"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Unutturma Allah'ım

Unutmak, insanoğlunun bazen en inanılmaz nankörlüğü, bazen de en iyileştirici duygusu... İkisi arasında gidip geldiğim en kritik dönemdeyim “anam”... Unutmak istiyorum bazen seni... Bazen utanıyorum seni unutma çabalarımdan...

 Allah’ım, bana seni unutturma... Ola ki unuttuğumu düşünürsen, beni çarp duvarlara... “Ben buradayım ey kulum. Sen neredesin? Hatırla beni... Seni nasıl yarattığımı... Seni nasıl akıllı kıldığımı... Damarlarından akan kanı mütemadiyen nasıl kalbinden pompaladığımı... Duygularınla, seni nasıl sevindirip nasıl da ağlattığımı...”
Unutturma ki içim yaşam sevinciyle dolsun taşsın.
Göreyim her açan tohum tanesindeki inanılmaz enerjini. Mucizeni. Unutturma Allah’ım kendini.
Unutmak... İnsanoğlunun bazen en inanılmaz nankörlüğü... Bazen de en iyileştirici duygusu... İkisi arasında gidip geldiğim en kritik dönemdeyim anam...
Unutmak istiyorum bazen seni... Bazense utanıyorum seni unutma çabalarımdan...
İyileştiğimi zannediyorum seni unutmaya çabalarken...
Sonra utanıyorum kendimden...
Biliyorum ki ömrümün son demine kadar sen hep benimlesin. Nasıl ki inancım, imanım yüreğimde daimse, sen de hep benimlesin.
Kimi zaman acı veren... Kimi zaman sevince boğan... Kimi zaman verdiğim mücadele... Kimi zaman ettiğim kavga sebebimsin...
Sözlükler “ana” kelimesini “Çocuğu olan kadın, anne” olarak tanımlıyor. Ne kadar da yalın, duygusuz bir ifade.
Halbuki benim için ne kadar çok şey ifade ediyor.
Mücadele... Fedakarlık... Yılmaz savaşçı... Aşk... Güzellik... Yenilmez... Zarafet... Adalet... İman... Gözyaşını göstermeyen... Gıdısından öpmeye doyamadığım... Onunla yaşadığım her anımı anbean hatırlamaya çalıştığım... Örnek aldığım...
Kaç yaşına gelirsek gelelim bitmez bir özlemdir “ana”.
Öyle bir bağ koymuştur ki Yaradan ana ile yavrusu arasına... Hiçbir filozof çözemez. Anlayamaz.
Ana olmak da öğretilmez zaten anaya. İçgüdüseldir.
Dişi canlıya bahşedilen en yüce duygudur.
Biz kadınların, erkeklere en büyük üstünlüğüdür. Ayrıcalığıdır.
Vazgeçilmezimizdir.
Anayı “ana” yapan verdiği karşılıksız emektir. Uykusuz gecelerdir. Ettiği dualardır. Evladın başarısıyla hissettiği kalp atışlarıdır.
Unutturma Allah’ım bana, seni ve anamı... Unutturma ki bahşettiğin inançla, imanla, anamın mücadeleci, yılmaz savaşçı ruhunu daim ettirebileyim. Yıkılmadan... Yenilmeden... Unutturma...
En derin saygılarımla...
◊ Nevin BAKİLER POLAT

Anneler Günü için pek çok mail geldi, hepsini yayınlamam mümkün değil.
Ama bu mektup gerçekten yüreğime dokundu. Annesini kaybetmiş ve onun özlemini aradan yıllar geçse de burnu sızlayarak hisseden biri olarak, bu mektubu Anneler Günü’nde olamasa bile bugün yayınlamak istedim.
Seneye kadar beklemesine yüreğim razı olmadı. Bu mektubu benim gibi annelerini kaybetmiş ve her Anneler Günü’nde onu buruk bir şekilde ve özlemle yâd eden evlatlara adıyorum.

Hayat arkadaşımı nasıl bulacağım

Feyza hanım, iyi günler dilerim öncelikle... Yazılarınızı yıllardan beri okuyan bir okurunuzum. Bu sefer ben de bir sorunumu dile getirmek istedim.
Erkek okurlarınızın da en az kadınlar kadar köşenizi takip ettiklerinden eminim. Ama erkekler ezilseler de gururlarına yediremedikleri için size yazmazlar.
Aslında yazıp yazmama konusunda ben de çok tereddüt ettim, ama sonunda yazmaya karar verdim. Sizin bana yardımcı olabileceğinize inanıyorum.
Feyza Hanım, benim sorunum maalesef evlenememek.
36 yaşında, uzun boylu ve yakışıklı sayılabilecek bir erkeğim.
Ama maalesef yıllarca karşıma evlenebileceğim dürüst bir insan çıkmadı.
Bugüne kadar ben de dürüst, doğru biri olmaktan kaybettim.
İnanın hayvansever olduğum için beni dışlayan, sırf bu yüzden evlenmek istemeyen bile çıktı karşıma.
Yalansız ve çıkarsız sevebileceğim, sevgiyi sonuna kadar yaşayabileceğim, bir ömür boyu ayrılmayacağım birisini aradım ama maalesef bulamadım.
Çevremden umudumu kesince karşı olmama rağmen internetteki evlilik sitelerine üye oldum. Ama en fazla iki hafta kalabildim o sitelerde.
Çünkü sitelerde bırakın evlenecek insanı, sevgili olacak biri bile çıkmıyor. Kesinlikle kimseye arkadaşlık sitelerini tavsiye etmem.
Son olarak da siz aklıma geldiniz. Sizin okuyucu kitleniz kaliteli ve seviyeli insanlar. Belki okurlarınız arasından doğru, dürüst, yüreğinde merhamet olan biri çıkar diye düşündüm.
Feyza abla, sen de uygun görürsen şayet, evlilik amacı ile yazan okurlarınız varsa, gerçekten evlilik arıyorsa, onların e-mail adreslerini bana ya da benim e-mail adresimi onlara verirseniz size çok minnettar kalırım.
Ablacığım kısa bilgi vereyim buradan size.
Yaşadığım yer Mersin. Ama ben evlilik olursa her yere de giderim. Mesafenin önemi yok.
Ön lisans mezunuyum. Muhasebeciyim. Sevdiğim kişiyle sonsuza dek gider ve bir ömür boyu onu taşırım.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Yardımlarınız için de şimdiden çok teşekkür ederim.
◊ RUMUZ: EVLİLİK99

Sevgili oğlum, internetteki sitelerde ya da internetin herhangi bir yerinde karşılaşacağınız hiç kimsenin gerçek anlamda güvenilir biri olmayacağını defalarca bu köşede belirttim.
Bu nedenle iyi ki bir yanlış adım atmamışsın. Benim köşeme gelen bazı mektuplarda kendine eş arayan kişiler de olmuyor değil, ama ben köşemin evlilik köşesi olarak görülmesini kesinlikle istemiyorum.
Bu nedenle genellikle bu tür mektupları yayınlamıyorum.
Ama ender de olsa, seninki gibi samimiyetine inandığım, satırlarından bana güven aşılayan birkaç mektubu yayınlamadan edemiyorum. Bu yüzden mail adresin bende saklı kalmak şartıyla, mail’ini köşeme alıyorum.
Umarım dediğin gibi aklına ve kalbine hitap edebilecek biri çıkar, o zaman adresini ona veririm.

 

X