"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Dokuz sene sonra gelen albüm

Volkan Yırtıcı’nın ikinci albümü ‘Düşün’ ile 9 sene sonra raflardaki yerini aldı.

Aranjör ve prodüktör olarak müziğin daha çok mutfağında emek veren Volkan Yırtıcı, ilk albümü ‘Yanlış Notalar’ın yayınlanmasından bu yana oldukça uzun bir süre geçse de, bu süre zarfında TNK, Zakkum, Nükleer Başlıklı Kız gibi birçok grubun prodüktörlüğünü ve aranjörlüğünü üstlenmiş. Haliyle bu yoğun stüdyo döneminde sıranın ancak kendi albümüne gelmiş olması aslında çok da şaşırtıcı değil.

Bir aranjörün marifetli ellerinden çıkmış ‘Düşün’ ve onun tüm stüdyo detayları, bizzat Volkan Yırtıcı’nın anlatımıyla sizlerle:

Dokuz sene sonra gelen albüm

İlk albümünüz ‘Yanlış Notalar’ 2007 senesinde yayınlandıktan 9 sene sonra ikinci albümünüzü yayınladınız. Bu kadar uzun zaman sonra eminim çok şarkı birikmiştir deponuzda. Nasıl karar verdiniz albüme girecek şarkılara?

Aslında bu albümün şarkıları çok uzun zaman önce yapıldı. Albümdeki şarkıların ortak bir anlatımı ve bütününde bir konsepti var.  O yüzden bunu çok bozmak istemedim ve sonradan yaptığım şarkıları bu albüm için düşünmedim. Zaten her gün 3 beste yapan müzisyenlerden değilim, o yüzden kocaman bir şarkı havuzum yok. Yaptığım şeyi çok zor beğenirim, tamam oldu deyinceye kadar şarkıya bir çok revizyon ve denemeler yaparım. Bu albümün şarkıları da zaman içerisinde değişikliklere uğradı ve son hallerini aldı. Aranjör kimliğimin olması da buna büyük etken tabii. Her şarkı için farklı aranjeler düşünüp hangisinin daha iyi tınladığına karar vermeye çalıştım bu süreçte...

TNK, Zakkum, Nükleer Başlıklı Kız gibi birçok grubun hem prodüktörlüğünü hem de aranjörlüğünü üstlenmişsiniz. Stüdyoda başkaları için çalışmak ile kendi albümünüz için çalışmanın en belirgin farkı nedir?

Kendi albümünüzü yaparken tabii ki çok daha özgürsünüz. Sadece sizin fikirleriniz, beklentileriniz, müzikal zevkleriniz devrede oluyor; sonuç olarak içinizden geldiği gibi çalışıyorsunuz. Başkalarının albümlerinde ise elbette her zaman aynı fikirde, aynı zevkte, aynı beklentide olamıyorsunuz. Hatta bazen kaprisler ve egolar devreye girebiliyor. Ve özellikle de ticari beklentilerin çok olduğu albümlerde işin sanatsal boyutu biraz geri plana itilebiliyor.

Dokuz sene sonra gelen albüm

İşin mutfağında da uzun süre yer aldığınız için, yaptığınız şarkıların bittiğine karar vermek, stüdyo sürecini tamamlamak ne kadar zorladı sizi?

Ben biraz titiz biriyimdir... Haliyle kendi işime daha fazla titizlendim. Özellikle stüdyo çalışmaları sırasında sınır yoktur, her zaman daha iyisi olabilir ve bunun için bizler çabalar dururuz. Hatta yabancı bir prodüktörün şu sözünü çok severim; stüdyodaki iş, yapımcı para ödemeyi kestiği zaman biter (gülüyor). Kendi albümümün bana ekstra zorluğu ise; stüdyoda sadece kaydeden ve miksleyen teknik adama ek olarak aynı zamanda projenin prodüktörü, aranjörü, bestecisi ve icracısı olmamdı. Yani omuzumdaki yük başka bir projeye göre çok daha fazlaydı. Ama kendi şarkılarınızı duyulur hale getirmenin keyfi ise tarif edilemez (gülüyor)

Bir Ankaralı olarak sizle Ankara ve müzik sohbeti yapmadan bırakmak istemedim. Eskiden müzik piyasasında özellikle Ankara’dan çıkan bir grubun tutunması farklı olurdu. Şimdi nasıl sizce yeni gruplar ve yükselen müzik tarzı?

Ankara'nın çok ciddi bir müzisyen potansiyeli vardır ve her zaman  iyi müzisyenler yetiştirmiştir. Aslında 10 yıl kadar önce bu potansiyel daha fazlaydı sanki. Kendi müziğine yatırım yapan beste grupları çoğunluktaydı.  Zaten o grupların çoğu da müzik piyasasında bir yer edindi. Stüdyomda bu müzisyenlerin ve grupların neredeyse hepsiyle çalıştığım için de ayrıca mutluyum. Ankaralı grupların o zamanlar İstanbul müzik piyasasında kendilerini kabul ettirmesi belki biraz daha zordu ama şu an öyle bir durum kalmadı bence. Şimdi de yeni yeni gruplar ve müzisyenler yetişiyor, çok güzel yeni şarkılar duyuyorum son günlerde (gülüyor).

Dokuz sene sonra gelen albüm

Ankara’da müzik üretimi anlamında size ilham verdiği, özel yer ve mekanları var mı?

Ankara bir sanatçıya ilham verebilecek doğal güzellikleri veya tarihi etkileyici yapıları olan bir şehir değil maalesef... Fakat Ankara' dan da çok iyi müzisyenler, besteciler çıkmıştır. Demek havasında suyunda var bir hikmeti :) Ben zamanımın büyük çoğunluğunu stüdyomda geçiriyorum, işin doğrusu hangi şehirde olduğum pek fark etmiyor benim için. Bazen boş bir duvara bakmak da bana ilham verebiliyor.

İkinci albümün ana fikri, konsepti nasıl oluştu? Ne kadar zamandır bu şarkılar üzerinde çalışıyorsunuz?

İlk albümümden 2-3 yıl sonra bu şarkılar oluşmaya başladı. Tabii ilk zamanlar bu halde değillerdi, zamanla olgunlaştılar diyebilirim. Aslında ilk başta bir konsept oluşturalım diye özel bir çaba içerisine girmedik. Fakat sonradan farkettik ki bu şarkıların ortak bir dili ve duygusu var. Hepsi sanki bir bütünün parçalarıymış gibi.

Yanlış Notalar albümümün ardından çok fazla sayıda projeye müzik prodüktörlüğü ve aranjörlük yaptım, haliyle kendi şarkılarımı biraz rafa kaldırdım. O yüzden bu şarkıların aranje ve kayıt süreçleri biraz zamana yayıldı. Çalışmaları kesinlikle aceleye getirmedim ve şu zaman bitirmeliyim diye sıkıştırmadım. İçime ne zaman sindi, o zaman tamam bitti dedim.

‘Düşün’ albümünde stüdyoda sizi en çok zorlayan hangi şarkı oldu neden?

'Gözlerinden Öteye'nin aranjesi beni çok uğraştırmıştır. Özellikle nakarat groove una bir türlü karar verememiştim. Hatta karar veremediğim için çalan müzisyen arkadaşlarıma 3' er versiyon çaldırmıştım, sağ olsunlar onlar da beni kırmamışlardı (gülüyor).

Dokuz sene sonra gelen albüm

Albümdeki beste ve düzenlemeler size ait, sözler ise Berna Güzey’e. Sözleri ve hikayesi açısından albümde sizi en etkileyen şarkı hangisi, neden?

Beni en etkileyen şarkı 'Düşün' şarkısıdır. Bu şarkı çok güzel ve anlamlı mesajlar vermekte. Hatta çoğu zaman günlük hayatta bu şarkının sözlerini kendime örnek almaya çalışırım. Bence Berna'nın albümdeki en güzel şarkı sözü bu... Düşün' ün şöyle bir hikayesi de var; ilk yaptığımda şarkının aranjesini tempolu, çok sert bir rock şarkısı olarak yaptım. Hatta bir kaç konserimde tepkileri merak ettiğim için çalmıştım.  Dinleyenler çok beğenmişti, hatta herkes kafa sallayıp dans etmişti. Fakat sonradan bu durumun şarkı için çok doğru olmadığını düşündüm. Bu şarkı dans ettirmemeli, düşündürmeliydi... O yüzden şarkıyı yeniden ele aldım, bütün aranjeyi değiştirdim ve şimdiki haliyle kaydettim.

Albümde ‘Binlerce İnsan’ şarkısında Ferman Akgül konuk olmuş. Ferman ile çalışma fikrine nasıl karar verdiniz?

Manga grubunu daha ilk kurulduğu yıllardan beri tanırım. Hatta onların ilk demolarını, ilk kayıtlarını yapan kişiyimdir herhalde. 'Binlerce İnsan' şarkısının aranjesini yaparken şarkının bir bölümünde rap vokalin yakışacağını düşündüm ve ilk aklıma gelen isim Ferman oldu. Hemen aradım ve o da seve seve yapabileceğini söyledi. Sonuç olarak ortaya ikimizin de içine sinen bir çalışma çıktı.

Albüme ‘Düşün’ adını verirken inceden inceye dinleyenlere başka bir mesaj verdiğinizi hayal ettim. Yanılıyor muyum?

