"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Bir kahramanlık hikayesi

Hazırsanız sizi sabırsızlandığım bir kahramanlık hikayesine çıkartmak istiyorum.

Geçen hafta Onurr’un ilk stüdyo albümü ‘Bir Kahramanlık Hikayesi’ni dinlemek için Sony Music’in ofisinde buluştuk. Bir albümü herkesten önce, piyasaya çıkmadan dinlemek kesinlikle acayip heyecanlı bir durum. Onurr ile birlikte yeni şarkılarını bangır bangır tek tek baştan sona dinledik. Sakin’den beri yakından takip ettiğim, Alper Narman ile yaptıkları tüm şarkıları merakla incelediğim Onur’un ilk stüdyo albümü tahminimden de harika bir iş olmuş. Onun adına ben de heyecanlanıyorum ve gurur duyuyorum.

Bir kahramanlık hikayesi

‘Bir Kahramanlık Hikayesi’ 11 Ağustos Cuma günü yayınlanıyor. Albümde o kadar nefis şarkılar var ki, yayınlanmamış bir albümü size anlatmak, bu heyecanı bir üste taşımak da bu röportajın ana amacı. Albümün aranjörlüğünü Selim Çaldıran’ın oğlu Batu Çaldıran üstlenmiş. Onurr yeni bu albümde içinden ne geldiyse o kadar özgür çalışmış. Söyleşimizde aktardığına göre bazı şarkılarda aranjör Batu Çaldıran bile bu kadar farklı yönlere gideceğini tahmin etmiyormuş.

 

Lafı uzatmadan ‘Bir Kahramanlık Hikayesi’nin şampiyonu Onurr’u sizlerle baş başa bırakıyorum:

 

Onurr’un solo hikayesini biraz başa saralım. Nasıl oldu da solo albüm yayınlama kararı verdin?

 

2013 yazı civarı başladı her şey. Alper Narman ile Ozan Çolakoğlu’na gitmiştik. Başka solistlere şarkı dinletmek için Ozan Çolakoğlu ile o dönem görüşüyorduk. Alper sürekli benim tekrardan sahneye çıkmam gerektiğini, şarkı söylemem gerektiğini baskılardı. Ben de rahatım yerinde diye pek yanaşmıyordum işin doğrusu. Ozan ağabeyin “01” adlı albümünün üzerinden 1 sene geçmişti, Alper Ozan ağabeye bu albümün devamı gelecekse Onur da ikincisinde yer alsın diye bir şey attı ortaya. Ozan ağabey de baya sıcak baktı bu fikre, beni Sakin’den de baya bilir dinlermiş, meğerse bunu sonradan öğrendim.

 Bir kahramanlık hikayesi

Bu motivasyonla Alper ile birlikte o ara ‘Artist’ şarkısını yazdık. Ozan Çolakoğlu’nun ikinci albümüne girecek bu şarkı diye düşünürken, bir gün Ozan ağabey aradı, şarkıyı daha fazla bekletmeden single çıkartalım dedi. Ben bir anda solo artist olarak single yayınlamış oldum.

 

Artist’ten sonra iki single daha yayınladın…

 

Evet. ‘Artist’i yayınladıktan sonra farklı bir tecrübe de edinmiş oldum. Aslında ilk single çalışmamın klibini çok beğenmemiştim ama işte insan aceleye gelebiliyormuş bu konularda. ‘Aşıklar Ölmez’ ve ‘Ruj’ adlı arka arkaya gelen single çalışmalarım oldu. Bu single’lar sonrası kendime daha çok güvenim geldi ve albüm üzerinde çalışmaya başladım. 2017’nin Ocak sonuna geldiğimizde elimde hazır şekilde 4 şarkım vardı, şarkıların ruhu ve gidişatı beni albüm için yüreklendirdi ve üzerine 4 şarkı daha hazırladık.

 

Şarkıları yazarken albümün genel bir teması var mıydı?

