"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Kurban bayramının amacı hiç et yiyemeyen yoksul insanları sevindirmektir

Kurban Bayramı’nın önemi, maddi durumu yerinde olanların kurban keserken; o kurbanı hiç et yiyemeyen yoksul insanlara tahsis etmesi gereğini her vesileyle hatırlamasıdır.

Kurban keserken hayvana da eziyet etmeden ehil ellerde kesilmesini sağlamak zorundayız.
Daha doğrusu yetkili mercilerin toplu kurban kesme yerlerinde bu görevi yerine getirmeleri çok önemlidir.
Evimizin bahçesinde veya sokak aralarında 7, 8 yaşlarındaki çocukların gözleri önünde olmamalı. Çünkü o anki vahşice kesim görüntüsü o çocukların belleklerinde yer edip, bir ömür boyu onları etkiler.
Bu görüntüleri maalesef her vesileyle yaşıyoruz; deniz ve akarsu kenarlarında kesilen kurbanın kanları ile suların renginin bile değiştiğini görüyoruz.
Yetkili olmayan kişilerin gerçekleştirdiği kesimler, hem hayvanın işkence çekmesine hem de kesimi yapanın yaralanmasına yol açar.
Bunların yaşanmasını istemiyoruz.
Elbette bayramlar hep güzeldir. Bu bayramların güzelliği içinde daima yoksulu gözümüzün önüne getirmeliyiz ve
yoksulu sevindirmeyi en önemli görev olarak kabul etmeli, ettirmeliyiz.
Kurban Bayramı’nızı kutlarım.
Rumuz: N.T.

Sevgili okurum, yoksulu sevindirmek, et yiyemeyen zor durumdaki insanlara yardım etmek, elbette ki hem dinimiz hem de insanlığımızın gereği...
Hele şu günlerde binlerce Suriyeli göçmen ailenin aç biilaç sokaklarda, yollarda sürünmesine yürek dayanmıyor.
Bunun gibi tüm bayramlarda amaç işte bu gibi yoksulları, açları doyurmak olmalı.
Ama bu yardım, bu kurban kesme gelenek olduğuna göre, bunu sadece yoksullar için gerçekleştirmeli değil miyiz?
Oysa hepimiz biliyoruz ki, kurban kesilip, eti konu komşuya dağıtılıyor, en kötüsü de kurbanın en iyi kısımlarını aile kendine ayırıyor. Evde kavurmalar yapılıp, saklanıyor.
Ben buna karşıyım. Mesele yoksula yardımsa, yoksul için kurban kesilecekse, amenna.
Ama işi israf haline getirmek, zaten hali vakti yerinde insanlara kurban eti göndermek niye?
Bu yardımı, bu bağışı mutlaka kan dökerek mi yapmak zorundayız? Hele hali vakti yerinde olmasalar da, mutlaka kurban kesmeye kendini zorunlu hissedenler, yanlış yönlendirilmiyorlar mı?
Yoksula yardım için, okulların açılmak üzere olduğu şu günlerde, bir çocuğa eğitim yardımı da yapılabilir. Ya da hiç et yiyemediğini bildiğiniz bir aileye kasaptan birkaç kilo et alıp veremez misiniz?
Hiç değilse zaten kesilmiş bir hayvanın eti kullanılır, (keşke etobur olmasaydık, o zaman onlar da kesilmezdi ya) bir hayvanın kanının dökülmesine sebep olmazsınız. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi gibi din alimleri, kurbanın farz olmadığını söylüyorlar.
Ben de onlara güvenerek, inanarak yazıyorum bunları. Tabii biraz da tüm hayvanların yaşam hakkına sahip olduklarını düşündüğümden.

Kaz tüyü yorgan ve montları kullanmak zorunda mıyız?

Kaz tüyünün elde edilişi de aynı kürk gibi insanlık dışı ve vahşice bir yöntemdir.

Kürk vahşetini hepimiz az çok biliyoruz. Fakat yorgan, yastık ve mont gibi eşyalarımızda kullanılan kaz tüylerinin elde edilişi hakkında bilinçli değiliz.
Kaz tüyünün elde edilişi de aynen kürk gibi insanlık dışı ve vahşice bir yöntemdir.
Hayvanlar canlı canlı, acı içinde tüyleri yolunduktan sonra yaralanmakta veya can vermekteler.
Yaşamak için kesinlikle kaz tüyüne ihtiyacımız yok.
Yazılarınızdan birinde bu vahşete yer verip insanları bilinçlendirmemize yardım ederseniz çok seviniriz.
Rumuz: Elif (hayvan korumacı)

X