"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Bu yazı mebus olarak geçirmedim ya, ona yanarım!

7 Haziran seçimlerinde herhangi bir partiden milletvekili seçilseydim, hem tatil programımda bir aksama olmayacak hem de beş aylık vekillikle hayatım kurtulacaktı. 1 Kasım seçimlerinin tekrarlanma olasılığını duyan, bilen varsa deyiverin n’olur. Bu sefer bu treni kaçırmayayım!

Anketler malum.

Sonuçlar üç aşağı beş yukarı aynı gibi.

Ankara kulislerinden duyumu olan Allah rızası için haber etsin.

Cumhurbaşkanım yine sonucu beğenmeyip ‘seçim volume-3’ yapmaya karar verirse artık bu sefer faka basmayacağım.

Kısa dönem mebusluk hayalimdeki iş.

Şimdi çalışmalara başlasam, geç kaldığım halde, şöhret kontenjanından partilerden birine aradan sıkışırım gibi geliyor.

Zira mebus adayı olarak sayısız avantajım var.

Bir kere vatandaşları dolaşıp kendimi tanıtmama, kampanya yapmama gerek yok, zaten herkes tanıyor.

Parti ayrımı yapmıyorum.

Ama örneğin eğer AK Parti şahsıma sıcak bakıyorsa, önceki seçimde vekil adaylarının giydiği Osmanlı kıyafetlerinin kralını bulurum!

Oyuncu insanım. ‘Muhteşem Yüzyıl’ı aratmam.

Kaftanından terliğine, makyajından Hürrem yüzüğüne eksiksiz vekil kostümünü toplar, en iyi fotoğrafçılarda poster çektiririm.

Ah kafam!

Eğer öngörülü bir insan gibi geçen seçimde aday olsaydım, 7 Haziran’da seçilirdim.

Sonra ayın 20’sine kadar mazbata aldın, Meclis’i dolaştın filan, tatlı tatlı vakit geçirirdim.

SEN VEKİLSİN, TRAFİK SANKİ SANA MI TIKALI?

Arada 20-25 gün, gittin geldin, birkaç oturuma katıldın filan.

Ne etti tarih? 15 Temmuz!

Tak, Meclis tatil! 1 Ekim’e kadar!

Yani bu yaz Ege sahillerinde geçirdiğim zamanı, yine Ege sahillerinde geçirme imkânım vardı.

Ama yanında bonus olarak vekil maaşıyla! Sadece nakit olarak, beş aylık maaş, yani 75 bin TL kaybım var!

Ege sahillerinde ne yaptım?

Gazeteye yazı yazdım, kitabımı bitirdim filan.

Bir de çılgın gibi kalış ve yemek parası ödedim!

Bodrum’da lahmacunun 50 lira olduğunu herkes biliyor. (Allah’tan lahmacun yemedim.) Vekil olsam böyle mi olurdu?

Meclis lokantasında 6 liraya kuzu şiş, 2.5 liraya zeytinyağlı enginar yerdim.

Üstelik bir kere vekil olunca da o lokantadan hayat boyu yararlanıyorsun!

E bir daha Ankara’da restorana mı gidilir?

Hayır, zaten vekil olsam niye bütün yazı Ankara’da geçireyim?

Ege-Akdeniz sahillerindeki herhangi bir kamu kurumunun tatil kampında, günlüğü 20-30 liradan paşalar gibi tam pansiyon kalabilirdim!

Vekil olunca bu tesislerden de hayat boyu faydalanıyorsun iyi mi?

Ay ağlayacağım!

Daha şahanesi, yıllarca trafik çektikten sonra, ‘geçiş üstünlüğü’. Trafik tıkalı ama sana mı tıkalı?

Sen vekilsin, bas geç.

Alışverişe filan giderken itfaiye gibi trafiği yara yara giderdim.

Vallahi ömrüm uzardı.

1 Ekim’e kadar kâh tatil tesislerinde kah Ankara’da idare ettin mi?

Ekimde Meclis açılıyor.

De ki ‘tekrar seçim’e kadar her gün gittin.

Yaz başıyla topla.

55 günlük bir mesai için, günlük 1.360 TL’ye geliyor, ki bayağı iyi.

MECLİS’TE BİR RENK OLURUM

O 55 günde de zorlanacağım kadar yoğun bir çalışma olmazdı diye düşünüyorum.

Dizi yaparken haftada yedi gün, ortalama 10-12 saat çalışan insanım.

Esasında bazı vekillere bakınca bir yandan dizi yapıp öte yandan vekilliğe devam edebilirdim gibi de geliyor.

Laptop’umu Meclis’e götürmem ve arada sırada senaryodan kafamı kaldırıp alkışa katılmam yeterdi.

Amanın kafamı hangi duvara vursam!

Fakat en çok yandığım, vekillik bittikten sonra ölene kadar sende kalan diplomatik kırmızı pasaport!

Oh, dünyayı gez.

Hem vize masrafından, hem elâlemin seni oğullarına alacaklarmış gibi araştırıp sorguya çekmesinden kurtul!

Abilerim ablalarım!

1 Kasım’dan üç-beş ay sonra bir daha ‘tekrar seçim’ olacaksa, ölümü görün beni listeye koyun!

Parti ayırmıyorum, herkesi kucaklıyorum.

Meclis’te bir renk, bir tat, birkaç şaka ve taze nane ferahlığında bir nefes için!

Sayın Cumhurbaşkanım, size sesleniyorum.

Gayet yerli ve son derece milli bir insanım, bir kıyak yapın, hayatım kurtulsun, gözünü seveyim.

X