"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Hamsi kuşundan vatan hainine saniyeler içinde varabildiğimiz günler!

Milletçe yüzümüzü yıkayıp bir kahve mi içsek? Acık hava alıp aklımızı başımıza mı toplasak? Belki o zaman sadece referandumda ‘evet’ veya ‘hayır’ oyu verecek diye kendi vatandaşımıza “Vatan haini” diye bağırmaktan vazgeçip kendimize geliriz. Belki biz kendimize gelirsek, siyasiler de aklını başına toplar!

90’lar iyiydi hoştu, ama o kadar da müthiş değildi. Yalnız şöyle bir şey vardı ki fena halde özlüyorum. Ülkede vatan haini denen tek grup vardı, PKK teröristleri. Aklımız daha bir yerindeydi o yıllar demek.

Onun dışında, evet yine tatsız isimlerimiz vardı. İşte efendim şunu giyen, bunu takan, şu renk Türk, bu renk Türk. Ama en azından, sadece bakış açısı veya görüşünden dolayı dakikasında “Vatan haini” oluveren kimse yoktu.

Şimdi 79 milyon, herkes herkese, özellikle sosyal medyada bu etiketi çaat diye yapıştırıyor! Bir vatan hainliği yapılmamış. Suç işlenmemiş, vergi tıkır tıkır verilmiş, vatan sevgisi yerli yerinde. Ama “Vatan haini” diye bağırıyor karşıdaki. Niye? Referandumda oyun ‘hayır’ veya ‘evet’ olacak diye. Açıklamışsın, tepesi atmış. Veya açıklamamışsın da o öyle hissetmiş, seni oralarda bir yerlerde görüyor. Önemli değil. Kendisi başka oy verecekse, sen, fırt, dakikasında vatan hainisin!

Yav biz delirdik mi? Milletçe bir kahve mi içsek? Bir yüzümüzü mü yıkasak? Bir beş dakika camın önünde oturup oksijen mi alsak? Sizce düzelir miyiz? “Ne vatan hainliği yahu, herkes ülkesini sevdiği için kendi doğru bulduğunu savunuyor işte” diye kalkıp o bağırdığımız vatandaştan özür diler miyiz?

Bu şu an Türkiye’nin en büyük problemi!

Her konuyu hop diye siyasallaştırıyoruz. Biz bu saçmasapan işin ustası olduk. Yemin ederim bazen deney gibi bakıp tepkileri izliyorum. Misal, geçen gün evde hamsi vardı. Instagram, kullanıcıları yemek fotoğrafı koymadığında dövüyor malumunuz! Ben öyle duydum. Kuralı bozmadım, tabakta hamsi kuşu fotoğrafını koyup, “Rize’de de ne hamsi yenir üff” gibi bir şey yazdım. Bu kadar yüzeysel, gastronomiye ait, neşeli, siyasetten tamamen alakasız bir paylaşımın altına, bütün beklenebilecek sempatik yorumların yanında, şunlar da yazıldı:

-Gülse Hanım siz evde yemek yapmayan elitlerdensinizdir, hiç insanları kandırmaya çalışmayın!

-Kesin yanında rakı da içiyorsunuz ama ülkedeki atmosfere uyup sansürlediniz?

-Siz Geziciler rakısız yiyemezsiniz!

-Rize diyerek kime yaranmaya çalışıyorsunuz?

-Rize demeyin, Atatürk heykelini kaldıran bir şehirden bahsetmeyin bana!

-Atatürk heykeli kaldırılmadı taşındı, sizin zihniyet bu putlaştıran zihniyet işte!

-Sizin zihniyet de Atatürk’ü inkar eden zihniyet!

***

Sonra beni unutup aralarında kavga etmeye başladılar. Muhabbet hayır-evet kavgasına dönüşmeye başlayınca kafası gidenleri üşenmeyip engelledim.

Yahu hamsi kuşu bu kardeşim! Yemek yemek! Bir anda nasıl buradan yola çıkıp ikiye ayrılıp kavga etmeye başladınız?

Ve daha vahimi, biz bu noktaya nasıl geldik?

Bence artık eğitimi, sanatı, dış işlerini, hatta gayet siyasi bir konu olan yeni anayasa taslağını bile tartışırken siyasetten arındırarak tartışmalıyız.

Çünkü şu an yaya geçidi sokağın neresine yapılsın gibi basit bir konudan bile ikiye bölünüp birbirimize girecek hallerdeyiz.

Siyasete saplanıp tıkanıp kalıyoruz. Hiçbir şeyi çözemiyoruz, hiçbir konuya tarafsız verilerle çare bulup uygulayamıyoruz. Bir deli çıkıp eğitimi, yaya geçidinin yerini, hamsi kuşunu siyasi bir slogana alet ediveriyor, sonra herkes kendi durduğu yeri takım tutar gibi savunmaya başlayınca, hakaretler, küfürler başlıyor. İş eskiden sadece teröristlere denilen “Vatan haini” yaftasını birbirinden suçsuz bir sürü vatandaşın birbirine yapıştırmasıyla bitiyor.

Daha da korkutucusu, bunu artık aklı başında sandığımız siyasiler de yapmaya başladı.

Ben size bir şey söyleyeyim mi, hiçbir anayasa taslağı, hiçbir refah vaadi, hiçbir yönetim değişikliği, hiçbir parti taraftarlığı, hiçbir karizmatik lider birbirini seven bir halkın ikiye ayrılıp karşısındakine “Vatan haini” diye bağırmasına değmez!

Hayır hamsi kuşunun ne suçu vardı zalımlar? Tarif isteseydiniz verirdim, kavgaya tutuştunuz.

X