"Hande Fırat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hande Fırat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hande Fırat

Türk-Amerikan ilişkilerinde son durum

ABD-Türkiye arasındaki önemli sorunların ele alınması için yerel seçimlerin bitmesi bekleniyordu. Nitekim seçimlerin hemen ardından hareketlilik başladı.

Öncelikle bugün ABD’nin Ankara büyükelçisi adayı David Satterfield’in Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde konuşacağını, daha sonra görevinin onaylanması için oylama yapılacağını hatırlatalım. İki ülke arasındaki kritik konularla devam edelim. 

S-400’LER

 ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu görüştü. Çavuşoğlu NTV’de yaptığı açıklamalarda “S-400’ü neden almak zorunda olduğumuzu açıkladıktan sonra ‘Böyle olduğunu bilmiyorduk’ dediler. Patriot vereceklerinin garantisi yok. ABD Patriot satarsa alırız, satmazsa ikinci S-400 ya da başka bir hava savunma sistemi alırız” dedi. Çavuşoğlu F-35’ler olmazsa Rus uçağına da yönelebileceklerini söyledi.

- Amerikalılar açısından sorunun en önemli başlığı tam da bu, yani Rusya. Amerikalılar, “Burada önemli olan Türkiye’nin stratejik olarak nereye gideceği. Türkiye ABD ile mi, Rusya ile mi ortaklık yapacak? Rusya uluslararası sistemi sabote etmeye yönelik ülke. Agresif tutum sergiliyor” diyorlar.

Bu uyarının ardından NATO’nun 70. kuruluş yıldönümü nedeniyle ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey Hovenier’in Hürriyet gazetesinde çıkan yazısına dikkat çekeceğim. NATO müttefikliğini, Türkiye’nin katkılarını anlatan Hovenier, Rusya’yı saldırgan bir tutum sergilemekle suçladı ve “Rusya, Avrupa’daki ulus-devletlerin egemenliği, bağımsızlığının ve Batı’yı bir arada tutan ortak değerlerin karşısındaki en büyük tehdit olmayı sürdürmektedir” dedi.

Kısacası ABD, Türkiye’nin Rusya ile Batı arasında müttefiklik açısından tercih yapmasını istiyor.

- Çavuşoğlu’nun “Patriot vereceklerinin garantisi yok” açıklaması ne anlama geliyor? Amerikalı yetkililer gerek resmi açıklamalarında gerek bilgilendirme toplantılarında çok net “S-400’ler ülkenize girerse, Patriot teklifimiz masadan kalkar” dedi. Yani “Türkiye, hem S-400’e hem de Patriot’a sahip olamaz” görüşündeler.

- 9 Nisan, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ziyaretinin hemen ertesi günü Amerika’da Türkiye ile ilgili yaşanan gelişmelere de dikkat çekmek isterim.

- ABD Senatosu’nun dış ilişkiler ve savunma alanında önemli rol oynayan dört üyesi, New York Times’a ortak makale yazdı. Makalelerinde “Türkiye Rusya’dan S-400 alırsa yaptırım uygulanacak. Bu yaptırımlar ekonomiye ağır hasar verecek” dediler.

- İki senatör, Wicker ve Cardin, Türkiye’de tutuklu konsolos çalışanları ve ABD vatandaşları için Türkiye aleyhine ağır bir tasarı sundu. Haksız tutuklamalardan sorumlu tüm üst düzey Türk yetkililere yaptırım uygulanmasını istediler.

Bu maddeye özel bir parantez açalım. Amerikalıların bu konuya bakışını özetlemeye çalışalım. Amerikalılar, “Türk basınında ABD’nin Türkiye aleyhine çalıştığı, Türk hükümetine karşı olduğu, 2016’daki durumların içinde olduğu, haberdar olduğu haberleri yazılıyor. Bunların hiçbiri doğru değil. Metin Topuz olayı. Yapılan soruşturmada ‘ABD bu kişiyi Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için kullanıyor’ deniliyor. Bunlar yüzde yüz yanlış. İlişkilerimize zarar veriyor” yorumunu yapıyorlar.

Türk düşmanı olarak bilinen iki senatör, Rubin ve Menendez S-400’ler sebebiyle yaptırım uygulanmasını istediler.

ABD Dışişleri Bakanlığı, yeni seyahat uyarısına “Türkiye’ye giderseniz kaçırılma riskiniz var” ifadesini ekledi.

- ABD Başkan Yardımcısı tarafından da ifade edilen CAATSA yaptırım tehdidine gelelim. Yasaya göre, bir ülke için en az 5 yaptırımın hayata geçirilmesi gerekiyor. 12 madde arasında en az 5 olmak kaydıyla kaç tane uygulanacağına ve hangileri olacağına önce ABD Başkanı karar veriyor. Ancak bu kararı kongre değiştirebiliyor. Yaptırımlar şu 12 madde içinden seçiliyor:

“Kişi ya da kuruluşlara ihracat ve ithalat bankası yardım yasağı, ihracat yaptırımı, ABD finans kuruluşlarından gelen borçlara ilişkin kısıtlamalar, ABD’nin taraf olduğu uluslararası finans kuruluşlarından gelen kredilere ilişkin kısıtlamalar, belirli mali yasaklar, tedarik yaptırımları, ABD yargısı yetkisi altındaki döviz işlemlerindeki yasaklar, bankacılık işlemlerinde kısıtlamalar, mülk işlemlerinde kısıtlamalar, yatırım yaptırımı, yaptırımlı kuruluşların şirket elemanlarının ABD’den çıkarılması, kuruluşların müdürlerine yaptırımlar.”

ABD’nin tehdit listesi böyle. S-400 sarmalından her iki başkent de nasıl çıkacak, nasıl bir formül bulunacak göreceğiz. Ancak süreçte iki ismin, yani ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüz yüze görüşmelerinin önemli ve gerekli olduğunu da söylemek gerek.

 

X