"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Aslı Gökyokuş ile yeni bir ‘Dünya’

Bu hafta çok özel bir söyleşi ile karşınızdayım. Aslı Gökyokuş’un Arpej’den yayınlanan yeni albümü ‘Dünya’ geçtiğimiz hafta yayınlandı. Alen Konakoğlu ve Aslı’nın prodüktörlüğünde hazırlanan albümde 11 yeni toplamda 16 şarkıdan oluşuyor. 

2000 senesinde yayınlanan ilk albümü ‘Neresindeyim’den beri merakla takip ettiğim Aslı’nın yeni albümü benim için büyük mutluluk sebebi. Sanatçı ile müzik kariyerine ara verdiği 5-6 senelik dönemin ardından yayınladığı yeni albümü ‘Dünya’ üzerine detaylı bir söyleşi gerçekleştirdik. Albümün tüm perde arkası detayları şimdi sizlerle:

 

Uzun bir aradan sonra yepyeni bir albümle geri dönmek nasıl bir his?

Bana kendimi iyi hissettiriyor. Albüm için çalışmaya başladığım andan itibaren, bu 1,5-2 senelik süre bana gerçekten çok iyi geldi. Yeniden üretiyor olmak, stüdyoya girip yeni şarkılar üzerinde çalışmak, adım adım şarkıların ortaya çıkması çok keyifliydi. Uzak kaldığım bu zamanın acısını çıkarır gibi albüm üzerinde gerçekten çok çalıştım.

 

Aslı Gökyokuş ile yeni bir ‘Dünya’

 

Yeniden bir albüm yapma fikri ne zaman ortaya çıktı?

 Aslında çok öncesi var. 2012’de ‘Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar’ single’ı çıkmadan önce, yeni albüm için daha önceki albümlerimde de birlikte çalıştığım Serkan Çeliköz ile ufak ufak çalışmalara başlamıştık. ‘Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar’ single’ı da yeni albümün çıkması daha uzun bir süre alacağı için yeni albümün öncüsü olarak yayınlanmıştı aslında. Fakat single çıktı ben çok kısa bir süre sonra hamile olduğumu öğrendim. Hatta aynı dönemde benim akustik konser projem için bir yandan da harıl harıl provalar yapıyorduk, konserler hamileliğimin 6-7. ayına kadar devam etti. Doğum yapınca, çocuğuma kendim bakmak istediğim için uzun bir ara verdim.  Albüm ve bu bahsettiğim akustik konser projesini de ertelemeye karar verdim.

 

5-6 sene gibi bir ara verdin bu durumda. Sonrasında ‘Dünya’ için çalışmalara ne zaman başladın?

Bu aradan sonra aslında 2015’te biz önce grup arkadaşlarım, Selim Öztunç ve Gökhan Büyükkara ile çalışmaya başladık. Onlarla birkaç şarkının ön çalışmasını yaptık. Mesela ‘Durulur’ o dönemde neredeyse son haline yakındı. Sonra Alen Konakoğlu da albümde bizimle çalışmaya başladı ve onun aramıza katılmasıyla bu süreç daha da hızlandı. Beste için baktığımızda benim veya Erdal’ın ve hatta seneler içinde beraber ürettiğimiz birçok çalışma vardı. Bir kısmı da albüm için çalışmaya başladığımızda ortaya çıktı ve bu albümde yerini buldu diyebilirim.

 

Albümde şarkı sözlerine biraz büyüteç tutmak istiyorum, neler söylemek istersin?

‘Dünya’ aslında gerçekten seneler içinde adım adım gelişerek deyim yerindeyse demlenerek ortaya çıkmış bir çalışma oldu. Son dönemde yazılmış sözler olduğu gibi aslında seneler öncesinde yazılmış olan şarkılar da var. Örneğin ‘Seher’ en az 7-8 sene önce yazılmış bir şarkıdır. Bu albüm süresince ‘Seher’e birkaç yeni söz ekledim sadece. ‘Anneler Affetmez Sizi’ aslında yeni bir şarkı değil, o da önceden yazılmış bir şarkıydı ama ‘Dünya’ albümü ile birlikte son haline geldi diyebilirim. ‘Bilmem’in söz ve müziği eşim Erdal’a aittir. Bu süreçte şarkının aslında yapısıyla baya oynadık, şöyle ki şarkının orijinal bestesinde nakaratı “verse” yani şarkının a’sı diyebileceğimiz bölüm iken stüdyoda üzerinde çalışırken Alen’in fikri ile “verse” olan bu kısmı nakarat yapmaya karar verdik. Bu yüzden ‘Dünya’ albümü demlenerek, adım adım gelişen bir albüm oldu diyorum (gülüyor).

 

Aslı Gökyokuş ile yeni bir ‘Dünya’

 

Anne olmak Aslı’yı nasıl etkiledi?

Daha yumuşak bir insan oldum. Ben aslında insan olarak biraz empati duygusu fazla birisiyim. Hatta bu özelliğim yakın arkadaşlarım arasında kimi zaman eleştiri konusu bile olabilir. İyi ve vicdan sahibi biri olduğuma inanıyorum, anne olmak bu duyguları biraz daha arttırdı.  Daha duygusal bir insan oldum, her canlıya daha korumacı yaklaşır oldum. Oldum olası çocukları seven biriydim, şu an sadece kendi çocuğuma değil tüm çocuklara karşı inanılmaz koruyucu yaklaşıyorum ki bunun için zaten hiçbirimizin anne olması da gerekmiyor.  Çocuklarla ilgili kötü bir haberi dinlemeye ya da izlemeye gerçekten dayanamıyorum.

 

İlk albümünü yayınladığından bu yana nerdeyse 20 sene geçmiş, çok ciddi bir zaman bu süre. 20 sene önceki Aslı’yla konuşma şansın olsa ona ne demek isterdin?

20 sene çok ciddi bir zaman dilimi. 40 yaşında bir insan için geçirdiği 20 sene hayatı için ciddi bir zaman. Böyle bakınca benim hayatımın yarısı demek oluyor. Kendimi daha bilerek yaşadığım bir yarısı bu 20 sene. İlk 20 sene çocukluk, ergenlik, kendini bulma, hayatı tanıma dönemi. Bir de öğrenme durumu hiç bitmiyor, kendinle ilgili birçok şey öğreniyorsun, hayatla ilgili birçok şey öğreniyorsun. Bazen daha küçük yaşlarda sende olan bazı şeyleri de kaybedebiliyorsun. Bunu negatif anlamda söylemiyorum, özün aynı kalması önemli ama bir olaya karşı 20 sene önce daha agresif ve sert yaklaşabilirken, şimdi aynı konuya yine aynı netlikte baksan da hem daha geniş bir açıdan bakıyorsun hem de daha sakin bir tepki verebiliyorsun.

Her yaş kendine göre güzel, 20 sene önceki halimle ilgili herhangi bir durumu özlediğimi söyleyemeyeceğim. O yaşları çok güzel yaşadım.  Buna müzikal olarak da aynı şekilde bakıyorum. 2018’deki Aslı olarak yaptığım yeni albümle çok mutluyum. Bugünkü Aslı 20 sene önceki müziği yapmazdı, o Aslı da şu anki yaptıklarımı yapamazdı. Her yaşanmışlık beraberinde yeni bir durum getiriyor, yeni bir tecrübe kazandırıyor. Ben geçen zamana böyle bakmayı tercih ediyorum.

 

Aslı Gökyokuş ile yeni bir ‘Dünya’

 

Eski albümlerinden 5 şarkıyı yeniden yorumlamışsın, buna inanılmaz sevindim. Tekrar bu şarkıları seslendirmek nasıl bir his?

Nefis bir duygu onu en başta söylemeliyim. Dinleyicilerimden bu konuda çok güzel geri dönüşler alıyorum, muhtemelen bu nostalji durumunun verdiği his. Yeniden bu şarkıları seslendirmek bana çok güzel hisler verdi. Dinleyicinin beni en çok bildiği ve sevdiği şarkıları ufak dokunuşlarla yeniden eklemek istedik. ‘Ölüm Kapımı Çalmasa da’yı akustik düzenlemek, ‘Tüm Şehir Ağladı’da duduk çaldırıp onu çok daha farklı bir duygusal yapıya büründürmek çok iyi geldi. ‘Sessizce’ yapı olarak tamamen başka bir hale geldi.

 

Peki önceki albümlerinden bu 5 şarkıyı seçmende özel bir sebep var mıydı, devamı da gelir mi dersin?

Aslında beni üzen bir durum var onu da halletmem gerekiyor, hatta onun için çalışmalarım var. Benim çok sevdiğim ve benim için çok özel bir yerde duran ‘Söylediğim Şarkılarda Saklı’ albümü dijital platformlarda yok. Zaten fiziksel olarak da ortada olmadığı için, dinleyicilerin legal yollarla bu albümdeki şarkılara ulaşma imkânı yok. Albümün repertuar çalışmaları devam ederken bir ara ‘Dans Etmeye İhtiyacım Var’ı da eklemeyi düşündük ama sonra şarkının o haline dokunmak istemediğimi fark ettim.

 

Şarkı şarkı albümdeki şarkılara dair senin düşüncelerini almak isterim:

Dünya: Albüme bilfiil başlamadan önce bestesini eşim Erdal ile birlikte yapmıştık. Fakat bir türlü sözünü tamamlayamamıştık. Başından beri ‘Benim de bir canım var’ sözünü söylüyordum. Bazen demo kayıtlarında şarkının sözünde eksiklik varsa, hece yapısına uygun olarak o kısımları anlamsız sözlerle söylerim ben. Geçen yıl Güney Afrika seyahatine çıkmıştık Erdal ile. Güney Afrika kalbimin kaldığı bir yerdir o kadar çok severim. Bu seyahate gittiğimizde albümün sözleri nerdeyse tamamlanmış gibiydi ve ‘Dünya’nın sözleri o gün oturduğumuz harika bahçede Erdal’ın hızlıca yazdığı sözlerle tamamlandı. Albümün ismini Dünya koymamı da burada açıklayayım. Albümün sözlerine genel olarak baktığında, yaşam-doğum-ölüm gibi hayatla ilintili çok söz var. Dünya kelimesi de nerdeyse 7-8 şarkıda geçiyor olabilir, dünya dediğimiz aslında sadece yaşadığımız yer küre değil aynı zamanda hepimizin de hayatını kapsayan dünya da olduğu için, albüme bu ismi vermek bana çok uygun geldi.

 

Aslı Gökyokuş ile yeni bir ‘Dünya’

 

Seher: Benim kayınvalidemin adı ve Alzeimer hastası. 15 senedir bu hastalıkla yaşıyor. Zor bir hastalık, kişinin kendisi pek farkında olmuyor ama yakınları için zor bir süreç yaşanıyor. Alzeimer hastalığı beni çok etkilediği için bu şarkıyı onun üzerine yazdım. Şarkı kayınvalidemin özelinden çıktı, tüm Alzheimer hastalarına doğru,daha farklı bir yöne uzandı.

Kara Orman: Ben bazı türküleri söylemeyi çok seviyorum. Senelerce ‘Gelevera Deresi’ ni sahnede söyledim. Tüm şarkıları hatta türküleri kendim gibi yorumlayabildiğim zaman daha çok seviyorum. Aksi zaten yapabileceğim birşey değil. Türküleri çok güzel yorumlayan Halk Müziği sanatçılarımız var. Ben kendi şarkıcılığım anlayışında yorumluyorum. Kara Orman, Selim Öztunç’un bestesi, o kadar sevdim ki şarkıyı, iyi ki bu albüme girdi.

