"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Eşimin evli olduğunu bile bile onunla aşk yaşıyor

18 senedir evliyim, eşime çok güvenirdim. Ta ki altı ay kadar önce telefonunda bazı mesajlarını yakalayana kadar... İlişki kurduğu kız, eşimin evli olduğunu bile bile onunla aşk yaşıyordu.

Sevgili Güzin Abla, ben de aldatılan bir kadınım. 18 senedir evliyim ama bir süreden beri zoraki yürüyen bir evliliğim var. Eşimi düzgün biri olarak topluma kazandırmak için bütün ömrümü harcadım.
O ilkokul mezunuydu; ne yapıp edip ona ortaokulu bitirttim, lise diploması alması için gece kurslarına devam etmesini sağladım. Daha sonra da ehliyet aldırttım, ailem maddi olarak bize çok destek verdi.
İki evladımız var. Oğlum 15 yaşında, kızım 10 yaşında...
Eşime her şeyden çok güvenirdim; “Bunca şeyden sonra beni asla aldatmaz” derdim. Ancak altı ay kadar önce telefonda bazı mesajlarını yakalayana kadar... Dikkatimi çekiyordu, eve geldiğinde telefonunu kapatıyordu.
Bir gün dayanamayıp cep telefonunu karıştırdım, mesajları yakalayınca inkar etti. Ama ben dedektif gibi araştırdım ve mesajlaştığı kızı buldum.
Ben araştırdıkça eşim deliriyordu, hatta üzerime bile yürüdü. Ama ben boşanmak üzere onu mahkemeye verdim.
Eşim ilk celseye gelmedi, zaten bu arada evden de ayrıldı, bekar bir arkadaşının yanına yerleşti.
İlişki kurduğu ve yakaladığım kişi de bir ev kızıydı, hiç evlenmemiş. Eşimin evli olduğunu bile bile onunla aşk yaşıyordu.
Eşim ikinci celseye geldi ve mahkemede hakime; “Karım ne söylese haklıdır, çok istiyorsa boşanırım ama ben karımı seviyorum, boşanmak istemiyorum” dedi.
Hakim bana sordu, “bir süre tanıyayım mı” diye...
Ben de “Tamam çocuklarım için bir şans vereyim” dedim. Şu anda eşim eve döndü, ama aynı ilgisiz tavırlarıyla, bana uzak ve soğuk davranıyor.
Birkaç kez telefonunda yine o kızın numarasını yakaladım; telefonu o gün açık unutmuştu. “Yine mi, görüşüyorsun” diye sorduğumda “O arıyor, bırak arasın dursun ben cevap vermiyorum” dedi.
Ama benim içim hiç rahat değil; artık kaldıramıyorum. Sağlığımı kaybettim, uyku uyuyamıyorum, sürekli eşimin telefonunu karıştırıyorum. Ondan mesaj var mı aramış mı diye...
Ne yapmalıyım, o kızın bu yaptıklarını ailesine bildirerek ondan intikam almak istiyorum.
Çünkü o kız eşimi hâlâ arıyor ve o aradığı sürece de huzurum yok.
◊ Rumuz: Mesajlar yüzünden

YANIT

Sevgili kızım, böyle bir evlilik sürdürülmez ki... Ne kendine ne de ailene huzur veriyorsun. Eminim çocuklar da bu durumun farkındalardır ve onlar için bu çok büyük bir ruhsal travma olmalı. Kendini düşünmüyorsan onları düşün.
Mahkemede eşinin şans istemesini kabul etmişsin, bunu da çocuklarım için yaptım, diyorsun. Ama ben sana inanmıyorum.
Çünkü yeniden bir aile olmaya karar vermiş olsaydın, bu olayı artık bir daha konu etmezdin, eşine de rahat verirdin. Tabii kendine de...
Bütün gece eminim, eşinin telefonunu karıştırmak yüzünden, uyku uyuyamıyorsun, sinirli, huysuz ve mutsuz bir kadın haline gelmişsin.
Eşin artık o kıza cevap vermediğini söylüyorsa, buna inanmalısın.
Zaten telefonda cevap verip vermediğini de anlayabilirsin.
Aralarında ne geçmişse geçmiş, artık bir kez onu yeniden kabul etmişsin, şimdi başının etini yemenin, kendine de ona da, en önemlisi çocuklara da hayatı zehir etmenin alemi yok.
Bir de bana karşı ilgisiz ve uzak diyorsun, ne yapsın adam?
Her zaman tekrarladığım bir şey vardır; eşlerinizin ihanetini kabul edip, onunla yeniden yola devam etmeye karar verdinizse eğer, artık o konuyu silip atacaksınız, sürekli başına kakmayacaksınız.
Aksi halde, çekilmez bir kadın olarak eşinizi yeniden bir başkasına itersiniz.
Bunu yapamıyorsanız, o zaman affetmeyin, boşanın gitsin.
Bu kızın, eşinin peşini bırakmadığını görsen de önemli olan onun karşılık vermemesi...
Sonunda kız da pes edecektir. Ailesine haber versen ne olacak, belki de biliyorlardır. Sen bırak bu intikam meselesini, yuvana, ailene bak.
Yeniden sevecen, yüzü gülen, huzurlu bir kadın olarak, hem eşini hem de çocuklarını mutlu etmeye bak.

