"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

“Botoks değil, detoks yapınız”

İçkim yok sigaram yok, günde bir kahve için detoksa gidilir mi? Kate Moss’tan ne eksiğim var dedim, vejetaryenliği şiar edinmiş ünlü detoks merkezine gittim. Artık hem nasıl besleneceğimi biliyorum hem de bünyemde oluşan klorofille oksijen üretebiliyorum! Ama beni geceleri hastane odalarında bırakmayın, kapının önüne koyun


“Bana bir urfakebabı verin, dünyayı yerinden oynatayım” lafı, yukarıdaki başlık gibi bana ait bir vecizedir. Beni sıkıştırıp bir hap haline getirseniz (Sevenler ‘mizah hapı’ filan diyecektir, değil) et bulyon çıkar! Ben bir hayvanseverim. Dana, kuzu ayırmam, severim. Yeter ki iyi marine edilsin ve az pişsin. Hiç pişmese de olur esasında. ‘Steak tartare’ tabir ettiğimiz, aslında çiğ bıçak kıymasından köfte harcı olan Fransız yemeği, bence Fransa’nın vücuda getirdiği en önemli eserdir (En azından benim vücuduma getirdiği.)
Peki ıssız adaya gitse yanına alacağı üç şey ‘et-süt-yumurta’ olacak bu insanın, sadece sebze meyve yenen bir detoks merkezinde ne işi var?

‘Toks’ yok ki detoks olsun?

Her yaz mevsimine birlikte başladığım 3 kilo fazlam, herhangi bir çaba göstermeksizin eylülde defolup gitmiş olur. Aynı şekilde, kışın da o 3 kiloyu herhangi bir çaba göstermeksizin geri alırım. Evet sabaha karşı kaymaklı ayva tatlısı yemek çaba gerektiren bir aktivite değil.
Bir arkadaşımın zayıfladığına şahit olup, 3 kiloyu hızlıca verivermek için bu detoks merkezine geldim. Yoksa içkim, sigaram yok. Günde bir sütlü kahve için detoks mu yapılır?
Olay Bodrum’da geçiyor. Kate Moss’un, Naomi Campbell’ın filan geldiği ünlü yer var ya, oradayız. Önce bu zor tecrübeyi gazeteye Survivor diliyle yazarım diye düşünüyorum. Vejetaryenlerle ilgili şakalar, hayvansal gıdalarla ilgili iltifatlar filan... Bir insana lafı böyle mi yedirtilir? Laf bir şey değil, çiğ kabak ve karnabaharla hazırlanmış bir yemek böyle iştahla mı yedirilir?
Burada birkaç detoks var. Birinde sadece sebze ve meyve suları içiyorsunuz. Diğerinde ek olarak, şahane salatalar var. Bir başkası, hepsi sebzelerden yapılan akıl almaz lezzetli yemeklerle ‘çiğ’ diyet. Kararım üçer gün hepsini denemek. Merkezde ozon terapisi, yoga, masaj vs. var. Ama buranın vazgeçilmezi ‘kolema’ denilen uygulama.

Kolemam kolemam ben buralarda duramam!

Dişlerinizi fırçaladıktan sonra ağzınızı dört beş kere çalkalayıp tükürürsünüz ya. Onun bağırsaklarınıza yapıldığını düşünün. Kolema bu! Detaya girmeyeceğim! Ama en ilginci ‘olay yaşanırken’, nasıl desem, ‘sizden bir daha dönmeyecek şekilde ayrılanları’ bir su tankından akıp geçerken TV gibi seyredebilmeniz. Gıda geçmişiniz gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçiyor diyebiliriz! “Bu da sana ders olsun” diye mi yapıyorlar bilmem. Ama “Gördüklerin senin olsun, bize yiyip içtiklerini anlat” deseler, göstereceğiniz film şeridi bu olur. Muhtemelen film popüler olmaz ama festivalde ödül alabilir. O kadar karanlık!
Merkezdeki bir detoks çeşidi de ‘Master detoks’. Bunda kolema her gün! Ben Amerika’dan mastırım olduğu için bu mastıra gerek duymadm! Daha doğrusu kolemanın tek defası yetti!

Ocakbaşı değil göbek taşı

Dayanılmaz açlıklar yaşayacağım korkusuyla ilk gün hamam seansımdan sonra çıkıp yürüdüm. Acil durumlar için ilerideki ocakbaşını gözüme kestirdim! Ancak... Bugün 7’nci gün ve hiç acıkmadım! 2 kilo yağ kaybedip kas kazandığımı da gururla ekleyeyim. Ayrıca sanırım 17 yaşından beri filan ilk kez kahve içmeden yazı yazabiliyorum! Enerjimse 5 kahve içmiş gibi! Demin 55 dakika spor yaptım. Bu günlük spor ortalamamdan yüksek. Zira günlük ortalamam sıfır dakika.
C vitamini serumu alırken hemşire odasına gelen bir çift gördüm. Beyefendi merkeze bir hafta önce 17 tansiyonla gelen, ilaç kullanan bir tansiyon hastasıymış. Üç gün önce ilacı bırakmış. Yanımda ölçtüler, tansiyonu 14 çıktı. Hemşireler şaşırmadı. Tansiyon hastaları ve diyabetliler bu detoksun dramatik faydalarını görüyorlarmış.
Menemenler ve urfakebaplarla buluşmama 2 gün kaldı! Dönüşüm muhteşem olacak gibi hissediyorum ama hakkını vermem lazım şunları da yaşadım:
1) Kilo verdim, enerjim yükseldi, cildim pırıl.
2) Çiğ sebzenin performansını görüp beslenmemde daha çok rol vermeye karar verdim.
3) Artık bünyemde oluşan klorofille fotosentez yapabiliyor, oksijen üretebiliyorum!
Şaka ayol şaka, bir deneyin şu işi... Kate Moss 1.60 boyuyla top model olabildiyse, var bir bildiği o akıllı bıdığın!

DÜNYA ÇAPINDA GIYBET!

“Botoks değil, detoks yapınız”


Kate Moss çok tatlıymış, isteyen herkesle resim çektiriyormuş. Naomi biraz gıcıkmış! Hemşire odasında serum filan alırken içeri başka müşteri aldırmıyormuş. Kate biraz çökmüş ama Naomi’nin vücut acayipmiş. İkisi de yılda 2-3 kere gelip master detoks yapıyorlarmış. Kate, karaciğeri toparlayan serumun müdavimiymiş. Ve ikisi de kolemaya bayılıyorlarmış! Belki onlar top model diye su tankından defile geçiyordur, bilmiyorum!

X