Anneler Affetmez Sizi: açıkçası bu albümdeki en özel şarkılardan bir tanesi. Şarkının benim anne olmamla bir ilgisi de yok aslında ki sözleri bir erkeğe, eşim Erdal’a aittir. Sadece anneler bölümü üzerine birlikte uzunca kafa yorduk.  Aslında insan olan herkesin anlayabileceği, anlaması gereken şeyler oluyor hayatta. Dünya çok fazla acı çekiyor, savaşlar bitmiyor, insanlar güç için birbirlerini yiyor, hayatları harcıyorlar. Dünyanın her yerinde politika kirli, biz bir şeyleri okuyoruz, izliyoruz ama olan biteni bize yansıtıldığı kadarıyla ve çoğu zaman o pencereden bakarak biliyoruz. Aslında gerçekte ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Kimimiz gerçeğe ulaşmaya daha meraklı olduğumuz için daha çok araştırıyoruz. Ama birilerinin hayatını bu birebir etkiliyor, bunu da düşünmeden edemiyorsun ister istemez. Suriye’de savaş oluyor, insanlar bin bir umutla evini barkını bırakıp daha güvenli ülkelere göç etmeye çalışıyor. Avrupa onları almak istemiyor, çünkü kendi konfor alanlarından değerlisi yok. İnsan haklarından bahseden ülkelerin ikiyüzlülüğü üzücü ama yeni birşey değil. Bunlar benim gibi bir insanın anlayabileceği şeyler değil. Savaş çok zor bir şey, o yüzden hepimizin birbirimize iyi bakması lazım. Bu topraklarda biraz daha huzurlu yaşamaya, birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var. Acıdan geçen topraklara biraz baktığınız zaman bunun bir gün bizim başımıza da gelmemesi, ya da daha doğrusu bir daha gelmemesi için her şeyi yapmamız lazım. Bunun için de görev herkesin üstüne düşüyor.

Ütopya: Aslında yaşadığımız dünya var, bir de olmasını istediğimiz dünya var, o da hep ütopik olarak kalıyor. Keşke birisi alıp bizi oralara götürebilse, o naiflikte yaşayabilsek. Biraz oradan çıkan bir şarkı.

Durulur: ‘Durulur’ benim de albümdeki en sevdiklerimden. Hepimiz aslında aynı yolculuğa çıkıyoruz. Doğup, bir hayat yaşayıp, kimimiz aslında koşturarak, hayatta kalma savaşıyla o kadar tatsız bir şekilde hayatın gerçeklikleriyle tanışıp hayatımızı devam ettiriyoruz ki. Çoğu insanın ne hayallerini, ne de en ufak isteklerini bile gerçekleştirebilme şansı olamıyor. Kimileri de bu hayatta şanslı oluyor ya da kendine fırsatlar yaratıp hayatını renklendiriyor, daha iyi şartlarda daha iyi yaşama şansı yakalıyor. Bunlardan bazıları da tüm bu imkanlara rağmen merak etmeden, keşfetmeden bir hayat sürüyor. Hayat da öyle bitiyor. Çoğumuz kendi küçük dünyamızdan çıkamadan, 2 semt arasının dışına çıkmadan, sorgulayamadan, hatta sorgulamaya imkân da olmadan yaşayıp gidiyoruz. Biraz buna imkân olsa, fırsat olsa, yaratabilme şansımız olsa var olan tek hayatımızı daha iyi geçirebiliriz. Şarkı tam olarak bu düşüncelerden çıkıyor.

Yanmaya Hazırım: Benim küçük bir kızım var, henüz 5 yaşında. Onun bu yaşlarındaki yaşadığı ve hayatı filtresiz olarak görüp aktarması, karşı cinse yeni yeni başlayan beğenisi bana o kadar naif ve tatlı geliyor ki. Zaman içinde bunların birçoğunu hepimiz kaybettik, farklı farklı maskeler ve zırhlar taktık üzerimize. Şarkı kızımın bu saf halinden çıktı aslında.  Oradan da bu maskeler olmadan, kontrol mekanizmamız olmadan aşka nasıl yaklaşırdığa doğru gitti. 

Bilmem: Söz ve müziği Erdal’a ait bir şarkı. Eş olmaktan, hayatı birlikte geçiriyor olmaktan kaynaklı birçok şey var. Erdal ve benim hayata, insanlığa, yaşama bakışımız çok birbirine benziyor. O yüzden de ben onun yazdığı şeyleri kendim yazmış gibi özümseyerek söyleyebiliyorum. ‘Bilmem’ de büyürken kaybettiklerimizin yanı sıra biraz da kökenimize sahip çıkmakla, ondan kaçmamakla ilgili. Kökenimizin ne olduğundan bağımsız herkese aynı bakabilmekle ilgili şarkı.

Yaz: Adından da anlaşılacağı gibi kızıma yazdığım bir şarkı. Anne olarak onu gözümden sakınarak her anne gibi koruyorum ben de. Bu şarkı aslında biraz büyümüş Yaz’a yazdığım bir şarkı. Büyüdüğü zaman olur da, hayatta biraz yorulur, , benim şefkatime, tecrübelerime ihtiyacı olur, omzuma kafasını koyup da biraz dinlenmek istediği zaman benim her zaman onun yanında olacağımı anlattığım bir şarkı. Benim için her zaman çok özel bir yeri olacak bu şarkının.

Kanatlarımla Dünyayı Sarsam: Müzikal olarak bu albümün en farklı şarkılarından birisi, biraz daha elektroniğe göz kırpan bir şarkı. Sözel olarak ise bu albümde anlattığımız her şeye göz kırpan bir şarkı. Hem bir taraftan özgürlüğüne düşkün bir insan var. Yalnız kalıp geçmişi aramak isteyen bir insan var, dünyayı keşfetmek isteyen bunu yaparken de geldiği yeri unutmak istemeyen, kimseyi ayırmak istemeyen, yitirilenlere isyan eden bir insan var. Hayata benim birebir bakışımla doğru orantılı bir şarkı.

Mış Gibi: Nev ve Ferman Akgül ile birlikte söyledik. İkisi de benim çok yakın dostlarım. Onların seslerinin bu şarkıya dokunması işi çok başkalaştırdı. Bu albümün en eski şarkısı ‘Mış gibi’. Bu şarkı biz Erdal ile tanıştığımızda bile vardı. Hatta Nev şarkıyı çok sever ve senelerdir de söylemek isterdi. 2016 yılında Erdal’ın 50. yaş gününde ona bir sürpriz yapmak istedim. Onun bir şarkısını düzenleyip ona söyleyelim istedim. Ona sevdiği dostlarıyla birlikte bu şarkıyı birlikte söyledik ve doğum gününde unutulmaz bir sürpriz yaptık. Sonra da bu şarkıyı o anıyla birlikte orada bıraktık aslında, şarkının o özelde kalmasını istedim. Nev ve Ferman başta olmak üzere bir sürü arkadaşım bu şarkının yeni albüme girmesi gerektiğini söyleyerek beni de ikna ettiler. Daha sonra da şarkının üzerinde biraz daha çalışıp ‘Dünya’ya ekledik.

 

Aslı Gökyokuş ile yeni bir ‘Dünya’

 

MSG yönetim kurulunda görev alıyorsun, buradaki çalışmalarını da biraz bizimle paylaşır mısın?

