"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin  Abla

İlk bebeğimi eşim yüzünden kaybettim

Eşimin öfke problemi var. İlk bebeğimi de onun şiddeti sonucu kaybettim. Ancak evliliğimi yürütmekte ısrarcı oldum. Kendimi suçlu hissediyorum. Bir kadın neden dayağı hak ettiğini hisseder, söyler misiniz?

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında bir kadınım. Hacettepe mezunu bir öğretmenim.

Atandığım Doğu ilinde, birini çok sevdim.

Evlilik dışı ilişki yaşadım ve sonrasında kendimi evliliğe mecbur hissettim.

Mantığım “Asla olmaz, kültürlerimiz uyuşmuyor. Ortak paydada buluşamazsınız” derken kalbim “Bir daha bu kadar sevemeyebilirsin” dedi. Kavga gürültü, nihayetinde evlendik.

Nişanlılık döneminde bile eşim tarafından şiddete maruz kaldım. Öfke kontrol problemi vardı. Evlendik ama bende depresif duygu durumu devam etti. Eşim huzurunu kaçırdığım bahanesiyle şiddetin dozunu artırdı. Artık dayak yemediğim günlerin çetelesini yapıp onlarla mutlu olmaya çalışıyordum. O dönemde bavulumu toplayıp çekip gidemedim.

İlk bebeğimi eşimin şiddeti sonucu kaybettim. Ama evliliği yürütmekte hâlâ ısrarcıydım. İkinci bebeğime hamile kaldım, her şey yoluna girmiş gibiydi.

Hamileliğimin 6’ncı ayında tayin isteyeceğimi söyledim. Eşim bir şartla kabul etti. Gittiğimiz yerde ailesi de bizimle yaşayacaktı. Zamanla beni ikna etti. İstanbul’a geldik.

Yeni hayatıma alışmam zor oldu. Son raddede eşime evi sahiplenemediğimi, ondan uzaklaştığımı söyledim.

Bana, “Senin dayak yeme zamanın gelmiş” dedi. Beynimde şimşekler çaktı adeta. Gitmeliyim dedim ve gittim.

Sonrasında yine barıştık. Yine evimdeyim ama boşanmayı düşünmediğim bir dakika bile yok. Kendimi suçlu hissediyorum. Bir kadın neden dayağı hak ettiğini hisseder söyler misiniz?

Rumuz: Feza

YANIT

ile çevrende ve kendi dünyanda evlilik dışı ilişkiyi reddettiğin için bu adamla evlenmek zorunda hissetmişsin kendini. Yaptığın ilk hata bu olmuş. Benim aklımın almadığı kadınların şiddet gördükleri erkeği hâlâ sevmeye devam edebilmeleri... Sen de böyle yapmışsın...

İkinci hatan, bebeğini kaybettikten sonra hâlâ bu evliliği sürdürmen olmuş. Ve hâlâ inatla bu adamın değişebileceğini düşünmüşsün. Oysa işte dediğin gibi aranızda büyük bir kültür, seviye farkı olması...

Büyük ihtimalle eğitim farkı da varmış.

Eşinin mesleğinden hiç söz etmiyorsun.

Belki de çalışmıyor ya da seninkinden daha önemsiz bir işi var ve bu yüzden sana karşı büyük bir aşağılık duygusu içinde...

Bunu, pek çok erkeğin yaptığı gibi, elindeki en büyük güce başvurup, kas kuvvetiyle sana üstünlük taslayarak yenmeye çalışıyor.

Bu adamın değişebileceğine gerçekten inanıyor musun, yoksa kendini mi kandırıyorsun?

Ona hâlâ sevgi beslediğini düşünüyor musun?

Yoksa yaptığın bu büyük hata yüzünden duyduğun pişmanlığı “hayır, hata değildi, düzelecek” diye kendi kendini kandırarak, alt etmeye mi çalışıyorsun?

Olmaz kızım, yürümez...

Allah korusun bu şiddet bir gün kadına yönelik cinayetlerden biri olarak karşımıza çıkmaz diye dua edebilirim ancak sana.

Hiç mi sığınabileceğin kimsen yok bu dünyada. Böylesine akıllı, eğitimli bir kadının başına bunların gelebilmesini gerçekten aklım almıyor.

X