"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Tanıdığım En Güzel Deli

Melisa Uzunarslan ilk stüdyo albümü ‘Tanıdığım En Güzel Deli’yi 2018’in son günlerinde yayınladı.

Kendisi bir keman virtüözü olmasının yanı sıra Teoman’ın hem vokallerini yapıyor hem de sahnede kemancılığını üstleniyor. Müzikle iç içe heyecan dolu bir kariyer ve sonunda kendi solo albümüyle taçlanmış. Melisa ile hem ilk stüdyo albümünü, hem de müzik hayatındaki geçmişten bugüne tüm detayları konuştuk.

Enstrüman olarak keman ile yolunuzun kesişmesi nasıl oldu?

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarına 9 yaşında girdim. Hiç bir müzik eğitimim yoktu. Sadece çok iyi bir müzik kulağım olduğu söyleniyordu neredeyse bebekliğimden beri. Sınava yaklaşık 2000 kişi giriyordu ve 10 kişi aldılar. Onlardan biri de bendim. Sınav iki aşamalıydı o esnada öğrencilere de sorulur hangi enstrümanı istersin diye ama tabi ki buna sonunda fiziki yatkınlıklarınıza göre hocalar karar verir. Ben içeri girene kadar “piyano isteyeceğim” diyordum ama sıra bana gelip sorduklarında bir anda keman dedim. Niye dedim bilmiyorum ama iyi ki de demişim. Yaylı çalgı çalmanın vereceği keyfi daha sonradan fark etsem ve çalamasam çok üzülürdüm. Keman perdesiz bir çalgı ve başlangıcı çok sabır, emek isteyen bir enstrüman. Hiç bir kolaylık sağlamıyor her şeyi kendiniz mükemmel seviyede yapmalısınız. Bu benim için hayatımın amacı oldu. Kişiliğimi, ruhumu totalde beni ben yapan şey müzikle ve kemanla olan uzun eğitimim şekillendirdi.

Tanıdığım En Güzel Deli

Teoman ile çalışmanın size kattıkları neler, nasıl bir tecrübeydi bu?

Kendisi ile 2013 yılından beri çalışıyorum. Vokalistliğini ve solo kemancılığını yapıyorum. Teoman ekibinde olmak öncelikle yıllardır içimde olan o eğlenen, gülen aynı zamanda bunalımlara giren,  müzik türü ve o türün gelenekselleşmiş tavırları açısından iç dünyamı yansıtabileceğim bir yer oldu. Rock müzik benim için hep çok özel oldu. Bu yaz bir festivalde 70 bin kişiye çaldık. Onlarla birebir göz teması kurmak, enerjilerinin üstünüze yağması canlı canlı muhteşem bir duygu. Hele o kadar kişiye koca sahnede tek başına kalıp keman çalmak tarif edilemez bir his. Sahne dışında da Teoman’ın sanatçı kişiliğinden örnek aldığım şeyler oldu. İçimdeki diğer Melisa’nın ortaya çıkmasına olanak sağladı. İyi ki de yollarımız kesişmiş.

İlk söz yazmaya nasıl başladınız? Yazdığınız sözleri ilk kime gösterdiniz? Teoman’ın bu çalışmalara yorumu nasıl oldu?

Ben Keman ve Kompozisyon (bestecilik) çift ana dal mezunuyum. Zaten beste yapan biriyim. Ama popüler formda şarkı yazmaya, özellikle Türkçe söz yazmaya beni heveslendiren şey Teoman oldu zaten. Teoman’ın bir şair gibi milim milim özenle yazdığı sözler beni çok etkiledi. Ve bunun ülkede kabul görmüş olması da benim için önemli bir itici güç oldu. Onun şarkılarının ekolünden geliyor olabilirim. Sonuçta kendi tarzım var. Ben kendi hikâyelerimi anlatıyorum ama onun konuya yaklaşımı gibi yaklaşmaya çalışıyorum içeriklere. Bu yüzden de zaten ilk yazdığım şarkılardan itibaren kendisine dinlettim. Kolay beğenen biri değildir. Uzun bir süreçti onun onayını almak. Aslında ondan onay almak zorunda değildim ama ben akademi de okumuş biri olduğum için usta çırak ilişkisine çok değer veririm. Onu bu anlamda usta seçtim ve çırak olmayı göze aldım.

