"Hande Fırat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hande Fırat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hande Fırat

İstifayı verdi

“Partimizin içinden arkadaşlarımızın, hele ki parti yönetiminden arkadaşlarımızın yaptığı paylaşımları anlayamıyorum. Madem böyle düşünüyorlarsa arzu eden isterse gidebilir.”

Bu sözleri Cumhurbaşkanı Erdoğan 10 Mayıs tarihinde yapılan AK Parti MKYK toplantısında söyledi. Peki nasıl ve hangi gelişmenin üzerine söyledi?

AK Parti Genel Merkezi’nde MKYK toplantısı devam ederken Parti Sözcüsü Ömer Çelik basın toplantısı yapmak için gazetecilerin karşısına çıktı. Çelik’e sorulan sorulardan biri Abdullah Gül ile Ahmet Davutoğlu’nun YSK kararının ardından yaptıkları açıklamalardı. Soruyu yanıtlayan Ömer Çelik basın toplantısı bittikten sonra MKYK toplantısına geri girdi. Çelik, içeride “Gazeteciler benden Gül ve Davutoğlu’nun açıklamaları ile ilgili değerlendirme istediler” dedi. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantıda “Sayın Gül partimizin kurucularından değil, yanlış biliniyor. Hatta Cumhurbaşkanlığı’nın ardından partiye üye olmadı. Ahmet Bey ise eski başbakanımız. Onların yaptığı açıklamaları anlıyorum ama partimizin içinden arkadaşlarımızın, hele ki parti yönetimi ve MKYK içerisinden arkadaşlarımızın yaptığı paylaşımları anlayamıyorum. Madem böyle düşünüyorlarsa arzu eden isterse gidebilir” dedi. Salonda kendisini dinleyenler arasında AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu da vardı. Yeneroğlu, YSK’nın İstanbul seçimleri kararının ardından Twitter aracılığıyla eleştirilerini sıralamıştı. Mustafa Yeneroğlu’nun MKYK toplantısının ardından moralinin bozuk olduğunu ve toplantı sonrası yapılan iftara da katılmadığını söyleyelim. AK Parti milletvekili Yeneroğlu hafta sonu bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, İstanbul İl Teşkilatı ve MYK üyeleri ile yapılan toplantıda dinledi. Edindiğim bilgilere göre Cumhurbaşkanı benzer eleştirileri o toplantıda da dile getirdi, hatta “Arkamdan iş çevirenler var” diyerek bazı parti yöneticilerinin aleyhinde çalıştığını söyledi. İşte bu toplantıdan sonra Mustafa Yeneroğlu partideki tüm görevlerinden istifa ettiğini içeren yazıyı Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir’e verdi. Yeneroğlu dilekçeyi verirken “Sayın Cumhurbaşkanı benimle görüşmek istemeyebilir. İstediği zaman bu dilekçeyi işleme koyabilir. İsterse milletvekilliğinden de istifa ederim” dedi.

Kaynaklarımdan bu gelişmeleri öğrendikten sonra Mustafa Yeneroğlu’nu aradım. Kelimesine dokunmadan bana söylediklerini aktarıyorum. Sözlerine “Keyfim yerinde değil, hiçbir siyasi hesap içinde değilim” diyerek başlayan Yeneroğlu, “Ben bugüne kadar eleştiri ve endişelerimi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hep paylaştım. Ancak toplum gün geçtikçe kutuplaşıyor. Benim gibi düşünmeyen, yaşamayan, bakmayan insanların da huzurlu olmasını istiyorum çünkü onların huzuru da benim huzurum. Ben kimse ile beraber hareket etmiyorum. Çocuklarımızın yüzüne bakabilmek istiyorum” dedi. Sohbetimiz boyunca yurtiçinde ve yurtdışında yaptığı görüşmelerden hareketle, sadece ülkesinin iyiliği için eleştirilerde bulunduğunun, hiçbir eski siyasetçi ile bağı olmadığının, hiçbir siyasi hesap içinde bulunmadığının altını çizdi.

PUTİN’E MESAJLAR

Gözler İdlib’de... Rejim güçlerinin çatışmasızlık bölgesi İdlib’in güney kesimlerinde Rusya’nın desteği ile ilerleyişini Türkiye endişe ile takip ediyor. Endişenin nedeni bölgede bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları. Son olarak 10 numaralı gözlem kulesi yakınlarına rejim tarafından atışlar yapılmıştı. Atışlar herhangi bir zarara yol açmadı. Ancak Ankara olası gelişmelerden endişe duyuyor. Öte yandan İdlib’deki gelişmelerin bir göç dalgasına sebep olma ihtimali de var. Bu nedenlerle Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında telefon görüşmesi yapılması bekleniyor. Güvenlik toplantılarında konuyu masaya yatıran Ankara, stratejisini hazırladı. Putin’e Ankara’nın İdlib konusundaki endişeleri anlatılacak. Esad rejiminin son dönemdeki atışları hatırlatılarak, “Askerimiz tehlikeye giriyor” denilecek. İdlib mutabakatının işletilmesi istenilecek, aksi halde Türk askerinin İdlib’den çekilmesinin değerlendirildiği mesajı verilecek. Doğrusu Ankara’nın mecbur bırakılırsa hayata geçireceği bu seçenek, imza atılarak tüm dünyaya duyurulan mutabakatın çökmesi anlamına gelecektir. Ankara’ya göre söz konusu çekilme olursa “sonuçlarına Rusya ve Esad rejimi katlanmak durumunda kalacak”, yani hem imza attıkları mutabakat çökmüş olacak, hem de Astana süreci olumsuz etkilenecek.

 

X