bu yazdıklarımın hangi şarkıya hizmet edeceğini ya da bir şarkıda hayat bulacağını da bilmiyordum. Albümün hikaye içeriği bu şekilde çıktı. Ceylin’in masumiyetini uzak tuttum bundan.

 

Peki kızınız Vega hakkında ne düşünüyor, şarkılarınızı dinliyor mu, nasıl yorum yapıyor?

 

Deniz: Biz Ceylin’e ne kendi adımızı,ne de müzikle uğraştığımızı söyledik. Müzikle büyüdü ama kendimizden hiç bahsetmedik o büyürken. Şarkıları öğrendi ama son 1-2 senedir bizim farkımızda. O da aslında bir arkadaşımızın sayesinde oldu. Davulcumuz Mehmet ilk defa bir şarkımızı internetten Ceylin’e dinletince, Ceylin’in geçirdiği şoku görmen lazımdı (gülüyor). Ondan sonra tabi uyandı meseleye, şarkıları kimin olduğundan bakmadan dinliyordu, sözleri genelde hemen ezberliyor, melodileri yakalıyor, kendince eşlik ediyor. Biz de yandan yandan onu izliyoruz, iletişimimiz bu şekilde diyebilirim. Bir zorlamamız yok ona, işin içine çekme çabamız yok. Ama tamamen Vega haricinde güzel bir müzik eğitimi vermeye çalışıyoruz.

 

Tuğrul:  Özellikle Vega dinletmek için bir çabamız olmadı. Ama büyürken  başka birçok türde müzik dinleterek güzel bir müzik zevki olması için çaba gösterdik.

 VEGA yeni albümüyle geri dönüyor

Siz son albümünüzü yayınladıktan sonra müzik piyasası epey değişti, daha dijital ve farklı bir tüketim alışkanlığı var. Buna dair bakışınız nasıl?

 

Deniz: Genel olarak çok problem ettiğimiz bir durum değil bu. Konuşmanın başında söylediğim gibi kendi yaşımızın çok  farkında insanlar değiliz, geçen sürenin farkında da değiliz. Bu geçen süre içerisinde ben çok iyi işler duydum Türk müzik piyasasında, aynı şekilde çok kötü işler de duydum. Tuğrul da eminim aynısını söyleyecektir.

 

Böyle bakınca eskisinden çok da farklı görmüyorum. Yine çok iyi işler var ve yine kötü işler de var. Bazı şeyler tutuluyor, üstüne gidiliyor, suyu çıkıyor sonra sonra o gidişat çökmeye başlıyor. Onun haricinde çok samimi ve güzel yapılmış işler de her ne kadar su yüzüne çıkması ve farkedilmesi zor olsa da yayınlanıyor, azınlıkta kalıyor. Ama bizlerin dikkatini çekmeyi başarıyor, yani her zamanki gibi işte.

 

Tuğrul: Bence geçmişe nazaran daha fazla bir hareketlilik var gibi görüyorum ben. Değişik gruplar dinliyorum, tarzın adını tam bilmiyorum ama şehirli bir müzik türü yükseliyor sanki.

 

Deniz: Evet buna ben de katılıyorum. İnsanların gerçek hikayelerini anlattıkları şarkılar var. Bu zaten tutuluyor ama belli bir kesim tarafından tutuluyor, bu kötü de değil yani.

 

 

YENİ ALBÜM EYLÜL’DE…

 

Ve ufukta yepyeni bir albüm var, artık bu bir sır değil. Şarkılara nasıl karar verdiniz?. Demin belirttiğin gibi Facebook’ta yazdıkların mı şarkılara dönüştü yoksa seneler içinde biriktirdiklerinizden de şarkılar var mı repertuarda?

 

Deniz: Tabi tabi hem o yazdıklarım hem de seneler içinde yaptıklarımız hepsi bir şekilde kaynaştı.Ara ara çok içimden gelip iki satır yazıyordum sonra bırakıp 6 ay sonra yeniden bir şeyler yazıyordum. Bu yazdıklarım Tuğrul’un bir parçasında bana tutunacak dal oluyordu. Şaşırdığım bir şekilde de ayrı ayrı yazdığım dizeler bana da sürpriz bir biçimde biraraya gelip anlamlı şeyler çıkartıyordu.

 

Yani bana anlamlı geliyordu bunlar tabi, dinleyenlere de şarkıları dinlediklerinde öyle gelecek mi göreceğiz. Kısacası 12 sene içinde bir kısmı zaman içinde bir kısmı da peyderpey ortaya çıkan şarkılar bu albüme girdiler. Hatta Hafif Müzik’ten önce yaptığımız ama albüme girmemiş, tamamlamadığımız bazı şarkılar da bu albümde yerini buldu.

 

‘STÜDYO BİZİM EV’

 

Sözler kendini buldu diyorsun ya, kaç tane şarkı içinden seçtiniz bu albüme girecek olan şarkıları? Daha doğrusu seçmesi kolay oldu mu onca demonun arasından? Daha da var mı hâlâ elinizde bu albüme girmemiş şarkılar?