Neredeyse MSG kurulduğundan beri ben de üyeyim. Diğer meslek birliği Müyorbir için de keza aynı şey söz konusu. Ancak çok fazla uzak kalıyordum gündemden. Bunun sebebi de genel kurullarda yaşanan kavgalı ve tartışmalı dönemlerdi. Bu toplantılar sektörün esas sorunlarını konuşmaktansa daha çok bireysel sorunların dile getirildiği, egoların tatmin edildiği bir yer haline geliyor. Böyle olunca da genel kurul kitleniyor, konu esas amacından sapıyor ve benim gibi birçok meslektaşımın da bünyesinin kaldırmadığı bir ortam oluştuğu için de senelerce uzak kaldık. Çoğumuz için bu şekilde oldu. MSG değişim hareketi oluşurken yeni seçilen yönetimde her ne kadar 11 kişi olsak da genel kurulu kazanmamıza katkı sağlayan çok daha fazla meslektaşımız vardı arkamızda. Ve tüm bu arkadaşlarım da benim bu söylediğim durumlardan oldukça rahatsız, dürüst ve ilkeli meslektaşlarım. Üyelerimizin sosyal haklarını en iyi seviyede tutmaya gayret gösterip, telif gelirleri konusunda adil ve doğru ve hızlı dağıtım yapabilmek ve telif gelirlerini artırabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

 

Önümüzdeki planların nasıl? Konser programı belli mi?

10 Ocak’ta Beşiktaş Dorock’ta albüm lansman konserimiz var. Konuklarımız olacak, çok güzel bir gece olacak, uzun zamandır sahneye çıkmadığım için çok heyecanlıyım. Konserlerimizin görsel bir dünyası olmasını istiyoruz, onun üzerinde çalışıyoruz. Şubat ayında da çeşitli şehirlerde lansman turnemiz olacak, onları da zaman içinde tarihler ve mekânlar netleştikçe duyuracağız

 

   15 Stüdyo Albümü ve Hala 1 Numara

Bu başlığın sahibi büyüleyici ses Mariah Carey elbette.

Sanatçı yeni albümü ‘Caution’ı geçtiğimiz Kasım ayının 2. haftasında yayınladı. ‘Caution’ Mariah Carey’nin dile kolay 15. stüdyo albümü. Bu kadar sene sonra hala başarılı bir albüm ile gündemde olmak birçok sanatçının sahip olamadığı bir başarı. ‘Caution’ın karnesi hem dinleyicilerden aldığı yorumlarda, hem de müzik basınının en sert kalemlerinden bile yıldızlı pekiyilerle dolu. Bunda elbette Mariah’ın sadakatli hayran kitlesi Lambily’nin katkısı çok büyük. Sanatçının 11 Eylül 2001’de yayınlanan Glitter film müzikleri albümü hiçbir streaming platformunda yer almadığı için bu duruma tepkili Carey’nin hayran grubu Lambily #JusticeforGlitter diye bir hareket başlattılar. Itunes’ta Glitter albümü 17 sene sonra 1 numaraya yükseldi.  Bunun üzerine Mariah Carey de hayranlarını mutlu edecek bir açıklama yaparak, Mart ayında başlayacak olan Caution turnesinde Glitter Medley yapacağını söyledi. Dolayısıyla hayranları Lambily’nin Mariah Carey’i koruma ve kollama konusunda birçok hayran kitlesine göre sanatçının kariyeri ve başarısı hakkında epey söz sahibi olduğunu söyleyebiliriz.

Aslı Gökyokuş ile yeni bir ‘Dünya’

4 sene sonra yayınlanan yeni Mariah albümünde Nineteen85, Skrillex, Devonte Hynes nam-ı diğer Blood Orange, Poo Bear, Timbaland gibi birbirinden önemli yapımcılarla çalışılmış. ‘Caution’da yine sözleriyle vurucu hamleyi indiren Mariah özellikle şarkıların yapımcılarını büyük titizlikle seçmiş. Şarkı sözlerine her zaman önem veren Mariah Carey bu alandaki uzmanlığıyla 2019 senesinde söz yazarlığıyla 1969’dan beri her sene verilen en prestijli ödüllerden olan Songwrites Hall of Fame’de aynı zamanda adaylığıyla yer alacak. Sanatçının 15. stüdyo albümü Caution’a kulak verin, Mariah Carey sizi sesiyle alıp götürecek buna emin olabilirsiniz.

Yıldızlar: GTFO, With You, A No No, The Distance, Caution

Oscar’ımı Verdim Gitti: Giving Me Life, Portrait

X