"Hazım Kılıç" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hazım Kılıç" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Hazım Kılıç

Gölgeden çıkmadan güneşe ulaşmak

12 Aralık 2014

ÇOCUK akşam eve gelmiş ve babasına sormuş, "Baba hayat bilgisi dersinde yönetimleri işliyoruz. Bana demokrasiyi anlatır mısın?" Babası, "Anlatmasına anlatırım yavrum ama senin bazı tanımları bilmen gerekiyor" demiş. "Bak şimdi, benim fabrikam var, para kazanıyorum, yani ben bir kapitalistim. Paranın nasıl harcanacağına annen karar verir, o hükümet. Hepimiz senin için çalışıyoruz, sen halksın. Beşikte ki kardeşin gelecek. Hizmetçimiz ise işçi sınıfı. Sen bunları öğren, ben sabahleyin sana demokrasiyi anlatırım" demiş.

Çocuk gece uyanmış, bir bakmış ki kardeşi altını pisletmiş ve durmadan ağlıyor. Hemen anne ve babasının odasına gitmiş, annesi horul horul uyuyor. Uyandırmaya çalışmış ama başaramamış. Babası yatakta değil, geçerken hizmetçinin odasına gözü ilişmiş, bir bakmış ki hizmetçiyle babası sevişiyor! Çaresiz dönüp yatmış. Ertesi sabah babası "gel oğlum sana demokrasiyi anlatayım" demiş. Çocuk "gerek yok baba, ben artık biliyorum! " yanıtını vermiş ve başlamış anlatmaya "Kapitalistler işçi sınıfını becerirken hükümet uyuyor. Halk endişeli, gelecek ise b.k içinde !"

Temel ilkeleri milli egemenlik, özgürlük ve eşitlik, çoğulculuk olan ve halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimine demokrasi diyoruz. Parlamento, anayasa, siyasi partiler ve kolluk kuvvetleri demokrasinin araçları olarak tanımlanıyor. Devlet politikasını şekillendirmede halk gerçekten egemen midir ülkemizde? Yoksa beş yılda bir sandığa giderek kendini yönetecek siyasi partilere oy vermekle sınırlı mıdır vatandaşın egemenliği? Bireyselliğin gelişmediği, sorgulamanın olmadığı, kaderciliğin ve otoriteye bağlılığın öne çıktığı toplumlarda halkın egemenliği tartışılır olmaktan öteye gidemez. Demokrasinin temel unsurları olan özgürlük ve eşitlik, insan haklarına saygı kavramları böyle yapılarda kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur. Günü kazanmanın hesabı yapılırken geleceğin kaybedileceği ihtimali hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Günümüzde demokrasi, devlet yönetim sistemi olmaktan ziyade birlikte yaşama kültürü olarak kabul edilmektedir.

Bu kısa analizden sonra yukarıda ki fıkrada hicvedilenlerin gerçeklik payı nedir? Ülkemizde demokrasi anlayışının doğurduğu ve neden/sonuç ilişkisine dayanan sorunlar nelerdir? İşte rakamsal verilerle ülkemizin hali:

# Hukukun üstünlüğü; Dünya sıralamasında Türkiye 92. sırada. Hukuksal düzenleme kalitesi sıralamasında ise 65 puanla 77. sırada. HSYK Yasasında yapılan değişiklikle hukuk askıya alınmış durumdadır.

# Basın özgürlüğü; RSF Örgütünün sıralamasına göre Türkiye 180 ülke içerisinde 154. sırada. Tutuklu ve yargılanan gazeteciler, sık sık getirilen yayın yasakları ile halkın haber alma özgürlüğünün kısıtlanması gibi yaptırımlar basın özgürlüğünün ne halde olduğunun göstergesi.

# Sendikalar; 12 milyonu aşkın işçiden sadece 1 milyon 190 bini sendikalı. 2003 yılında %57,5 olan sendikalaşma oranı bugün %9.68. OECD ülkeleri arasında sonuncuyuz.

# Gelir dağılımı adaletsizliği ve yaşam kalitesi; Türkiye'de en zengin %20 ile en yoksul %20'nin geliri arasında ki fark tam 8 kat. En zengin %20 ülke gelirinin %47'sini kazanırken, en yoksul %20 gelirden sadece %6'lık pay almaktadır. Gelir dağılımında ki eşitsizliğinde Türkiye Şili ve Meksika'dan sonra dünya üçüncüsü! Yaşam kalitesi sıralamasında ise 80 ülke arasında 51.sıradayız.

Yazının devamı...