 

Deniz: Herhalde 30-40 tane daha elimizde şarkıya dönüşecek parçalar var diyebilirim. Bu parçalar duygu parçaları olarak da adlandırılabilir. Yeni albümümüzde Serkan Hökenek ile birlikte çalıştık. Hökenek bizi toparlayan kişi oldu diyebiliriz. Biz bir türlü işin içinden çıkamıyorduk, elimizde çok fazla birikmiş çalışma vardı.

 

Tuğrul: Serkan olmasa gerçekten bu işin içinden çıkamazdık.

 

Deniz: Serkan ile birlikte bütün bunları bir araya getirip bir dinleme sürecine başladık ve seçe seçe ilerledik. Çok sevsek de yine de bu albüme girmeyen şarkılarımız oldu yine de.

 

Yeni albümün stüdyo sürecini çok merak ediyorum.

 

Deniz:Stüdyo derken, stüdyo bizim ev, Yelkovan Stüdyo’su diyoruz adına.  Suadiye’de otururken yaşadığımız apartmanın adıydı Yelkovan, sonra oradan taşındık.

 

Tuğrul: Çalışmalara 3 sene önce başladık…

 

Deniz: Evet 3 sene önce başladık şarkılar üzerinde çalışmaya ama araya bişeyler girdi, ümitsizliğe kapılıp bıraktığımız anlar oldu. Şarkıların üzerinden tekrar tekrar geçildi, bazen ek sözler yazıldı şarkılara. En son geçen yıl Şubat, Mart ayında vokallere girdim albümün, sonra da mix ve mastering aşamalarına geçildi, bugüne kadar da geldik.

 

Yeni albümde kaç tane şarkı var, ne zaman yayınlanacak, sizden daha ne kadar detay koparabilirim yeni albümle ilgili?

 

Deniz: Albümde 10 şarkı var. Albümün adını söyleme yetkim var mı emin değilim, söylemeyeyim biraz daha (gülüyor).  Biz aslında bu yaz single yayınlayacaktık önce ama yetişmedi. Ama albümün bizim tarafımızdaki tüm işleri tamamlandı yani iş bizden çıktı diyebiliriz. Albümün kapak çalışmaları ve mastering işleri tamamlanıyor. Albüm ilk aşamada dijital olarak çıkacak daha sonra fiziksel olarak yayınlanacak gibi duruyor. 30 Eylül’deki konserimizden 15 gün önce yayınlanabilirse albümümüz sevineceğiz.

 VEGA yeni albümüyle geri dönüyor

Peki yeni albümden sonraki dönemde Vega nasıl yol alacak? Daha yeni albüm çıkmadan sonraki albüm de sorulmaz ama, bundan sonraki yol planınızı merak ediyorum.

 

Deniz : Hafif Müzik’ten sonra da biz ara vereceğimizi düşünmüyorduk ama oldu işte. Açıkcası o zamanki düşüncemiz neyse hâlâ aynı, uzun uzun vakit harcayarak albüm yapmak bize çok zor geliyor. Onun yerine şarkı şarkı, tek tek, heyecanlı heyecanlı sunmak daha doğru geliyor. Şu anda zaten iletişim biçimi de buna geldi.

Tahminim eğer her şey yolunda giderse, Ceylin’i de büyüttük, hâlâ da müzik seviyoruz, yapmaktan da zevk alıyoruz. Bundan sonra bir iki bir iki single şeklinde gideriz. Hatta başladık bile bir şeylere. Zaten Tuğrul hiç durmuyor, ben de yazmaya hep devam ediyorum.

 

Ben aslında sabırsız davrandım, albüm yayınlanmadan sizle öncesinde konuşmak istedim. Deniz sağolsun beni kırmadı röportaj talebimi kabul etti.

 

Deniz: Bence müzik hakkında çok konuşulacak bir şey değil aslında. Menajerimiz Hadi’yi nasıl darladığımı bir bilsen. Aslında biz genel olarak pek röportaj yapmak istemiyoruz. Biz sadece müziğimizi yapıp işimize devam etmek istiyoruz. Ama ben seni takip ediyorum, sen de beni takip ediyorsun, bir bağımız oldu. Ben sana hayır diyemezdim, yine albüm çıkınca da bir daha istersen de yine konuşuruz. 

 

Son olarak sizi merakla bekleyenlere ne söylemek istersiniz?

 

Deniz: Neyse halimiz çıksın falimiz (gülüyor). Albümden ilk hangi şarkıyla çıkacağımıza bir türlü karar veremedik, favori şarkımızı belirleyemiyoruz şu sıralar. Ama merak edenler için bildikleri, anımsadıkları gibi bir Vega albümü geliyor diyebilirim.

 

Tuğrul: Daha henüz yayınlanmamış bir albüm için konuşmak da zor aslında, biz de çok heyecanlıyız haliyle.

 

X