"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin  Abla

Beni öpmesine izin vermeyince ayrıldık

İlk görüşte onun evleneceğim genç olduğunu anlamıştım. İlk kez ona “sevgilim” demiştim. Ama 2 ay sonra beni öpmeye kalkınca onu tersledim. Sonrasında sorunlarımız başladı ve ayrıldık.

Merhaba, ben 23 yaşında, üniversite mezunu bir genç kızım. İlişkilerle ilgili kafam karışık, size danışmak istediğim bir konu var.
Geçen sene tanıştık onunla. İlk gördüğümde çok beğenmiş ve aşırı heyecanlanmıştım. Daha o an içimden “İşte bu benim evleneceğim kişi” demiştim. İlk kez böyle bir şey aklımdan geçiyordu.
Daha önce konuştuklarım olmuştu ama hiç ciddi bir beraberlik yaşamamıştım. Normalde her şeye takılan biriyimdir, ama onunlayken durum değişmişti.
Sevgili olduk çok geçmeden, elimi tuttu sadece, ben böyle mutluydum. İlişkimizi sorgulamıyordum.
İlk kez ona “sevgilim” dedim, hiç söylemediğim şeyleri ilk kez ona söyledim.
Aradan 2 ay geçti, beni öpmek istedi, tersledim. Bu durum zoruna gitti. Zaten ondan sonra sorunlarımız başladı.
“Ben sevdiğim insana dokunamıyorum bile, sen bana karşı bir şey hissetmiyorsun” falan demeye başladı. Sürekli benim bir şeylere çok fazla takılmamdan şikayetçiydi.
Kavgalı olduğumuz bir gün yine buluştuk ama soğuk duruyordu. Eve bıraktı beni, “Seni seviyorum” deyip gitti. 1 hafta sonra da benden soğuduğunu söyledi ve ayrıldık. Pes etmedim, devamlı yazdım ona, “Böyle olmamalıydı” dedim. Gelmedi, dönmedi. Kararlıydı.
3 aydır askerde. 1 ay kadar önce yeniden konuşmaya karar verdik fakat sevgili olarak değil. Çünkü 8 aydır ayrıyız. “Bundan sonra daha düzgün atacağız adımlarımızı” dedik.
Bu arada birlikte olduğumuz dönemde gelecekten konuşurduk, fakat geçen gün “Ben uzun süre evlilik düşünmüyorum” dedi aniden.
Arada da cinsellik gibi konulardan konuşuyor. Onu terslemek istemiyorum, “Askerlik psikolojisinden dolayı böyledir” diyorum. Ama biz beraberken de “Seninle sevgili gibi değiliz” diyordu. Zaten o yüzden soğudu benden, biliyorum.
Sizce ne yapmalıyım? Böyle bir konu için bir erkek gerçekten yargılanmalı mı?
◊ RUMUZ: ESKİ SEVGİLİM

YANIT

Seni gerçekten anlayamadım sevgili kızım... Hem bu genç adamın sana yakınlaşmasına imkan vermiyorsun, seni öpmesini istemiyorsun hem de “Bir erkek bu konular nedeniyle yargılanmalı mı?” diyorsun. Ki yargılayan da sensin.
Onun “Seninle tam anlamıyla sevgili bile olamadık” demesine şaşırıyorsun. Cinsellikten söz etmesini askerlik psikolojisine bağlıyorsun. İyi ama bir genç erkeğin sevdiği ve evlilik planları yaptığı genç kızla her şeyi konuşması doğal değil mi?
Sen üniversite mezunu bir genç kızsın. Çocuk sayılmazsın, iki sevgilinin, senin izin verdiğin düzeyde yakınlaşmasının, en azından öpüşmesinin çok normal olduğunu bilecek yaştasın.
Daha en baştan ona ters davranırsan, o da “Sen bana karşı bir şey hissetmiyorsun” demekte haklı olabilir. Sence hoşlanma nedir, sevmek, çekilmek, arzulamak nedir? İnsan birinden hoşlanırsa, ona yakın olmak, ona dokunmak, onunla tensel yakınlaşmayı da tatmak isteyebilir. Hem onu gördüğüm anda “işte evleneceğim erkek” diye düşündüğünü söylüyorsun. Ama evlenmeyi düşündüğün adamın seninle öpüşmek gibi masum bir davranışını bile tersliyorsun.
Bütün bunları iyi düşün kızım, sevdiğin gence haksızlık etme...

Öğretmenimden hoşlanıyorum

Merhaba Güzin Abla... Ben 18 yaşındayım. Genç ve bekar bir edebiyat öğretmenim var. Uzun süre kendime bile itiraf edemedim ama artık eminim, çok hoşlanıyorum ondan.
İlk başlarda bunun bir heves ya da geçici bir heyecan olduğunu düşünüyordum ama sonradan durum değişti. Bizim iletişimimiz çok farklı, yani bir öğrenci-öğretmen samimiyetinden ileri. Arkadaş gibiyiz.
Telefonunu alırım, görüştüğü kadınlarla mesajlarını okurum, numaralarını alırım, bana asla bir şey demez. O da benim telefonuma bakmak ister, arada da bakar.
Onu çok kıskandığımı ve neleri kafaya takacağımı bildiğinden, hep beni kıskandıracak şeyler yapar. Mesela benim sevmediğim, konuşmasını istemediğim, kıskandığım kadın hocalar ve öğrenciler var; yanımdayken hep onlarla konuşur. Sonra da dönüp bana bakıp güler. Çünkü gülünce dayanamadığımı bilir.
Ben tepki gösterince de yanıma gelir, gönlümü almaya çalışır. Bana şiirler okur...
Ben ondan öğretmen gibi davranmasını bekledikçe, o aksine bana karşı çok yakın oldu. Hatta defalarca “Seni seviyorum” bile dedi.
Ama sonra beni bir boşlukta bıraktı. Ne yapacağımı bilemiyorum şimdi.
Ben artık okuldan mezun oluyorum. Sence ne yapmalıyım?
◊ RUMUZ: ÖĞRETMENİM VE BEN

YANIT

Sevgili kızım, edebiyat öğretmeninle arkadaş gibi olduğunuzu söylüyorsun. Bu olmayacak bir şey değil. Onu arkadaş gibi görmen, aranızda bir dostluk bağının kurulmuş olması yadırganmamalı.
Lise son sınıftaki genç kızların bir öğretmene yakınlık duyması sık rastlanan bir durum.
Ancak onun senin bu duygularının farkında olması, bundan hoşlanıp keyif alması, seninle ilgilenmesi, şakalaşması, bir anlamda senin duygularınla oynaması hiç hoş değil.
Sonuçta o bir öğretmen ve -eğer sen yanlış anlamıyorsan- seninle bir şekilde flört etmesi çok çok yanlış.
Bilemiyorum; belki de onun davranışlarına sen farklı anlamlar yüklüyorsun, belki de dostça söylediği “Seni seviyorum” sözünü yanlış yorumluyorsun...
Zaten “Beni boşlukta bıraktı” sözün bana tam olarak bu hissi verdi.
Ne olursa olsun, sonuçta sen çok gençsin, daha önünde eğitim yılların, uzun bir hayat var.
Neyse ki bu yıl liseyi bitirmişsin. Üniversite yılları şu bu derken öğretmenini kısa zamanda unutacaksın. En doğrusu da bu olur...

X