"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Atın bir kahkaha, üstünde durmayın!

Artık Cem Yılmaz’ın gösterilerine, komedi filmlerine giderken yanlarında içine gülmek için torba mı götürecek kadınlar? Evde misafirle ‘Yalan Dünya’ filan seyrederken her şakada odaya kaçıp kahkaha atıp geri mi dönecekler?

Bülent Arınç son yıllarda ülkede büyük bir ahlaki çöküntü olduğundan şikâyet etmiş. Katılıyorum!
Rüşvet, kanun tanımazlık, adam kayırmacılık, yalan, komplo, şantaj, ayrımcılık, çevre katliamı ve kendisinin bahsettiği gibi kadın cinayetleri son yıllarda arttı. Sebebi, Arınç’ın söylediği gibi ‘birkaç özel televizyonun hazırladığı gençlik dizileri’ne bağlamak, bence bazı kanallara aba altından sopa göstermek için konuyu vesile etmek. Konuşmanın devamında Arınç, “Kadın iffetli olacak, herkesin içinde kahkaha atmayacak” dedi ve kıyamet koptu. Bu, yaşlı bir aile büyüğünden duyulsa gülümsetecek veya anlayışla karşılanacak bir cümle olabilirdi. Ama sözün sahibi Başbakan Yardımcısı. Elbette açıklama özel hayata müdahalenin zirvesi olarak algılandı.
Şahsi fikrim, memlekette birçok kurum çökmüş, kimsenin birbirine ve dünyada herhangi bir ülkeye güveni kalmamışken şu an bir kadının kahkaha atması iffetsizlik değil, olsa olsa “Ümit ışığı” olur! Ama Harry Potter’ın Hermione’sini bile galeyana getirecek kadar bir patırtıya da gerek yok. “Kahkaha atarız, özgürüz, şu bu...” Yahu tabii ki öyleyiz! Artık Cem Yılmaz’ın gösterilerine, komedi filmlerine giderken yanlarında içine gülmek için torba mı götürecek kadınlar? Evde misafirle ‘Yalan Dünya’ filan seyrederken her şakada odaya kaçıp kahkaha atıp geri mi dönecekler?


Kahkahanın yasaklanacağı en son ülke


Bu ülke oraları kaç yüzyıl önce aşmış geçmiş. İnsanların fıkralarla gevşediği, şakalaşarak dostluk kurduğu memlekette, Nasreddin Hoca ülkesinde, mizahın anavatanında ciddiye alınacak laf mı o? Ya Arınç aile içerisinde konuşur gibi coştu gitti, ya da AK Parti’nin gündem değiştirme veya farklı kesimlerden oy toplama stratejisi işbaşında. Saadet ve Hüda Partili muhafazakârların sempatisini kazanmak için söylenmiş olabilir mesela.
Arınç’ın eleştirilere cevabi açıklamasında bir ‘direğe tırmanma’ lafı geçti ki, onu önceki cümle gibi aile büyüklerinden duymuşluğumuz yok. Bir-iki gün boyunca herkes çözmeye çalıştı! “Azıp duvarlara tırmanma gibi bir şey mi kastetti” diyenden, “Bayrak indirenlere gönderme mi yaptı” diye şüphelenenlere, ne teoriler... Meğer bir magazin ünlüsünün bir fotoğrafı varmış, onu kastetmiş. Biz nereden bilelim? Ve bize ne yahu?
Ciddiye almayın, atın bir kahkaha gitsin. Bu köşede “Haydi protesto etmek için kahkahalar ülkeyi çınlatsın, iktidarın kulakları çınlasın” yazabilir, Twitter’da “inadınadiren32diş” etiketi filan açabilirdim. Ama inanın değmez. Bu ülkenin kapalı, açık, tüm kadınları gülmeyi, kahkaha atmayı sever.
Soru şu: Zihinsel arka planında kadınların nerede, nasıl güleceği konusunda bile kuralları olan bir parti, nasıl bu kadar oy alıyor? Öyle ya, nüfusun yarısı kadın. Bu kadınlar ‘gülmeyen kadınlar’ mı?
Televizyonda takip ettiğim bazı araştırmalardan çıkan izlenim şu: Eğitimli, şehirli, çalışan kadın seçmen ağırlıklı olarak CHP seçmeni.
Ancak bir programda NYU’nun hocalarından Doçent Selçuk Şirin’in söylediklerine bakılırsa “Türkiye’de seçimleri belirleyen ev hanımları”! Sebebi şu: Ev kadınlarının çoğunluğu Tayyip Erdoğan’a oy veriyor. Ve sonucu değiştiren de, bu oldukça kalabalık kitle. Sözkonusu ev hanımları, ulaşılması en zor kitle aynı zamanda. Çoğu haber seyretmiyor, gazete okumuyor, internet kullanmıyor. Ev ev ziyarete gideceksiniz. Kendinizi anlatacak, sosyal yardım yapacaksınız. AK Parti bunu iyi beceriyor.
Bu ev hanımları kahkaha atma konusunda Arınç’a katılıyorlar mı, katılmasalar da ihtiyaç listelerinde kahkaha atmaktan çok daha ön sıralarda tencerenin kaynaması ve sosyal yardımlar mı var, bilmiyoruz. Bence araştırılmalı.
Ama Arınç’ın kişisel fikrinden büyük sonuçlar, karamsar gelecek öngörüleri çıkartmamalı. Bu topraklar kasvetin yaşayamadığı, mizahın, gülmenin güldürmenin sevildiği, geleceğe hep ümitle bakılan topraklardır.
Ve kadın-erkek 75 milyonun ortalık yerde, aynı anda kahkaha atması hepimizin esas amacı olmalıdır!

İsrail’e nasıl tepki gösterilir?

Museviler demedim, dikkat ediniz. İsrail!
Daha doğrusu, kafayı yediğini düşündüğüm, bugün itibariyle ülkelerinin adını, tarihte kara bir sayfaya, kanlı harflerle yazdırmayı özenle başarmış bulunan İsrail hükümeti!
Gazze’de yaptıkları insanlık dışı ve asla unutulmayacak bir skandal! Dünyada birçok Musevi de olan bitenler yüzünden utanç, isyan ve daha da korkuncu, İsrail’e öfkenin yarattığı bir tehlike içinde.
Sürekli “Konuşuluyor, bağırılıyor ama bir şey yapılmıyor” diyoruz. Sen yap kardeşim! Mesela, hiç gitmedim, artık hayatta da İsrail’e turist olarak gitmem. İsrail mallarını da araştırıp satın almayacağım. İsrail’le çalışan şirketler de, şimdiye kadar ticareti kesmedilerse, talep olmayınca kesecekler mecburen. Naif mi buldunuz? 75 milyon yaparsa naif olmaz, bir etkisi olur!
Bir zamanların ‘Fransız malları almayalım’ boykotu gibi bir şey değil bu. Hem artık sosyal medya var, hem de bu konu iki ülke arasında bir sorun değil, yeryüzünde vicdanı olan tüm insanları ilgilendiriyor. Turizm ve ticaret konusunda İsrail’e tavır koyma çağrısı, dünya çapında yayılırsa, etkisi büyük olur. Justin Bieber Türkiye’ye gelsin konulu hashtag’i bile dünyada TT yapan arkadaşlar, hadi göreyim sizi!
Türkiyeli Musevilerin konuyla alakası yok ey ahali. İsrail hükümetine dokunacak, onları yıpratacak tepkiler gösterelim.

X