Kesinlikle haklısınız. Artık hepimize lazım olan şeyin düşünmek olduğu kanısındayım. İnsanın insan olma gereği bence bu... Hayat telaşı, arzular, istekler dışında da düşünmemiz gereken çok şey var. Belki buna bir nebze olsun dikkat çekmek istedik.

2. albümünüzün basın bülteninde en çok da klişelerden kaçtığınız belirtilmiş. Sizce Türk müzik piyasası artık klişelere doydu ve dinleyiciler yeniliklere daha açık mı? Dinleyicilerin beğenileri hakkında farklılaşmalar sizce ne yönde?

Biraz alışılanın dışında bir müziğim var benim... Her zaman yeni arayışlar içinde oldum ve şarkıların sanatsal bir öğe taşımasına önem verdim.  Günümüzde popüler müzik, neredeyse tek bir tarza dönüşmeye başladı... Sözler aynı, melodiler aynı, hatta aranje ve soundlar bile aynı…

Yapılanı tekrar tekrar yapmak pek anlamlı gelmiyor bana. Biz bu albümde yaşamın farklı hislerine dokunabilmek, bunu da söz ve melodilerle bütünleştirmek istedik... Elden geldiğince tabii.. Ben müzik dinleyicilerinin her zaman yeniliklere açık olduğunu düşünüyorum. Sadece yenilikler bizim ülkemizde biraz daha geç fark ediliyor. Burada yapımcılara ve müzik sektöründe çalışanlara büyük görev düşüyor. Yeni arayışları, sadece ticari kaygılar için yapılmamış yeni projeleri desteklemek ve önünü açmak gibi. Yoksa müzik sanatı eğlence sektörüne hizmet etmekten öteye geçemez.

Son yıllarda piyasaya daha çok single ya da 2-3 şarkılık mini albümler çıkıyor. Albüm yapmak sanki pek de eskisi kadar yaygın değil. Bu durumu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Projenin maliyetini düşürme ve bir an önce tüketim dünyasına sunma kaygısı olabilir. Gerçi   single fikrine karşı da değilim.  Tercih meselesi...

Ama ben albüm yapmayı seviyorum. Çünkü albüm bir bütün; İçeriğiyle, müziğiyle, sözleriyle.. Dinlediğinizde başından sonuna bir kitabı okumuş, bitirmiş hissine kapılmak lazım…

CAHİT BERKAY’LA HAYAT! KONSERLERİ

Cahit Berkay bu sene 50. sanat yılını kutluyor ve bu özel senede “Cahit Berkay’la Hayat” adıyla konser serisi düzenleniyor ve önümüzdeki hafta bu konser serisinin 3. halkası gerçekleşecek. Serinin önceki konserlerinde Cahit Berkay, Zuhal Olcay, Kürşat Başar, Serhat Kılıç ve Demir Demirkan gibi sanat dünyasından isimleri ağırlarken usta ismin 50. sanat yılını bu özel konserler serisinde sinema ve dizi müziklerinden sözlere, zihinlerde ve kalplerde yer etmiş şarkılar ile sergileniyor.

Dokuz sene sonra gelen albüm

Serinin üçüncüsü, 20 Nisan Çarşamba günü sevenleriyle yeniden buluşuyor. Hayat Bu Kapağın Altında desteği, Cahit Berkay’ın ev sahipliği, Film Müzikleri Orkestrası ve Emrah Karaca eşliğiyle ROXY sahnesinde gerçekleşen konser serisinin bu seferki konukları başarılı oyuncu Sevtap Özaltun, Türk rock müziğinin ünlü isimlerinden Aylin Aslım ve Feridun Düzağaç olacak, kaçırmamanız dileğiyle.

KARIŞIK KASET

Nisan ayı ile bahara resmen adım attık. Yeni albümler, single’lar birbiri ardına her hafta piyasaya çıkarken, yaz boyunca düzenlenecek açıkhava konserleri de sırasıyla açıklanmaya başladı. Bu yaz umduğumuzdan da güzel olması ümidiyle sizleri Nisan ayının yeni single listesi olan Karışık Kaset Nisan 2016 ile baş başa bırakıyorum, listeyi ay boyunca takip etmeyi unutmayın!

1)     Sia – Broken Glass

2)     Gallant- Bourbon

3)     Tom Odell- Wrong Crowd

4)     Halsey- Castle

5)     M83 feat. Mai Lan – Go!

6)     VERITE- Constant Crush

7)     MAX- Wrong

8)     ROMES – Believe

9)     3LAU- Is It Love

10) Droeloe- zZz

11) Trapo- Chicago

12) KAPPEKOFF- All Day Long

13) Kanye West – Fade

14) The Last Shadow Puppets- Miracle Aligner

15) Royal Blood- Where Are You Now?

16) Sure Sure-New Biome

17) Trevor James Tillery- Song2

X