"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Aileler, çocuklarının mutsuzluğuna nasıl göz yumuyor?

Sevdiğim adamla mezhep farklılığı nedeniyle ayrıldım. Ailesi beni istemedi, tanışmaya bile gerek görmediler.

Güzin Abla, geçen gün köşenizde yayınladığınız ayrılık öyküsünden çok etkilendim.
Ben de sevdiğim adamla mezhep farklılığı nedeniyle ayrıldım. Ailesi beni istemedi, tanışmaya bile gerek görmediler.
Hayatımda ilk defa bir adamla ömrümü geçirmeyi hayal etmiştim ben. İlk defa aşık olmuştum. Birine bağlanmaktan korkmamayı onunla öğrenmiştim...
Bir anda bitiverdi her şey.
Saatlerce oturup ağladık ayrılırken. Ama ailesini karşısına alamayacağını söyledi.
Sevdiğim adam daha önce de yine ailesi yüzünden ayrılmış bir başkasından. Benimle de olamayınca artık kendi hayallerinden vazgeçtiğini, ailesinin istediği biriyle evlenip onları mutlu edeceğini söyledi.
Şimdi ayrıyız. Ama her Allah’ın günü aynı iş yerinde birbirimizi görüp gözlerimizin dolduğunu saklamak için köşe kapmaca oynamaya başladık.
O içtiği sigara sayısını arttırdı, ben her akşam ağlamaktan yorgun düştüm.
Ve gerçekten de bir süre sonra ailesinin istediği gibi biriyle evlenmeye karar verdi.
Arkadaşımla oturup konuşmuşlar. Kızı sevmediğini anlatmış ağlaya ağlaya.
Duyduğum an dünyam başıma yıkıldı, günlerce bir şey yiyemedim. O ise kızın yanında bana bakmaya devam etti, zayıfladıkça zayıfladı.
Herkes ne kadar mutsuz olduğunu, kötü gözüktüğünü konuşuyor iş yerinde.
Artık onu anmamaya, görmemeye çalışıyorum. Ancak çevremdeki herkes onun hâlâ bana baktığını, dalıp gittiğini, evleneceği kıza da kötü davrandığını, ilgisiz olduğunu söylüyor.
Hâlâ yanımdan geçerken gözleri doluyor.
Ayrılığımızın üzerinden 1 sene geçti. Ben artık onu eskisi gibi sevmiyorum. Sadece bana hissettirdiklerini özlüyorum ama okurunuzun yazdığı mektup bana yaşadıklarımı hatırlattı, ağlamaya başladım.
Bazı şeyler, ne kadar zaman geçse de, zamanla sevginin acısı hafiflese de tamamen unutulmuyormuş.
O şimdi bir başkasıyla mutsuz, benim başkasıyla deneyecek gücüm bile yok...
Merak ediyorum, aileler çocuklarının mutsuzluğuna nasıl göz yumabiliyor? Nasıl rahat edebiliyorlar?
Rumuz: Sevenleri ayırmasınlar

Sevgili kızım, belki söyleyeceklerim canını yakacak ama ben bu gibi durumlarda sadece aileleri suçlamak istemiyorum.
Evet, aileler bu devirde bile mezhep kavgaları, yalan yanlış düşünceler, kulaktan dolma öyküler yüzünden birbirlerine düşman olabilirler.
Ama siz gençler, eğitimli, kültürlü, bilinçlisiniz. Ailelerinizi aşmalısınız, öyle değil mi?
Onların bu inançlarını yıkmak için mücadele etmekten neden kaçınıyorsunuz? Onlara bu konuda bilgi verip güvenilir ilahiyatçıların kitaplarını okumaları için neden ısrar etmiyorsunuz? Bunun yerine hemen pes ediyor, sevginizden vazgeçmeyi seçiyorsunuz.
Burada sözüm elbette senden çok sevdiğin adama. Hayatına giren iki sevgiliyi de, ailesine boyun eğip reddetmiş. Tüm hayatını mutsuz geçirmek pahasına senden de vazgeçmiş.
Gözyaşları ya da kilo vermesi hiç önemli değil benim gözümde.
Koca delikanlı olmuş, “Bari ailemi mutlu edeyim” gibi bir saçmalığın ardına sığınıp seni terk etmiş.
Bu onun ne kadar zayıf, pasif ve ailesine bağımlı olduğunu gösteriyor. Hayatı boyunca da ailesinin sözünden çıkmayacağı ortada. O nedenle bu ilişkinin bitmesi senin için iyi olmuş.
O zamanla yanlışını anlayacaktır. Ama sen onun için hayıflanıp durmamalısın. Sen kendi hayatından asla vazgeçmemelisin.
Bundan böyle yüreğinin kapılarını aralık bırakmayı öğrenmelisin.

X