"Hakan Ünsal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hakan Ünsal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hakan Ünsal

Gelsin büyük final

Letonya karşısında şanssız bir golle 1 puara razı olduk. Pazar günü hayati bir maça çıkacağız. Ama Arda Turan bu formu ile devam ederse kazanmamız kolaylaşacaktır. Sakatlığı ve maç eksiğine rağmen sahadaki duruşu ve oyunu ile her anlamda takıma kalite katıyor.

İLK defa Konya Stadı’nda maç izledim. Maçtan önce sahaya da indim ve atmosferin etkileyici havasını hissettim. Bir kere muhteşem bir stad. Söylenenler az bile. Ortam harika ama stadı müthiş hale getiren tribünleri dolduran taraftarlardı. Konya seyircisi, maçlara gösterdiği ilgi ve futbola olan deteci ile Milli Takımı ayağına getirmeyi başardı. Ve bunu çok hak ettiler.
Maç beklendiği gibi başladı ve gelişti. Letonya’nın kapanması, örülü defans yapması ve çabuk atak düşüncesi beklenesi bir durumdu. Bizim de baskılı oynamamız, pozisyona girmemiz ve oyunun hakimi olmamız maçın doğası gereğiydi. İlk yarı bittiğinde, çok pozisyon kaçıran ve oyun şablodunu oturtamayan bir Milli Takım gördük. Bizim için problem olan ve Hollanda maçında başımıza iş açacak 3 sorunla soyunma odasına gittik.


SELÇUK HEP EKSİK KALDI


İlki, Letonya’nın kazandığı yada bizim kaybettiğimiz topları, rakibin hiç bekletmeden öne ve çabuk oynamasıydı. Dahası, topu bizim ceza alanı çevresine getirdiklerinde hiç işi uzatmadan direkt sonlanırdılar. Bunu yaparken, orta sahada Hakan Ç.’nin rakibi karşılama özelliğinin olmaması ve topun gerisinde kalmasının eksikliğini kullandılar. Selçuk, rakibin hücumlarında orta sahada hep eksik kaldı.
İkincisi, kapanan ve yemedikçe direnci artan Letonya’ya karşı sabırsız ve aceleci davranmamız oldu. Bu acele önce telaşa sonra strese döndü.
Üçüncüsü, iki kenar oyuncusu Töre ve Volkan’ın çok fazla içeriyi denemesi ve oyunu Letonya’nın istediği şekilde daraltmasına yardımcı oldu. Letonya’nın kontrol alanı içinde oynanan oyun, rakibi hem daha diri hemde daha dirençli yaptı.


ADAMLARIN MAÇI


Volkan Şen, maçın ve Milli Takım’ın en isteklisinin olması yanında kader adamı da oldu. Kaçırdığı goller belki de 5 maçta gireceği pozisyonların toplamına denkti. Onun adına şanssız ve moral bozucu bir maçtı.


MAÇA KALİTE KATTI


Arda ise, her anlamda iyi bir sezon başı kampı geçirememenin yanında, sakatlığın da etkilerini hissettirdi. Maça rölanti başlayıp temposunu arttıracağını düşündük ama sahada sıkıntısı var gibi durdu. Fakat, maçın en kritik ve en stresli anlarında, sahadaki duruşu, sakinliği ve kalitesi ile takıma hayat verdi. Kendinden emin ve “ben burdayım rahat olun diyen’’ vücut dili, hem saha içine hemde tribünlere ilham verdi.
Hakan Ç. enteresan bir oyuncu. Fatih Hoca’nın oyun başlattığı pozisyon için agresif olma özelliği olmadığından eksik gözüktü. Fakat, duran topları kullanmadaki ustalığı ve kaleye yakın bölgeden maçı çevirebilecek vuruşları yapabilme ihtimali onu, kötü oynasa bile sahada kalmasını gerektiren çok önemli bir oyuncu haline getiriyor.

MAÇIN ADAMI H.BALTA

Milli Takım bol pozisyona girdi ve golü Selçuk attı. Ama bize maçı kazandıran tartışmasız Hakan Balta’dır. Yaptığı 2 inanılmaz müdahele ile belki de maçı kaybedecek iken bize 1 puanı getirdi. Hakan Balta’nın o dokunuşlarının bize çok daha fazla şeyler kazandırdığını ileride göreceğiz.


ŞAKA GİBİ BİR GOL YEDİK


İKİNCİ yarı, Şener’in oyuna girmesi ile ciddi şekilde artan kenar ortalarına, orta sahada oynamaya başlayan Ozan’ın kattığı direnç ile baskı arttı. Çok fazla sayıda pozisyona da girildi. Ama girilen onca pozisyona rağmen gol, ceza sahası dışından geldi. Hesapta olmayan ise, oyunun son bölümünde yediğimiz şaka gibi goldü. Herşeye rağmen, Hollanda’nın yenilmesi bize Büyük Final şansını verdi.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI