"Hande Fırat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hande Fırat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hande Fırat

Göstermelik devriye

‘Onlar terör örgütleriyle bizi aynı zeminde idare etmenin hesaplarını yapıyorlar. Anlaşılan o ki müttefikimiz bizim için değil, terör örgütü için güvenli bir bölge oluşturmanın peşinde. Bu iş böyle üç-beş helikopter uçuşuyla, beş-on araç devriyesiyle, göstermelik birkaç yüz askerin bulunmasıyla olacak iş değildir.’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güvenli bölge müzakereleri konusunda ABD’ye yönelik en ağır açıklamalarından birini gördük. Türkiye’nin tepkisinin gerekçelerine göz atacağız. Ama önce Amerikalılarla başlayalım. Amerikalılar kara devriyesinin başlamasını “önemli ve memnun edici” bir gelişme olarak niteliyor. Ancak Türkiye açısından “bir adım” olarak tanımlansa da “büyük ve mutlu” anlamlar taşımıyor. Edindiğim bilgileri sizlerle paylaşayım.

ANLAŞMANIN İLK AŞAMASI 120 KM’Yİ KAPSIYOR

Türkiye ve Amerika’nın güvenli bölge konusunda ilk faz anlaşması yaklaşık 120 km’yi kapsıyor. Tel Abyad ile Resulayn arasındaki 120 km’lik uzunluktan bahsediyorum. Derinlik bu bölge için de 5-14 km aralığında.

Yani Fırat’ın doğusunu kapsayan yaklaşık 440 km’lik sınır uzunluğunun tamamı için henüz tam anlamıyla bir anlaşma yapılmış değil. Oysa Türkiye’nin talebi, güvenli bölgenin tüm bu hatta ve Trump’ın dile getirdiği gibi 30 km derinlikte oluşturulması.

Anlaşmanın ilk fazına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde Rusya’dan dönerken gazetecilere, “Ben Hulusi Paşa’ya ‘Burada bunu şöyle böyle yapmanıza gerek yok. Biz bunu bu şekilde bir başlatalım, daha sonra da zaten gereği yapılır’ dedim ve adımı attık” demişti.

Ankara, “İlk faz hayata geçsin, sırasıyla diğer bölgeleri de kapsar” diye düşünüyordu.

ABD neredeyse bir ay önce verdiği sözü, yani YPG’lilerin çekilmesini ve kara devriyesini yeni hayata geçiriyor. Tabii “tatmin ediciliği” tamamen tartışılır. Kara devriyesi 120 km’lik hattın bir bölümünde ve 5 km’den biraz daha derin bir alanda gerçekleşti. Ankara terör örgütünün çekildiğini görmek, mevzilerin ortadan kaldırıldığı tespitini yapmak istiyordu. Müzakerelere göre TSK unsurlarının çoktan içeri girmiş olması gerekiyordu. DEAŞ Karşıtı Koalisyon Sözcüsü Albay Myles Caggins yaptığı yazılı açıklamada “Müttefikimiz YPG unsurlarının gönüllü olarak terk ettiği yerlerdeki YPG mevzilerinin ve bölgelerinin ortadan kaldırılmasına birinci elden tanıklık etmiştir” dedi. Kısacası Amerika, ortağı YPG/PYD ile yürüttüğü müzakere çerçevesinde anlaştıkları derinlik ve uzunlukta alanı nihayet boşalttı, burayı da bir şov şeklinde Türk askerine gösterdi.

İlk günden beri ABD’den “güvenli bölge” konusunda yapılan tüm açıklamalarda “Türkiye’nin güvenlik hassasiyeti ve DEAŞ ile mücadele” vurgusu var. Amerika açısından ortadaki sorunun adı “terör örgütü YPG” değil. Kara devriyesinin ardından da amacın bir kez daha DEAŞ’la mücadele olduğu belirtildi. Hem ABD tarafından hem de terör örgütü tarafından...

TERÖR ÖRGÜTÜYLE İNADINA ANGAJMAN

Türkiye “Madem müttefikiz, terör örgütüyle angajmanınızı kesin” dedikçe, sanki ABD inadına ilişkilerini sürdürüyor, arttırıyor! Ortak devriye noktasına hiç çekinmeden YPG korumasında gelen ABD, son olarak da terör örgütünün bulunduğu bölgeye 55 TIR’la malzeme gönderdi. Tasfiye edilecek, elinden silah toplanacak, bölge içinde yayılarak etkinliği kırılacak bir örgüt görüntüsünün esamisi yok. Aksine orada Amerika’nın eğittiği, donattığı, para yağdırdığı, güçlendirdiği terör örgütü, devlet yapılanması için seferber olmuş durumda.

Kısacası Türkiye zaten sınırın tamamı, bir başka deyişle 440 km için uzlaşabilmiş değil. Anlaşmanın ilk fazı 120 km için de istenilen derinlik ve TSK unsurunun içeri girmesi sağlanabilmiş değil. ABD oyalamaya, kandırmaya, ipe un sermeye ve ikili oynamaya devam ediyor. Ankara tüm trafiğin farkında. Tam da bu yüzden eylül ayının sonuna kadar süre verildi. Bu yüzden Trump-Erdoğan görüşmesi çok kritik. Ancak Ankara’nın göz önünde bulundurması gereken önemli bir husus var. Terör örgütüyle “kanka” olmuş bir ABD, Ankara’nın Fırat’ın doğusu konusundaki kararlılığı karşısında S-400’lere karşı yaptırım kartını masaya koyarsa şaşırmayın.

 

X