 

İçerik olarak şarkıların birbiriyle ilintili bir örgüsü yok. Ama genel olarak baktığında benim son 3 yılda geçirdiklerimin bir bütünü diyebilirim. Nelere imrendiğimi ve nelerden beslendiğimi ortaya koyup yansıttığım şarkılar oldu. Şarkıları yaptıktan sonra içimden nasıl geçiyorsa öyle aranje ettim, bazı şarkılarda kendimi bu anlamda epey zorladım. Örnek vermek gerekirse ‘Hu’ ve ‘Yediğim Vurgun’ da alaturka bir besteyi dark, trip hop, dub step gibi birbirine ters türlerle uyuşturmaya çalıştım. Bu anlamda albümde adı geçen ‘kahramanlık’ hem bu şarkıları yazıp, hem de içime sindiği şekilde aranje ettiğimden ötürü bir hikayenin anlatımı.

Bir kahramanlık hikayesi

Yeri gelmişken ‘Bir Kahramanlık Hikayesi’nin başka bir alt anlamı var mı?

 

Bu albümde kendime dair bir şey sunduğumun farkındayım. Geniş bir yelpazede bir albüm yaptığımı düşünüyorum. Aslında birbiriyle ters tarzları ve detayları şarkılarımda birbiriyle uyumlu hale getirdiğim için bu albüm kahramanlığı ifade ediyor. Diğer yandan hem bu şarkıları yazanlardan biri olduğumdan, hem de tam hayalimdeki gibi aranjelendirdiğim albümün için ‘Bir Kahramanlık Hikayesi’ benim için.

 

Albümde herhangi bir düet ihtimali olmadı mı?

 

Aslında olabilirdi böyle bir düet ihtimali. ‘Derviş’ şarkısında nakarat melodisi Sezen Aksu’ya ait. Sezen Hanım o bölümü yaptığında şarkıyı demo olarak okurken düet ihtimali aklımıza gelmişti. Sonradan şarkının hazırlığında nakarat bölümünün sonrasındaki kısmı Sezen Hanım’ın sesinden sample ile oluşturalım diye düşündük ama bir türlü ajandalarımızı denk getiremedik. Açıkçası Sezen Hanım’la bu olmayınca başka kimseyle de düet yapmak istemedim. 

‘SEZEN’İN HER CÜMLESİ BİR DERS’

Albümde Sezen Aksu dokunuşları var, biraz bunun detayını anlatır mısın bize?

 Bir kahramanlık hikayesi

Albümde iki şarkıda Sezen Hanım ile çalışma fırsatımız oldu. ‘Derviş’ ve ‘Ağlayamam’ şarkılarında Sezen Aksu’nun desteğini aldım.

 

‘Derviş’in A ve B kısımlarını yazmıştık, nakaratı eksikti. 2015 senesiydi sanırım, o dönem Sezen Hanım ile çok sık görüşüyorduk. Hep birlikte bir gün evdeyken, ben bir şarkı var bir türlü bitiremedim diyip şarkıyı gitarla çaldım birkaç kez. Sezen Hanım bir yerde nakarat melodisini mırıldanmaya başladı. Hemen biz de o an melodinin üzerine sözleri yazdık ve şarkıyı tamamladık.

 

‘Ağlayamam’ da yine Sezen Hanım’a yeni şarkılar çaldığımız bir dönemde tamamlandı. Ben bir taraftan da Sezen Hanım’ı etkilemeye çalışıyorum (gülüyor). ‘Ağlayamam’ Sakin döneminde Londra’da yazdığım bir şarkıydı. Ilya’nın ‘They died for beauty’ adlı bir şarkısı vardır, biraz onun sound’undan etkilenmiştim, biraz da Beirut havası veren bir şarkı benim için. Sezen Hanım’a şarkıyı çaldığımda yazdığım satırları baya biçti geçti (gülüyor). Bazı satırlarda tek kelime çıkarttı, bazısında tüm cümleyi değiştirdi, ama sonunda tam bir Sezen Aksu şarkısı gibi duyuluyor.

