Uğur Işılak üstat kadar olamasam da...

SEYRETMEDİYSENİZ, işinizi gücünüzü, çoluğunuzu çocuğunuzu bırakıp internetten bulup seyredin.

Haberin Devamı

Uğur Işılak, koalisyon karşıtı bir şiir yazmış. Sonra da davudi sesini müzik ve ekoyla süsleyerek kameraya okumuş. Şöyle gidiyor:
Hareketler ofsayt, sözler sansasyon
Bu kafayla kurulamaz koalisyon
Dostluklar için şart sterilizasyon
Bu kafayla kurulamaz koalisyon

*

Türkçe bilmeyen bir insan bunu seyredip iki ihtimal üzerinde durur:
Duygusal bir kahramanlık şiiri okunuyor.
Türkçedeki Fransızca kökenli kelimeler, bir şiirle öğrencilere belletilmeye çalışılıyor.
Zira şiir on kıta filan ve senkronizasyondan, spekülasyona, kalibrasyondan rehabilitasyona bütün ‘asyon’la biten kelimeler mevcut!
Gayet güzel saz çalıp türkü söyleyen bir insan bunu niye yapar? Benim için hayal kırıklığı. Gerçi başka saz çalıp türkü söyleyenler bünyemde daha büyük hayal kırıklıklarına da sebep oldular ama şimdi girmiyorum ona! Konu Uğur kardeşim.
Bir kere mizah alanına bu kadar rafine bir eserle girip ekmeğimizle oynadığı için kendisini esefle kınıyorum. İnsan hangi motivasyonla bu hallere düşer, sanatçı olarak empati yapıp kendimi de hevesle sınıyorum! Gördüğünüz gibi, kafiye bulma yeteneğim, Uğur Işılak’tan biraz daha iyi.
Makara yapıyoruz filan da çocuğun varmış bir bildiği. Köşe yazarları, akademisyenler, teori üstüne teori üretti, olmadı. CHP-AKP 36 saat görüştü, olmadı. Uğur Işılak bir “Bu kafayla kurulamaz koalisyon” dedi, valla kurulamadı, iyi mi?
Ben sanatçı arkadaşımın bayrağını devralıp, ülkenin durumunu dile getiren bambaşka bir şiire imza atmak istiyorum:

*

Haberin Devamı

Fikrim Uğur kardeşimden aşırmasyon
Umutlarımız oldu halüsinasyon
Kalmadı hiçbir konuda motivasyon
Arkadaş, harbiden kurulamadı koalisyon

Evet bu şiir bir tık atmasyon
Dolar uçtu, nedir bu enflasyon?
İptal olsun akşamki rezervasyon
Arkadaş, harbiden kurulamadı koalisyon

Başkanlık sistemi sanki bir obsesyon
Herkeste hafiften bir depresyon
Artık milletçe çaremiz meditasyon
Arkadaş, harbiden kurulamadı koalisyon

*

Bence muhteşem oldu... “Adisyon lütfen” isimli şiir kitabım yakında raflarda...


Kapıııııış!


MİSKET oyununda bazen oyunda olmayan abilerden biri gelir. Eğlenmek için “Kapııış” diye bağırır. Bu, kendisi dahil herkesin bilyelere atlayıp, avucuna alabildiği kadarını alıp kaçabileceği manasına gelir. Oyunun dışında, ama bir tür oyun kuralıdır. Güzelim misketi karambole çevirir. Çocuklar birbirine girer, ağız yüz çizilir.
Bir arkadaşımızın gerçek hikâyesidir (hatta sonra bir çizer tarafından karikatür olarak çizilmiştir): Çocuklar sokakta misket oynarken, amca balkondan seyrediyor. Biri “Kapııış” diye bağırınca, amca artık oyuna fazla daldığından mıdır nedir, misketleri kapmak için balkondan atlıyor! Kol bacak kırık!
Bu hikâye bana son seçimlerden sonra ülkenin halini hatırlatıyor. Misket oyunu, kurallarıyla sürüp giderken, aniden bir kargaşa, bir karmaşa: Kapııış!
Memlekette kim önce “Kapııış” dedi, ortalık aniden nasıl karıştı meçhul.
Ama birinin “Kapııış” demesi biraz, “Kuralları fiilen yıktım, atlayıp misketlerin hepsini kapsam bile meşrudur” demek gibi. Bu açıdan, Cumhurbaşkanı’nı “Kapııış” diyen büyük abiye benzetebiliriz. Kapılan misketleri de başkanlık sistemine.
Başka bir bakış açısıyla, Cumhurbaşkanı “Kapııış” anonsunu duyunca balkondan atlayan amcaya da benzetilebilir. Karambolü görünce, (belki de olaya hâkim olma amacıyla, artık bilmem) sahaya atlayıp misketleri toplamaya çalışan komşu amca.
Oysa biz onun misketin kurallarıyla oynanmasını sağlama ihtimalini sevmiştik...
Oysa biz onun balkondaki halini, o balkondan söylediklerini sevmiştik...
Keşke hiç o balkondan inmeseydi, misket oyununda hiç “Kapııış” olmasaydı.

Yazarın Tüm Yazıları