10 yıldır Borusan Filarmoni’de de keman çalıyorsunuz. Albümden sonra performans anlamında klasik müzik hayatınızla ilgili bir değişiklik olacak mı?

Klasik müzik hayatımda bir değişiklik olması söz konusu bile değil. Ben 24 yıldır keman çalıyorum. Borusan’dan önce de birçok devlet ve özel senfoni orkestrasında uzun yıllar çalıştım. Bu benim için biri ya da bir durum yüzünden durdurulabilecek bir şey değil. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile bu hafta itibari ile yollarımızı ayırdık. Bunun sebebi benim bu dönem başka bir şeye enerjimi aktarmak istememle alakalı. Ama dediğim gibi bu sadece bir kurumla olan bir ayrılık müzik ile değil. Bundan sonra artık tüm enerjimi kendi projelerime vermek istiyorum. Çünkü anlatacak çok şeyim var ve artık tam zamanı.

Sezen Aksu size şarkı söylemeye teşvik eden kişi olduğunu okudum. Bunun hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?

2011 yılında başlayan 2 yıllık bir çalışma sürecim oldu kendisi ile. O dönemki orkestrasının solo kemancılığını yapıyordum. Aynı zamanda öptüm remix albümünde aranjörlük te yaptım. Aynı semtte de oturduğumuz için Sezen hanımla yakın zamanlar geçirme şansım oldu. Bir gün kendisi gençler siz bir grup kurun ve istediğiniz müziği yapın dedi. Biz bir grup kurduk orada “sen de bir iki şarkı söyle” dedi. Ben korktum çünkü özellikle eğitimini almadığım bir şeyi yapmak istemedim. Ama aynı zamanda çok ta istedim. Teklif de böyle bir isimden gelince en iyisini yapmak istedim biraz çalıştım. Sahne aldığımız gün kendisi de geldi izlemeye ve çok beğendi. Dinleyici de beğendi. Benim için şarkı söylemeye başlamamı düşündüren ilk değerli şey oldu bu.

Yayınladığınız teklilerden sonra ilk albümünüz ‘Tanıdığım En Güzel Deli’yi yayınladınız. Albüme adını verdiğine göre bu şarkı sizin için ayrı bir öneme ait diye düşünüyorum. Detaylarını sizden dinleyelim.

3 tekli yayınladım. Aralarından “bir aşk şarkısı” viral bir şekilde neredeyse herkesin aşk şarkısı oldu. Bu başarının ardından birikmiş olan onlarca şarkımı tek tek değil bir albüm olarak yayınlamak istedim ve Samsun Demir de bu konuda çok destek oldu. Tanıdığım En Güzel Deli vaktiyle yaşamış olduğum bir aşk hatırlanarak yazılmış bir şarkı. İsmini çok etkileyici bulduğumuz için albümün adı oldu.

Tanıdığım En Güzel Deli

‘Tanıdığım En Güzel Deli’den size özel bir şarkı seçseniz bu hangisi olurdu? Varsa o şarkının hikayesini sizden duymak isteriz.

Standart bir cevap olacak ama gerçekten hepsi çok büyük özenle, didik didik uğraşılarak yazılmış şarkılar. Tüm şarkıların söz ve müzikleri bana ait. Hepsinin hikâyeleri de bana ait her birini yaşadım gerçek hayatta. Beni bir şey özel kılacaksa o da yalan söylememem olabilir.

Peki, albümün hazırlık süreci için neler anlatabilirsiniz? Ne kadar sürede kaydedildi, şarkıların hazırlık süreci, sözlerin ve bestelerin hepsi hazır mıydı yoksa stüdyo aşamasında da çıkan şarkı oldu mu?

2 yıl içinde 3 tekli çıkardıktan sonra ben sürekli şarkı yazmaya başladım. Ve bana göre çok iyi seviyeye gelmiş 26 şarkım vardı. Albüm olmasına karar verdik yapım şirketim DMC ile. Fakat albümü 2018’e yetiştirmek istedik o yüzden zaman azdı bu esnada bana bu süreçte beni düşürmeden, destek olarak, tembellik yapmadan tüm emeklerini ortaya koyacak bana inanacak bir aranjöre ihtiyacım oldu.

Bunun için biraz zaman kaybettim ama sonunda Can Algeç ile çalışmaya karar verdik. 4 ayda miks mastering dahil hayatım boyu gurur duyacağım bir “ilk albüm”e kavuşmamı sağladı kendisi. Şarkılar 1,5 yıl içinde çıkan şarkılar, stüdyo aşamasında yeni şarkı yazılmadı, zaten hepsi hazırdı. Miksleri Murat Bulut, mastering’i Çağler Türkmen yaptı. Davullar da aynı zamanda grup arkadaşım olan Gencay Kıymaz imzası var. Geri kalan tüm canlı enstrümanları (Gitarlar, yaylılar, piyano vb.) Can Algeç ile birlikte ikimiz çaldık.

İlham aldığınız an, durum nedir sizin için? Nasıl hayat buluyor bu şarkılar ve ortaya çıkıyor?

Buna verebilecek kesin bir cevabım yok. Bazen sıkıntıdan piyanonun başına geçip oynarken bir süre sonra yoğun bir konsantrasyon başlıyor ve bir şeyler çıkıyor. Bazen zorlayarak, bazen uyanınca…

Ama hikâyeler hayatın akışıyla oluşuyor. Birileri giriyor hayatınıza paramparça oluyorsunuz. Bir yolculukta pencereden bakarken dede torun görüyorsunuz kaybettiğiniz dedeniz hatırlayamadığınız bebekliğiniz aklınıza geliyor. Çok dramatik biri değilimdir normal hayatımda hatta komiğimdir ama iç dünyam durdurulmaz bir melankolide.

‘Tanıdığım en güzel deli’ albümünü 3 kelime ile tanımlamak isteseniz neleri seçerdiniz?

İyi ki, aşk, gerçek.

Tanıdığım En Güzel Deli

Müzikal anlamda hayaliniz nedir?

Müzikal anlamda bir hayalim hep oldu. Ama bu soru çok soruluyor bazı menajerler ya da sektörde önemli yerlere gelmiş insanlar diyor ki “sen ne olmak istiyorsun?” bu soru bana komik geliyor. “zengin olmak, star olmak, herkes tarafından sevilmek istiyorum” dememi bekliyorlar galiba. Ben emin adımlarla ilerledim hep. Benim 10 yaşında da hayalim vardı ama o hayal 11 yaşım içindi. Önüme hep bir hedef koyar ve kısa sürede o hedefe ulaşırım. O yüzden ben kendimle yarışıyorum. Şu anki hedefim beste yapma motivasyonumu kaybetmemek. Sonrasını seneye tekrar konuşuruz belki.

Albüm yayınlandıktan sonra sizi daha çok keman yönünüzle bilenlerin yorumlarını merak ediyorum? Genel olarak nasıl yorumlar aldınız albüm sonrası?

“Lütfen kemanı bırakma Melisa” yorumu çok geldi. Ama bu şarkı söyleme anlamında değil sanki ben artık keman çalmayacağım gibi. Ben gerçek ve çok yönlü profesyonel bir müzisyenim. Benim müzik yolculuğumda yaptığım tüm projeler kendime eklediğim güncellemeler gibi. Esas sistem zaten duruyor. Melisa hep keman çalacak, hep şarkı söyleyecek, hep beste yapacak, hep piyano çalacak hatta üstüne çok yoğunlaştığı gitar mevzusunu da çözerse gitar da çalacak ve sağlığı izin verdiği sürece hep sahnede olacak.

Yeni albüm: Güç Başar Gülle – Reverse Perspective

Güç Başar Gülle’nin 3. Stüdyo albümü ‘Reverse Perspective’ TMC etiketiyle yayınlandı.

 

Tanıdığım En Güzel Deli

Caz severlerin ellerinden düşüremeyeceği bu özel albüm modern hayatın bize yüklediği alışkanlıklara, tüketim ve hız deliliğine farklı bir bakış getirmeye odaklanmış. Sanatçı son albümünde yaptığı şarkılarla bir anlamda yeni bir yaşam formu oluşturuyor.

‘Reverse Perspective’de yer alan 5 şarkının tüm beste, düzenlemeleri ve gitar kayıtları Güç Başar Gülle’ye aitken, saksafonda Tamer Temel, kontrbasta Apostolos Sideris ve davulda Cem Aksel yer alıyor.

 

X