"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Geleceğin en popüler ürünü sizin kopyanız mı olacak?

SİNEMA tartışmasında “Yeni Cem Yılmazlar çıkartırız” cümlesine eğlendik güldük.

Ama bu cümleyi bambaşka bir konunun, gelecek mühendisliğinin çerçevesinde tekrarlarsak: “Yeni Cem Yılmazlar, Gülse Birseller, daha da önemlisi yeni Stephen Hawkingler, yeni Aziz Sancarlar, belki yeni ‘siz’ler çok yakında!” Yetenekli gençleri alıp yetiştirmek manasında değil. Biyokimyasal ve beyinsel algoritmalarınızı kopyalayarak beyin, zihin, birikim ve eğilimlerinizi yapay zekâlarda yaşatmak manasında!

Yeterince tedirgin olduysanız konuya giriyorum!

Sapiens’in yazarı Yuval Noah Harari, Davos’taki konuşmasında açtı bu konuyu.

“Yeni jenerasyonlarda vücutların, beyin ve zihinlerin mühendisliği yapılacak. Ve ekonominin yeni ürünleri tekstil, otomobiller filan değil bunlar olacak. Bilgiyi kontrol eden insanlar geleceği ve dünyayı kontrol edecekler.”

Nasıl bir bilgi bu?

Sizin bilgileriniz efendim!

En basitinden, bugün o bilgisayarı veya akıllı telefonu kullanırken bilgi almak kadar kendinizle ilgili bilgi de veriyorsunuz. Ve o bilgi paha biçilmez. Nasıl ki YouTube’a girdiğinizde seyrettiğiniz videoların benzerleri çıkıyor veya çok alışveriş yaptığınız internet sitelerinin reklamı her sayfada beliriyor, tercihleriniz kayıt altında tutulup size özel seçenekler görünümü altında sunuluyor, ileride de biyolojik ve psikolojik bilgileriniz çok daha detaylı öğrenilip kaydedilecek.

Yani gelecekte sadece banka hesabınız veya e-postalarınıza değil, sizin bile bilmediğiniz bedensel-zihinsel tüm bilgilerinize hacker’lık yapılacak!

Mesela basit ve yıllardır kullanılan bir bilgi toplama örneği: Reklam filmlerinin test gruplarında kullanılan bir yöntem. Seyirciler oturtulup onlara reklam filminin ilk montajı seyrettirilir ve seyircilerin gözleri filmin neresinde dolaşıyor, nereye odaklanıyor, nerede bakışlar dağılıyor ölçülür. Zira seyircinin karşısında gözbebeklerinin hareketlerini algılayan bir sensör vardır. 5-6 yıl önce çektiğim bir reklam filminin deneme gösteriminden sonra “Gülse Hanım, sizin yakın planlarınızda seyircinin bakışı yoğun şekilde yüzünüze odaklanıyor, diğer oyuncular ekrana geldiğinde bu daha az oluyor, bakışlar dağılıyor, montajı değiştirip sizin yakın planlarınızı arttıracağız” dediklerinde bir yaşıma daha girdiğimi hatırlıyorum.

Bu teknik, o gün reklam filminin internette daha uzun süre ve odaklanarak seyredilmesini sağladı. Ama aynı teknik o test grubundakilerin birey birey ben ve diğer oyunculara, reklamdaki eşya ve mekânlara sevgi, nefret, dikkat duyguları ve kimin hangi detayla ilgilendiği hakkında da bilgi verdi!

Çok çok yakında elinizdeki cep telefonları yapacak bu akla hayale gelmedik ölçümleri! Yapıyor olabilir bile. Böylece ekrana bakarken, bir sesi dinlerken en çok kimlere, nelere, odaklanıyorsunuz bilinecek! Gıdalara dair zaaflarınız, cinsel yönelimleriniz, hatta daha da detaya girelim, misal erkekseniz bir kadın vücudunda daha çok nereyi cazip buluyorsunuz, sarışınlardan mı esmerlerden mi hoşlanıyorsunuz, bu bilgilerin hepsini fark etmeden vereceksiniz. Zira kolunuzdaki akıllı saatler tansiyonunuzu, kalp atışlarınızı, vücut hareketlerinizi zaten ölçüyor. Biraz daha ileri gidin: Serotoninden dopamine beyin kimyasının ölçülmesine yıllar mı kaldı, aylar mı? Herhangi bir filmi seyrederken, sokakta yürürken, çalışırken hatta evde boşluğa bakarken fiziksel ve ruhsal olarak ne yaşadığınız, hangi detaya baktığınız, korkularınız, heyecanınız, mutluluğunuz, belki de beyninizin hangi bölgelerinin yandığı, hepsi bilgi olarak bir merkezde toplanabilecek.

Yani bedeninizde de ruhunuzda da neler döndüğünü sizden daha iyi biliyor olacaklar güzel kardeşim.

Hepimiz birer algoritmayız ve algoritmanız çıkarıldıktan sonra, sizin kopyalarınız hatta daha iyi kopyalarınız yapılabilir. Daha da ilginci, hafızanız, zihniniz, psikolojiniz, bilgi ve deneyimleriniz, yani neredeyse ruhunuz bir bilgisayara yüklenebilir, geliştirilerek daha iyisi üretilebilir...

Bu bilgiler kimin elinde nasıl işe yarayacak? Yapay bir Gülse Birsel kopyası iyi olur, komedi üretir filan da, kimler, nerelerde, ne için kopyalanıp, tekrardan tasarlanıp üretilecek o şu an meçhul.

Ama dünyanın milyonlarca yıllık organik hayattan zeki tasarımla yeniden üretilmiş inorganik hayata geçmesine az zaman kaldı!

Biz bu bilgi ve teknolojinin neresindeyiz?

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI