"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Ne insanlara sonsuz güvenin ne de herkese kuşkuyla bakın

“Güzin Abla, mektubumu yayınlar mısın yayınlamaz mısın bilmiyorum, sadece rahatlamak için yazıyorum sana. İyi ki varsın.

Türkiye’nin daha iyi bir ülke olmasında sivil toplum kuruluşları ile sosyal projelerin çok önemli bir yeri olduğunu ve senin de bunun önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum.
O kadar insanın derdini dinlemek kolay olmasa gerek. Bu yüzden sana sabır ve huzur dolu bir ömür dilerim” diye yazmış bu genç okurum.
Beni anlayan ve değer veren okurlarımdan bu tarz mektuplar aldığımda, hayatımı boşuna geçirmediğimi hissediyorum ve çok mutlu oluyorum.
Onun bizimle paylaştığı bu güzel yazıda anlatmak istediği gibi; kendinizi, doğrularınızı savunun ama insanları da dinleyin. Ne insanlara sonsuz güvenin ne de herkese kuşkuyla bakın. Hayatta her şeyin hassas bir dengesi var...
Bu yazı beni çok etkiledi. Ve çok önemsedim. Umarım sizin de hassas bir noktanıza dokunur...

İnsan ilişkileri, dengede tutman gereken hassas bir terazi

Merhaba Güzin Abla; bugün annemle hayata dair konuşurken aklımdan geçen cümle buydu: İnsan ilişkileri, güçlü bir insan olmak için, dengede tutman gereken hassas bir terazi.
Küçükken, kendimizi yabancılara karşı korumayı öğrendik.
Büyüyüp iyiyi kötüyü öğrendikçe, kendimizi akrabalarımızdan da korumayı öğrendik.
Sonra bencil insanlara ters düştüğümüzde bize nasıl zarar verdiklerini görünce, en sevdiklerimizden bile kendimizi korumamız gerektiğini öğrendik.
Bu aralar yine terazimin dengesini tutturmaya çalışıyorum...
Şunu biliyoruz ki insanın insana ihtiyacı var. İnsanların sevgiye, güvene ihtiyacı var. Ki bence bunlara sahip olmadan büyüyen insanlar, duygusal yönden engelli olarak gelişen bireyler.
Ama şunu düşünmeden edemiyorum; insan ne kadar sevmeli ve güvenmeli?
Bu soruyu kendime her sorduğumda, cevabım “insanları kademe kademe sevmeli ve güvenmeli” şeklinde oluyor.
Mesela işyerinde ya da kursta tanışıp sevdiğin, orada iyi anlaştığın, konuşabildiğin birisi, bazen dostun olamıyor.
Çünkü fazlasını istediğinde ya kendini değersiz hissediyorsun ya da arkadaşlığını sorgulayıp, uzaklaşıp yalnızlaşıyorsun.
Bazılarına da her şeyini, iyini kötünü anlatacak kadar güveniyorsun...
Keşke bu dengenin basit matematiksel bir denklemi olsa ve hayatı, insanları daha kolay anlasak... Ama maalesef yok.
Bu yüzden herkese söylemek istediğim birkaç şey var:
Sevgiye ve sevdiğiniz insanlara değer verin. Onları kaybetmeyin, çünkü onları kaybederseniz kendinizden de bir parça kaybedersiniz.
Sırf hayat şartları gereği ya da bir şeylerden kaçmak için evlenmeyin.
Sevgiye sahip olmayan evlilikler, hem çiftlere hem de doğacak çocuklarına mutsuz bir geleceğin başlangıcı olmaktan öte bir şey değildir.
Etrafınızdaki çocuklu aileleri biraz gözlemlerseniz, görürsünüz ki anne-baba olmak zor zanaat. Eğer çocuklarınıza sahip çıkamayacaksanız çocuk yapmayın.
Ve kendinizi, doğrularınızı savunun ama insanları da dinleyin. Herkese bol şans, açık bir zihin ve mutlu bir ömür dilerim.
(Zaman zaman) kafası karışık, mutlu, umutlu ve hayatta bir amacı olan bir genç kızdan sevgilerle...

X