Gerdek gecesinden çok korkuyorum

Sevgili Güzin Ablacığım, ben 18 yaşındayım. Bana yardım edebilecek tek ablam sensin, bana akıl verecek olan da sensin...
Ablacığım ben bir yıldır nişanlıyım, bir ay sonra da evleneceğim. Ama gerdek çok gecesinden korkuyorum. Hem de o kadar çok korkuyorum ki kendimi öldürmeyi bile düşünüyorum.
Acaba bu korkum boşa mı, yoksa söyledikleri gibi çok zor mu geçer bu ilk gece. Çevremdeki bazıları bana; “O geceyi asla unutamazsın, çok zorlanırsın, çok canın yanar” diyorlar.
Doğru mudur bu? Her gece rüyalarıma giriyor.
Çıldıracak gibi oluyorum, kaçacak yolum da kalmadı.
Ablacığım ne olursun bana en yakın zamanda cevap ver, ne yapayım ben bu korkumu yenmek için.
◊ Rumuz: İlk gece

Güzel kızım, çevrendeki bu münasebetsiz insanlara neden inanıyorsun? Şöyle bir etrafına bak...
Evlenmiş, eşleriyle el ele, kol kola gezen, mutlu, huzurlu genç kadınları görmüyor musun?
Eğer bu ilk gece sana anlattıkları gibi korkunç bir şey olsaydı, hiç kimse kolay kolay evlenmezdi, ciddi sorunlar yaşardı.
Bu insanların saçma sapan sözlerine inanırsan, cinselliğini yaşayamaz, mutsuz olursun.
Önce evlendiğin insanı sevip sevmemen önemli. Onun da sana yaklaşımı önemli tabii.
Bir yıldır nişanlıysanız, elbette ona karşı bir sıcaklık hissetmişsindir. Elini tuttuğu, sana sarıldığı, hatta bir öpücük aldığı olmadı mı hiç? Çok mu kapalı ve tutucu insanlar bu çevrendekiler...
Evliliğin sevgiyle, aşkla, cinsellikle bir bütün olduğunu hiç kimse söylemedi mi sana?
Bekaret zarı denen şey, incecik bir zar. İlişki sırasında sıyrılıyorsa, biraz da kan geliyorsa, gözünde büyütülecek bir şey değil.
Eğer eşin sana sevgiyle ve şefkatle yaklaşırsa, kendini mutlu hissedersen, her şey o kadar normal ve doğal seyreder ki, hiç de korkulacak bir şey olmadığını anlarsın.
Bu çağda, bu çok doğal olayı bu kadar sorun yapmana gerçekten üzüldüm.
Sanırım pek çok ailede olduğu gibi, seni hiç kimse eğitmeyi düşünmemiş.
Cinsel yaşamın gerekliliğini ve doğallığını anlatmamış.
Bu konuda hiçbir kitap da okumadın mı, ama tabii uzmanlar tarafından yazılmış bilimsel kitaplar...
Şunu da söylemeliyim, bir yıldır nişanlı olduğun kişiyle de karşılıklı konuşabilirsin bu konuyu.
Korkularını anlatabilirsin.
Böylece sana yaklaşımı çok daha farklı, çok daha şefkatli olursa, cinselliğin insana acı değil, mutluluk veren bir yakınlaşma olduğunu görürsün.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI