"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Nobel’i Türk’üm diye bana vermediler

ABD’li üç bilim insanı bu yıl hakkımı yiyerek Nobel Tıp Ödülü’nü aldı. Yıllardır kendi üzerimde yapıp burada yazdığım araştırmalarımı intihal ederek! İnsanoğlunun biyolojik ritmini onlardan değil, benden öğrenin.

"Bizler dünyanın devinimine uyum sağlıyormuşuz". Bence bir kere bu açıklamayı sadece ‘devinim’ kelimesini kullanıp havalı görünmek için yaptılar. Yoksa buldukları şeyin ampirik bilgilere dayalı özetini ben yıllardır yazıp çiziyorum.

Neymiş bunların 3.5 milyon lira kazanmasına sebep olan muhteşem buluş?

Bir gen, gece artan, gündüz azalan bir protein üretiyormuş. Ki kusura bakmasınlar et, süt, yumurta dışındaki proteinlere pek prim vermiyoruz. Zira insanoğlunu bu araştırmaya dair ilgilendiren konu, gün içinde vücudumuza ne yapmamız gerektiği. Yani kaçta çalışıp, kaçta uyumalıyız, kaçta eğlenip, kaçta toplantı yapmalıyız? Bilim insanoğlunun pratik ihtiyaçlarına cevap vermiyorsa, o zaman kum tanelerini sayalım, belki ona da Nobel verirler! Değil mi efendim?

Şimdi, bunların ‘buldukları’ işe yarar sonuçlar şunlar:

1.İnsan vücudu sabah altıda yüksek kortizol, yani stres hormonu salgılıyormuş. Yıllardır dilimde tüy bitti, o saatte kalkılmaz, spor yapılmaz, toplantıya girilmez, çalışılmaz. Niye? E stres! Hık diye gidersiniz, Allah korusun. Sabah altı civarını mışıl mışıl uykuda geçirmek gerektiğini defaatle yazmıyor muyum? Mersi.

2.Sabah altı-dokuz arası tansiyonda artış oluyormuş. Tansiyon yükselince ne yapılır? Hemen uzanılır, derin nefesler alınır, gevşenir. Şimdi siz benim gibi bu saatleri yatakta geçirseniz, sağlık için en güzeli değil mi?

3. Öğlen üç civarı vücutta güçlü bir koordinasyon oluyormuş. Hah işte! Bir yandan mail atar, diğer yandan çalışma arkadaşına şaka yapar, öte yandan iç yazışmayı okursun. Hem senaryo yazar hem rolünü ezberler, hem WhatsApp gruplarına laf yetiştirirsin. İdeal mesai saati öğlen-öğleden sonra başlamalıdır! Üç saat kadar sonra da, yani saat 18.00’de de vücut en yüksek ısıya ulaşıyormuş. Bu ne demek? Bu saatte yürüyüşe çıkarsan, sporunu adam gibi öğleden sonra yaparsan daha çok yağ yakarsın! Yemin ederim muhteşemim.

4. Akşam yedi-sekiz gibi vücut en yüksek tansiyona varıyormuş. İşte o aralar bir tatlişko ara vereceksin. Yemeğini yiyeceksin, muhabbetini edeceksin, istersen rakıya oturacaksın veya bir film atacaksın, vücudu sakinleştireceksin. 21.00 civarı vücut melatonin salgılıyormuş, onu kale alma. Bir Türk kahvesi çak, hayata devam et. Hayır, vücuttaki bütün hormonların sözünü sürekli dinleseydik neler olurdu? Hayvan değiliz yav, biraz kendine hâkim ol.

Nobel’i Türk’üm diye bana vermediler5. En önemli veri, ki yıllardır iddia ederim, vücut saat sabah üç civarı en derin uykuya kavuşuyormuş. Demek ki, üçe çeyrek kala filan yatacaksın ki, önceki boş beleş uykuları geçiştir, direkt en derin yerden gir!

Amerikalı üç bilim insanına yıllardır yazdıklarımı intihalden dava açmak istiyorum! İstismardan da dava açabilirim, zira araştırmalar meyve sinekleri üzerinde yapılmış ve o sinekler kim bilir ne yaşadı!  Hayvan hakları konusu hiç açılmıyor, hayretler içerisindeyim! Ben meyve sineklerine mutfakta kendi doğal ortamlarında bakıyorum. Özgürce geziniyorlar.

Şahsen bilimsel etik açısından tüm araştırmaları yıllardır kendi üzerimde yaptım. Bir nevi radyasyonu bulup sonra radyasyondan hayatını kaybeden Madam Curie gibi, bilime kendimi feda ettim. Bak Madam Curie de Nobel aldıydı. Herkese verdiler ,bana yok. Türklüğüm veya aşırı derecede güzel olmam komiteyi kıskandırıyor abi. Başka mantıklı açıklama bulamıyorum.

X