"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Beni metresi durumuna düşürdü

Merhaba Feyza Hanım, ben 40 yaşında bir kadınım, çalışıyorum ve iki tane evladım var.

Eşimle üniversitede evlendik. Erken yaşta evlenince beraber büyüdük diyebilirim. Çok zor ama aynı zamanda çok güzel 16 yılımız geçti.
Ne olduysa iki yıl önce oldu. Eşim yanında çalışan, kendisinden 20 yaş küçük bir kıza aşık olduğunu söyleyerek evi terk etti. Ben iki çocuğumla çok zor bir dönem geçirdim her anlamda.
Üç ay sonra geri döndü. Ve ben üç kişilik bir hayatın içinde buldum kendimi.
Kızla ilişkisini gizlemeden sürdürdü. “Katlanamam” dediğim olaylara katlandım bu süreçte. Ondan kopamadım, onca yılın ve evlatlarımızın adına gözyaşlarımı içime akıttım. İnsanlar “gurursuz” dediler bana. Ama inanın, insan yaşamadan bilemiyor.
Eşim iki ay sonra kızdan ayrıldı. Benim günlerim eşimin bana bir sıcak sözünü ve bakışını beklemekle geçti. O da kendince bir şeyler yapmaya çalışıyordu ama hani hissedersiniz ya, karşımdaki o eski sevgi dolu erkek değildi. Artık bir şeyler eksik, bir şeyler yarımdı...
Birkaç ay sonra eşimle o kız yeniden birlikte olmaya başladılar. Kızın ailesi de rıza göstermiş, şimdi imam nikâhıyla beraber yaşıyorlar. Bize yine maddi ve manevi sıkıntılar kaldı.
Bu sefer evlatlarım için daha güçlü olmaya çalıştım. Bir kadın olarak bir savaşçı gibi her cephede savaşmak zorunda kaldım.
Aradan yine aylar geçti. Eşim, toplum içerisinde o kız gerçek eşiymiş gibi davranıyor. Evlatları ve ben arka plandayız.
Birkaç haftadır ise benimle cinsel anlamda tekrar yakınlaştı. Bunu gizli tutmamız gerektiğini söylüyor. Sanki eşi o kadın, bense metresi durumuna düştüm. Sabırla onun bize tekrar dönmesini bekliyorum. Eşimi çok seviyorum, onsuz olmak istemiyorum...
Rumuz: Umut

Sevgili kızım, böyle seninki gibi tutkular bana çok mantıklı gibi gelmiyor. 21. yüzyılda, kadınların hâlâ ikinci bir kadının varlığına katlanabilmesi, kendilerini açık açık aldatan adama hâlâ “aşığım, onsuz yapamam” diyebilmesi beni şaşkınlığa sürüklüyor.
Çocuklar, maddi zorluklar diye boşuna sıralama, asıl gerçek “eşimi çok seviyorum, onsuz olmak istemiyorum” sözlerinde saklı...
Ne olursa olsun, ondan vazgeçmek istemiyorsun, kısacası bir anlamda onu o kıza bırakmak istemiyorsun. Sana sadece seks için yaklaşan bu adamı, gururunu ayaklar altına alıp kabul etmen seni hiç utandırmıyor mu?
Bir kadın olarak seni anlamaya çalışıyorum ama hâlâ genç bir kadınsın ve hayatını bu şekilde mahvetmene sessiz kalmak mümkün değil.
Bir gün aklın başına geldiğinde, yıllar geçmiş olacak ve sen geriye döndüğünde, elinde ne kalmış bakakalacaksın. Kocanın o kızdan vazgeçmesi boş bir hayal. Ancak yıllar sonra, adamın parası bitince, yaşı ilerleyince, o kız onu terk edecek. Adamın posasını da sana yollayacak.
Ya senin kaybettiğin yıllar, yaşadığın bunca acı... Neyin uğruna, kimin uğruna? “Bütün bunlara değdi mi” demeyecek misin?

X