"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Köklere inen albüm: Roots

Müzik üzerine yazınca, her ne kadar yeni yayınlanan albüm, single gündemini çok yakından takip etsem de, bazen çok özel projeleri kaçırıyorum. Neyse ki arkadaşlarım kendi dinledikleri, ilgilerini çeken yeni içeriklerle beni de bilgilendirip öneride bulunuyorlar.

The Away Days vokali Can sayesinde ‘Roots’ albümüyle ve dolayısıyla da çok özel bir müzik insanı Cihangir Aslan ile tanıştım. Albümü dinledikçe daha çok içine alan çok özel bir çalışma ‘Roots’. Cihangir ile albümün hazırlık aşamasını, elektronik müzik kompozisyonları üzerine ilgi çekici bir söyleşi gerçekleştirdik. Detaylarıyla Cihangir Aslan ve ‘Roots’ sizlerle:

Cihangir Aslan kimdir? Bize kendini tanıtır mısın?

Köklere inen albüm: Roots

Müzik hayatıma gitarist olarak başladım. Galatasaray ITM’ de ses mühendisliği okudum. Bu eğitim dönemi sonrasında Harem Productions’ta çalışmaya başladım. 5 yıllık harika bir dönemdi. Birçok projede yer alma fırsatı bulmuştum, hem aranjör hem kayıt mühendisi olarak.

Başka albümler için aranjörlük yaparken kendi albümüne odaklanmak nasıldı?

Normal iş temposu devam ederken bunu yapmak çok zordu. O yüzden 2 sene önce birçok projeden yavaş yavaş ayrılıp tamamen buna odaklanmaya başladım. Bir tek Hüsnü Arkan ile çalışmalarıma devam ettim. Hüsnü Arkan ile yaklaşık 5 senedir çalışıyorum, artık baba-oğul gibi bir ilişkimiz oldu (gülüyor).

Roots’un başlangıcı nasıl oldu?

Köklere inen albüm: Roots

Farklı farklı birçok projenin içerisindeydim. Farkına biraz geç vardığım bir deformasyonu oluyormuş bu durumun. Bir yandan müzikal fikirlerimi bir elektronik müzik albümünde toplamakla ilgili bir dizayn içerisindeydim. Bu üretim süreci de kendimle ilgili daha fazla farkında olduğum bir dönem oldu.  Albümde ‘kök’  başka başka formlarda tema olarak hep yer alıyor aslında. Bu süreçte albüm ismi olarak, ilk ‘Roots’ fikrini de 3 şarkıda co-producer olarak bulunan değerli dostum Akın Sevgör tavsiye etmişti. Bu tema üzerine uzun uzun keyifli sohbetler yaptığım bir diğer isim de albüme piyanolarıyla eşlik eden kadim dostum İbrahim Özmen’dir. İkisine de ayrı bir teşekkürüm var her zaman.

Başka sanatçıların albümlerinde aranjörlük ya da müzisyenlik yapmakla, kendi albümün için bu çalışmaları yapmak nasıl bir süreçti?

Aslında çok öğretici bir süreç. Diğer sanatçılarla ya da gruplarla çalışırken kolektif bir iş yapıyorsunuz. Herkesten bir fikir çıkıyor ve hepsini dinleme ve işleme yeteneğine sahip olmalısınız, o yüzden aslında bu biraz da ilham verici bir süreç. ‘Roots’ u yaparken kendimi dinledim daha çok. Başka bir bakış açısıyla üretim halinde olduğum bir dönemdi.

Bu kompozisyonu yaratırken, özellikle vokalsiz bir müziği bir dengeye oturturken nasıl bir düzen içinde çalışıyorsun?

Hayatım boyunca sözlü müzikler içerisinde yer aldım aslında. Sözün ve vokalin gücü çok değerli. Bu albüm için yaptığım kompozisyonlarda o kavramlardan uzaktaydım bir şarkı hariç. Detaya inmekle ilgili bir tecrübe yaşadım. Zaman içinde kullandığım elementlerin birbiriyle uyumu ve kompozisyonun tamamını düşünmeye başladım. Albümde etnik enstrümanlar kullanmaya gayret ettim, bu da aslında ‘kök’ temasının bir parçasıydı. Bu coğrafyadaki ezgi zenginliğini kullanmayı çok sevdim.

Albümdeki şarkıların hikayesine tek tek dokunalım mı?

Köklere inen albüm: Roots

Ritüel: Hem albümdeki sıralamadaki ilk şarkı, hem de ‘Roots’ için yaptığım ilk şarkıydı. Şu an dinlediğiniz haline gelene kadar baya bir değişim yaşadı aslında bakarsanız (gülüyor). Şarkının formunda işlediğim bir konu vardı. Fikirsel zehirlenmekle ilgili bi durumdu ve bundan arınmak bir de.

Summit K: Şarkının adında bir kelime türetme oyunu var aslında. K anahtarı (key) temsil ediyor.

Nar: Albümdeki sound’u en farklı şarkılardan birisi Nar. Hüsnü ağabeyin albümünü kaydetmeye Foça’ya gitmiştik. 10 gün tüm ekiple eve kapandık, Hüsnü ağabey bizi yaptığı nefis yemeklerle müziğe teşvik ediyordu, çok iyi bir aşçıdır bu arada (gülüyor). Hüsnü ağabey senin şarkılardan açsana biraz dedi. Birkaç parça dinleme yaptık. Ardından akşam benden şarkıyı aldı odasında sabaha kadar çalışıp tamamlamış. Nar benim için inanılmaz bir hediyedir ve albüm de bu şarkının oluşmasıyla birlikte bende bir tamamlanma hissini de beraberinde getirdi.

Internal: Daha çok içsel enerjiden beslenmekle alakalı bir şarkı. Spritüel konular ilgimi çekiyor, bu konuları inceleyip araştırmak çok hoşuma gidiyor. Bu içsel enerjiden beslenmekle alakalı, bütün tıkanıklıkları açan bir durumla alakalı bakışı içeriyor. Kimi zaman karanlık ama özünde içten beslenmekle alakalı bir şarkı.

Obscured Council: Parçanın tınılarından esinlendiğim bir hikâye oldu.

Sudden Decisions: Ani karar değiştirme hissi parçanın içinde de kendine oldukça yer buldu.

Jump Room: Albümden çıkış şarkısı olduğu için, ifadesi ve yapısı da farklı bir şarkı oldu. Şarkıda sürekli modun değiştiği bir durum var. 

Albümün kapak tasarımı da çok özel ve farklı olmuş. Anlattıklarından sonra ‘Roots’ temasını görsel olarak da anlatıyor şimdi daha iyi anlıyorum.

Köklere inen albüm: Roots

Subroomer Records’un albüm kapakları için çalıştığımız bir görsel artist var; Ethem Cem. Onun eseridir ‘Roots’un görsel çalışması. Sonar İstanbul’da Ethem Cem ve Enes Özenbaş  ile audio/visual bir performans yapmıştık birlikte. Daha önce yaşamadığım bir deneyimdi. Kapak da ‘Roots’ temasını anlatıyor, ben Ethem’e hissettiğimi söylemiştim sadece, o benim anlattıklarımdan ve müzikten bu görseli oluşturmuş.

Canlı performanslar nasıl olacak, yakın zamanda planlar var mı?

Canlı performanslara başladım yakın zamanda. Önümüzdeki aylarda da bir kaç festivalde de yer alacağım.

Red Bull Music Festival: 4 Konsept 5 Gün 60 Sanatçı

Bu sene Eylül ayında İstanbul yepyeni bir festivale ev sahipliği yapacak.

Köklere inen albüm: Roots

Paris, Berlin, New York gibi İstanbul’un da içinde olduğu 14 şehirde düzenlenecek olan Red Bull Music Festival kapsamında 26-30 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul 5 günde 4 farklı konsept, film gösterimleri, söyleşiler ve 2 sergi ile toplam 60 sanatçıyı ağırlayacak.

Red Bull Music Festival’ın beni en çok heyecanlandıran yanı düzenlendiği şehrin yapısına, ruhuna özgü müzik performansları ve projelerle şehri donatması. Bu bakışla festivalin İstanbul’u nasıl bir kürasyonla uçtan uca renklendireceğini,  düzenlenecek olan konserlerle şehri adeta müzikle dolduracak olmasını düşününce gerçekten hemen Eylül ayı gelsin istiyorum.

Bu özel festival kapsamında dört ayrı konseptte gerçekleştirilecek müzik etkinlikleri, sergiler, film gösterimleri ve söyleşiler sanatseverlere daha önce yaşamadıkları bir festival deneyimi sunulacak. Festival programı ve detaylı akışı önümüzdeki haftalarda http://www.redbullmusic.com/istanbul adresinde açıklanacakmış, takipte kalmakta fayda var.

 

 

 

 

X