"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Önce eski yılın hakkını bir verin, ayıptır!

Ay bizim millete telefon, ev, her şeyin yenisi olsun da taştan olsun.

Önce eski yılın hakkını bir verin, ayıptır

Yeni yılın daha ne hayrını gördük de kutluyoruz? Önce bir kendini ispatlasın! Kanımca yılbaşının konsepti yanlış. Ana tema öyle böyle hayatta kaldığımız eski yılı takdir etmek olmalı!


Yeni modelini görünce hemen eskisi tu kaka ha? Böyle yok pahasına gitti o canım yüksek tavanlı evler, antika eşyalar, bakır tencereler, aah ah.
Her şeyin yenisine bu kadar meraklı millet yoktur. Yeni telefon, yeni ev, yeni parfümlü deterjan... Yahu her şeyin ‘yeni’si iyi olacak diye bir kaide yok. Eskisini mumla ararsınız yarın öbür gün bak. Hemen siyasi siyasi gülmeyin aranızda, bir şey anlatıyoruz! İyi alıştınız politik hicve valla. Ama, ı ıh, bugün canım istemiyor. Düşündürmeden güldürsem mi ne yapsam...

Geceyarısı balkabağına dönüşeceksiniz

Yılbaşı gecesi ha? Giyin kuşan, hediye peşinde koş, kuruyemiş al, hindi yap, evi süsle, sokaklara çık, para harca, uğraş didin, ne olacak? Ben söyleyeyim: Geceyarısından sonra balkabağına dönüşeceksiniz! O kadar yeme içme, ayakta durma ve uykusuzluk ödem yapar, top gibi şişirir çünkü.
Yeni yılda bir önceki yıla göre hayatınızda ne değişecek, onu da anlatayım. Kısa vadede, mesela hemen 1 Ocak günü, bir önceki günden daha yorgun, daha göbekli, daha bedbin ve hevessiz olacaksınız. Ayrıca Milli Piyango da size çıkmayacak. Karamsar öngörülerimde hiç yanılmadım, biliyorsunuz. Hatta aslında yılbaşı gecesi yaralanma ihtimaliniz Milli Piyango’nun size çıkma ihtimalinden yüz bin kat filan fazla. Öyle bakmayın, gerçekçilik iyidir. Kendinizi bunlara hazırlayın diye söylüyorum. Hep derim, hayal kırıklığı olmasa hayat bir komedi. Ve yılbaşı da her zaman dev hayal kırıklığıdır. Size sukutu hayali alaşağı etmenin formülünü veriyorum. Ve farkındaysanız bir yandan da Osmanlıca konuşuyorum. Şu an hâlâ eğlendirirken kara kara düşündüren bir mizahım var.

1 yıllık emeğe saygı

Kanımca yılbaşının konsepti yanlış. Yeni yıla bu kadar prim vermeye gerek yok. Ana tema eski yıla duyduğumuz şükran olmalı. Sonuçta alnımızın akıyla 2014’ü bitirmişiz, en azından hayatta kalmışız. Olduğu kadarla yetinmek lazım. Daha kötüsü olabilirdi, yine öyle böyle yırtmışız. Kutlanacak budur arkadaş! Yılbaşı için, şirketlerin onuncu yılı, dizilerin ellinci bölümü partileri gibi. “Vay anasını buralara kadar nasıl geldik, harikayız”, doğru bakış açısıdır.
Yoksa 2015’in neyini biliyorsunuz da “Hoş geldin yeni yıl” diye coşuyorsunuz? Bence tanıdık bildik bir 2014 varken, henüz hiçbir hayrını görmediğimiz 2015’i kutlamak için kafanın biraz iyi olması lazım. Zaten galiba yılbaşı geceleri ondan bu kadar içiliyor. Yeni yılı yadırgamamak, gerginliği atıp ona samimi davranabilmek için. “Gelen yıl gidenini aratmasın”, yılbaşı gecesinin en iyimser dileğidir kanımca. O şekilde bakarsanız, inanın ertesi gün ne hayal kırıklığı olacaktır ne ödem. Sakin, efendi insana yakışır bir gece geçirir, kazasız belasız uyursunuz. Geleceği değil, geçmişi, yeni değil eski yılı kutlayın, onun hakkını verin.
Şöyle düşünün: Ne iyi geldik 2014’ün sonuna ama ha. Baya iyi geldik yalnız. Fakat hakikaten iyi geldik ha?

X