 

Sezen Aksu ile çalışmak, nasıl bir durum. Bunu uzun uzun konuşasım var, saatlerce anlatsan dinlerim.

 

Sezen Hanım ile 2014 - 2015 döneminde çok yoğun çalışmıştık. Yaz konserleri bitince Kasım gibi Sezen Hanım stüdyoya girince, bizi arardı. ‘Elinizde neler var, gelin biraz çalışalım’ diye Şubat’a hatta Mart’a kadar haftada bir kere ya da iki haftada bir sık sık yaptığımız yeni şarkılar üzerinde çalışırdık. En yoğun o dönem birlikte çalışmıştık. O dönem Alper ile ne kadar şarkı yaptıysak hepsini ilk defa Sezen Hanım’a dinletirdik. Eğer o beğenirse tamam diyorduk, eksik olan şeylerimizi ona tamamlatıyorduk. O da bazen bizim fikrimizi alıyordu.

Bir şarkı yazarı olarak, Alper için de bunu diyebilirim bizim kesinlikle geleneğe saygımız var. Geleneklere bağlı olarak, belli oranlarda onları biraz esneterek, gündemi yakalayarak, belli katmanlara referans göstererek şarkı yazmaya çalışıyoruz. Sezen Aksu ile çalışırken, kendine ve yaptığın işe yukarıdan baktığında, Sezen’in gerçekten her cümlesi ders gibi olan birisi olduğunu anlıyorsun. Bazen saatlerce bir cümle içinde boğuşurken, öyle basit bir yerden yaklaşıp sana çözümü gösteriyor ki, hayret edip inanamıyorsun. Sezen Aksu ile çalıştığın zaman o tecrübeleri kendine kurgulayıp, sindirebiliyorsan esas kazanç bu işte. Ben bunu yapabildiğime inanıyorum, inanılmaz faydalandığım bir üstat.

Derviş ve Ağlayamam’ı bitirdikten sonra Sezen Hanım’a gönderdim. Çalıştığımız süreler boyunca birçok müzikal yeteneğimle ilgili hep beni onore etmiştir ama sesime dair bir yorum pek yapmamıştı. 15 gün önce ‘Ağlayamam’ için verdiği yorumlar beni inanılmaz mutlu etti, o yüzden şu an benden mutlusu yoktur (gülüyor).

 Bir kahramanlık hikayesi

‘Aşk Kışlıkları Giy’, İrem Derici'nin albümünden sonra şimdi senin albümünde, onca verdiğin şarkıdan sonra özellikle bu şarkıyı albüme almandaki sebep neydi?

 

Alper ile şarkıları yaparken mutlaka bir aranje de hayal ediyoruz kafamızda. Yaptığımız şarkıları seslendirecek kişiye verirken muvaffakatnameyi imzaladıktan sonra bir daha göremiyoruz genelde. Artistler bizden bir kumaş alıyor, kendine bir elbise diktiriyor ve çıkıyor gibi bir dünyamız var aslında.

‘Aşk Kışlıklarını Giy’ i ben çok seviyordum, şarkının tek gitarlı bir versiyonu Youtube’da pek bir ilgi görmüştü o zamandan aklıma yer etmişti. Aslında vakit olsaydı başka sanatçılara verdiğim 2-3 şarkı daha eklerdim albüme.

ADIM ADIM ‘BİR KAHRAMANLIK HİKAYESİ’

Derviş: Hep aklımda tropical house bir şarkı olsun, Brazilian bir şeyler çağrıştırsın istiyordum. O yüzden kafamda akor yürüyüşü öyle bir şarkı vardı.

 

Replik: Derviş’ten sonra Replik’i çalışmıştık. Biraz daha hip hop yürüyüşünde bir şarkı yapmak istiyorduk. Son 3-4 yıldır dünya müziğinde alıp yürümüş hip hop yürüyüşünde şarkılar var, Drake, Frank Ocean gibi bir şarkı yapmak istemiştim. Şarkı bitmiş bir aşkta eski sevgiliden hesap soran bir halde oldu.

 

Şampiyon Benim Bence: Tamamen kendim için yaptığım bir şarkıydı. Tatlı bir aşk şarkısı kendisi (gülüyor). Aslında albümün adı olacaktı bu şarkı. Yakın zaman önce Hadise’ye verdiğimiz ‘Şampiyon’ şarkısı o albümün de adı olduğu için, ben kendi albümüme bu adı vermekten vazgeçtim. Birazcık bana 90’lar havası hissettiyor, o dönemin soul müziklerini anımsatıyor, bir yandan 70’ler Diana Ross’a şapka çıkartıyor. Rihanna’nın son albümünde olabilecek karanlıkta, umursamazlık havasında bir şarkıymış gibi hissediyorum dinledikçe.

 

Yakıyorsun: ‘Şampiyon Benim Bence’ ile aynı zamanda çıktı. Yine bir aşk şarkısı, fantezi gibi başlayıp, içinde EDM elementleri olan ilginç bir şarkı oldu.

 

Hu: Aslında 3/8’lik ya da 6/8’lik olarak da kodlanabilir, vals ritminde giden bir şarkı ‘Hu’. Bu şarkıyı yazdıktan sonra Bülent Ersoy’a dinletmiştik. Kendisi ‘şarkının zarafetinden şüphe duyulamaz’ demişti. Albüm yapmaktan vazgeçtiği için şarkıyı almadı Bülent Hanım. Daha sonra Emel Müftüoğlu ‘bu şarkıyı Sezen okusa çok güzel olur’ demişti ve aslında bizi Sezen Hanım ile tanıştıran şarkıdır bir anlamda da. 1 sene kadar şarkı Sezen Hanım da kaldı, şarkıyı da çok beğenmişti ama o da albümünde kullanmak istemedi, ben de bir başkasına daha dinletmeden şarkıyı kendi albümüme almak istedim. ‘Hu’, ‘Yediğim Vurgun’ ile birlikte albümün en deneysel şarkısıdır.

 

Aşk Kışlıkları Giy: İrem Derici’ye verdiğimiz bir şarkıydı. Periscope üzerinden şarkının akustik halini söylemiştim, birisi o kaydı alıp Youtube’a koymuş. Kendi yazdığımız şarkılar arasında ilk 3’tedir bu şarkı. Benim aklımda bu şarkı için hep tropical house tarzda bir hali vardı, tam da hayalimdeki haliyle yeniden söyledim ve o yüzden albüme ekledim.

 

Ağlayamam: Benim için Sakin döneminden ‘Eksik Şarkı’ nın kardeşidir. Sezen Aksu ile birlikte çalıştığımız bir şarkıdır. Bu şarkı benim Sakin severlere şapka çıkardığım şarkıdır.

 

Yediğim Vurgun: Bu şarkının ses aralığı çok geniş oldu. Bir iki kez şarkıya dokunmaya çalıştık olmadı, bir iki kişiye dinletmiştik ama kimseye uymadı. Sonra baktım şarkıyı okuyabiliyorum, bir yerden sonra şarkıyı çok sahiplendim ben de.  ‘Hu’yu yaptıktan sonra aranjesiyle ilgili en korktuğum şarkıydı. Yaylıları çalınınca şarkı tam istediğim kıvama geldi sonra üzerine istediğim eklemelerini yaptık. Patronum (Şemsettin Bey) şarkının sonunda gazel okumamı istedi, şarkıya da çok güzel uydu. Kapanış için güzel bir fikir oldu.

‘ZAMANSIZ BİR ALBÜM YAPMAK EN BÜYÜK HAYALİM’

Albümdeki bu şarkılara başka kimler talipti, ya da bir şarkı havuzunuz vardı da oradan kendine mi ayırdın bu şarkıları?

Bir kahramanlık hikayesi

Albümdeki şarkılardan ‘Aşk Kışlıklarını Giy’ ve ‘Hu’ dışında hiçbir şarkıyı kimseye dinletmemiştim. Geri kalanların hepsini kendim için yazmıştım iki yıl öncesinden filan kendi albümüm için ayırmıştım. ‘Şampiyon Benim Bence’ ve ‘Yakıyorsun’u çok yakın zamanda yapmıştım.

 

Peki 8 şarkı sence az değil mi?

 

Aslında 10 olabilirdi ama şarkıların prodüksiyonu çok uzun sürüyordu ve artık sabrım kalmamıştı bir an önce albümü yayınlamak istiyordum. Olsa olsa 10 şarkı olurdu ama 12 filan değil, benim için ideal albüm maksimum 10 şarkılık filan oluyor, öbür türlü 12-14 şarkı filan olduğunda içinde kayboluyorum dinlediğim albümün, biraz daha konsantre olabildiğimi düşünüyorum şarkı sayısı bu seviyelerde olduğunda.

 

Şarkıları yazarken bu bana, bu şarkı başkasına diye ayırabiliyor musun?

 

Aslında çok net olarak bu şarkı başkasına gider, şu şarkıyı ben söyleyeceğim diyemiyorum. Alper ile bizim yazdığımız şarkılar pek giderli havada olmaz. Eğer olursa da yani giderli olmak anlamında çok abartı bir havası olmaz. Ben erkek vokalde giderli şarkı yakıştıramıyorum, eğer yazdığımız şarkı böyle bir havadaysa ben otomatik olarak o şarkıyı söylemem diyebilirim. Onun dışında yazdığımız şarkılarda bu bana şu başkasına diye bir ayırım yapmıyorum. Bu albümdeki şarkıların arkasında nasıl duruyorsam, başka sanatçılara verdiğimiz şarkıların da arkasında en az o kadar duruyorum.

 

2 sene önce senle ilk röportajımızı hatırlıyorum, Justin Timberlake’in 20/20 albümü yayınlanmıştı ‘işte böyle zamansız şarkılar yapmak istiyorum’ demiştin.

 

Uzun vadede gerçekten öyle bir albüm yapmak çok isterim. JT’nin o albümünün özel olan tarafı büyük orkestralı bir proje olmasının yanı sıra çok klas duran bir iş. Hayalimde yeniden yazdığım, 50’lerin kanto şarkılarına şapka çıkartacak şıklıkta bir albüm yapmak var. Bu albümü yaparken stüdyoda karşıma Frank Sinatra’nın dev bir fotoğrafını koyarak şarkıları, o motivasyonla günümüze uyarlayarak söylemeyi hayal ediyorum. Böyle hayallerim var, bu bir sonraki albüm mü olur, 5 sonraki albüm mü olur bilemiyorum, zamanla göreceğiz neler olacak.

 

3 kelime ile ‘Bir Kahramanlık Hikayesi’ni anlatmak istesen?

 

Cool: Çok teenage, klişe gelebilir ama çok havalı bir albüm yapmak istemiştim.

Organik: İçimden geldiği şekilde, nasıl duymak istiyorsam o şekilde şarkılar yaptım bu albümde.

Modern: Son 3-4 yıldır etkilendiğim tüm müzikal akımların bir sentezini yapmak istedim. Söyleşimiz boyunca bir sürü isim saydım; Sezen Aksu, İlya, Beirut, Skrillex, Diplo, Justin Bieber, Drake, Frank Ocean tüm bu isimler, onların şarkıları bu albüme ilham vermiştir.

Söyleşi fotoğrafları: Ebru Çatbaş

 

 

X