"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Ey yükselen yeni nesil! Düşme!

Hayal kurmaya devam et. Ülkenin en saygıdeğer meslekleri paçavraya çevrildi. Ama sen yine de doktor, hâkim, gazeteci ol. Geleceğin parlak olmasa da heyecanlı olur, teminatıyız!


Sevgili gençler, bugünkü yazımda size kariyer tavsiyeleri vereceğim. İlkokulda şarkıcı, lisede oyuncu olmak istemiş, iktisat okurken gazetecilik yapmış, sonra sinema eğitimi alıp dergi editörü olmuş, ardından yazar ve oyuncu olarak hayatına devam etmiş birinden, ben olsam kariyer tavsiyesi almam. Hatta selam bile almam belki. Pek istikrarlı ve aklı başında biri gibi gelmez bana.
Öte yandan çok gerçekçi bir durum tespiti yapacağım, inanın.
Sevgili gelecek planı yapan genç arkadaşım!
Eski gözde meslekleri unut! Doktor, mühendis, mimar, öğretmen, gazeteci, hâkim, savcı, asker filan, geçti bunlar. Kapandı o devir.
Yazının bu noktasında benden inovasyon, yazılım, genetik bilimi filan gibi şeyler duyacağını sanıyorsun değil mi?
Ne alakası var? Burada onlar geçmiyor gülüm! Muhtemelen işsiz kalır, gurbete çalışmaya gidersin. Hatta zaten buralarda hiç girme o işlere. İşsizlik neyse de, eski köye yeni âdet getirip başını belaya sokarsın. Zira “Biz burada icat çıkaranları sevmeyiz”!


Yazık etme kendine


Ben sana ufuklar açma, yepyeni bir vizyon getirme peşinde filan değilim. Eski havalı mesleklerin yerle yeksan olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

*

Doktor filan olma mesela. O kadar yıl okuyacaksın. Muhtemelen maaşın bilimsel araştırma takip etmene bile yetmeyecek. O bir şey değil, gittikçe
kazmalaşan bu toplumda muhtemelen ikide bir hasta yakınlarından dayak yiyeceksin. Canını sokakta mı
buldun?

*

Öğretmenlik ne şık meslekti eskiden değil mi? Yapma! KPSS hileliyse zaten geçmiş olsun. Olmadı diyelim, atanana kadar yıllar geçecek. O arada eğitim sistemi 835 defa değişecek ve senin halin kim bilir ne olacak? Yazık etme kendine.

*

Askerlik ne havalıydı bir zamanlar. Üniforması ayrı, şanı şerefi ayrı. Artık hiç girme o işlere. Girenlerin başına neler geldi biliyorsun. Mesleğin getirdiği çatışma filan gibi tehlikelerden değil, saf milletiz, kolay “Kandırılıyoruz” ya, ondan! Otur oturduğun yerde.

*

Hâkim, savcı deyince eskiden herkes önünü iliklerdi. Şimdi önce “Hangi tarafın hâkimi, savcısı?” diye soruluyor. Oturup Roma hukuku kitapları devireceksin, sonra mesleki değerin, verdiğin kararın doğruluğuna göre değil, iktidarın kafasına ne kadar uyduğuna göre belirlenecek. Amaan, nene lazım?


Özenme sakat işlere

Ey yükselen yeni nesil Düşme

Mühendis, mimar filan, zaten hiç uğraşma.
Mühendisler şanslılarsa şirketlerde yöneticilik filan yapıyorlar. Yapılan inşaatlarda mimar bulundurmak da fuzuli görüldüğünden, ne dirsek
çürüteceksin ki yıllarca?

*

Gazeteci olmak mı istiyorsun? Niye, manyak mısın? Eskisi gibi mi gazetecilik yahu? İşsizliğe mi susadın, hedef gösterilmeye mi, kelle koltukta
yaşamaya mı? Aman diyeyim.
Sevgili genç arkadaşımın ebeveyni... Çocuğunuzu bu havalı, prestijli, saygıdeğer meslekleri seçmeye teşvik etmeyin. Lise birde alın okuldan yavruyu.
Kebapçı olsun, müteahhit olsun, moda blogger’ı
filan olsun, ne bileyim.
Sevgili genç arkadaşım...
Sen de hiç özenme bu sakat işlere... Türkiye o bildiğin ülke değil artık... Yapma. Ya da... Yap!
O kadar ısrarlıysan..
Ol kardeşim! Doktor ol, öğretmen ol, gazeteci ol, hâkim ol! En kralından ol ama! Belki de bizi sen kurtaracaksın bu feci vaziyetten. İşte buyur! Benden
kariyer tavsiyesi almayın demiştim.

X