"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Artık Atatürk’ü örnek alacaklarsa, şu an şölenlere başlıyorum!

KILIÇDAROĞLU’nun Adalet Yürüyüşü esnasında karavanda verdiği yemek molasında çekilen bir fotoğraf basınla paylaşıldı.

Üzerinde atlet var, biraz ev hali.

Kılıçdaroğlu’nun o pozu için bir arkadaş “Zeki Demirkubuz filmi sahnesi gibi” dedi, çok güldük.

Kimine sempatik ve doğal gelecek, bazısının “Ne gerek vardı atletli görünmeye” şeklinde eleştirebileceği bir fotoğraf. Tartışılır.

Ama Cumhurbaşkanı bu karenin medyaya verilmesini ve gazetelerde “Vatandaş” başlığıyla aktarılmasını eleştirdi.

“Bu benim vatandaşıma hakarettir. Benim vatandaşım böyle, hele hele bir siyasi partinin, anamuhalefetin başında olacak, çağıracak gazeteciyi, ‘Gel, benim bu fotoğrafımı bir çek’ ve ondan sonra da ‘Ben Atatürk’ün partisinin başıyım’. Sen Atatürk’ü böyle atletle yemek yerken görüp de resim çektirdiğine şahit oldun mu? Böyle bir şey var mı?”

Beni ilgilendiren bölüm de bu bölüm.

Siyasetçilerin Atatürk’ü örnek almasının, Atatürk’ün yaptıklarını doğru formül olarak göstermesinin, “Atatürk olsa bunu yapar mıydı, kendine gel” diye birbirini uyarmasının başlangıcını mı yaşıyoruz? Allah’ım bu bir rüya mı? Öyleyse, kimse beni uyandırmasın ağzını burnunu kırarım!

Bu gerçek mi? Ne olur gerçek deyin. Ne olur bu bir bakış açısı miladıdır deyin!

Zira siyasetçiler bundan böyle Atatürk’ü örnek alıp onun yaptıklarını yapmaya başlayacaklarsa, pek çok soruna çözüldü gözüyle bakabiliriz!

Bırakın şıklığı, şekli, fotoğraf verme adabını. Bu tavır ve niyet ciddiyse, bundan sonra gelsin kibar bir hitabet, gelsin devlette liyakat, gelsin bilimsel eğitim, gelsin tavizsiz bir kadın-erkek eşitliği, gelsin çağdaş bir gelecek tahayyülü, gelsin müthiş zeki bir dış politika...

Siyasetçilerimiz bir de bunlara 1920’lerin değil de bu dönemin evrensel özgürlük, eşitlik, demokrasi, adalet kavramlarını eklerlerse... Lafta değil, gerçekte dünya gücü olmamız an meselesidir.

Eğer gittiğimiz yön buysa şu an servetimi döküp bütün şehre etli pilav dağıtmaya, davul-zurna tutup her mahallede şenlik yapmaya başlıyorum.

ÜÇ HABER VE HABERLERDEKİ SEVDİĞİMİZ İNSANLAR

AYVALIK’ta 20 hektar yeşil alan yandı. Vatandaş, muhalefet ve iktidar bu bölgenin derhal el ele verilip yeşillendirilmesi, ağaç dikilerek eski haline getirilmesi konusunda uzlaştı. “Bu siyasi değil toplumsal bir meseledir” dendi.

Son yerleştirme hatasından sonra ÖSYM başkanı, bu kuruma olan güvenin sarsılmaması gerektiğini söyleyerek istifa etti.

İTÜ’lü gençler bir robot uzay aracı, yani bir tür robot astronot yaparak ABD’deki üniversitelerarası Robotik Araç Yarışması’nda derece aldılar. Kız ve erkek öğrencilerden oluşan 32 gencin geliştirdiği robot, ileride sağlık ve savunma sanayisinde kullanılabilecek kapasitede.

Bıktık artık sabahtan akşama kadar polemik, kavga, demagoji, troller, hakaretler, saçma sapan gündemler, cahil, tarafgir, pişkin, karanlık insanlar...

Hepsini atın çöpe. Bakın yukarıdaki üç birbirinden alakasız habere. Bizi o insanlar kurtaracak!

Görevini hakkıyla yapmadığını düşündüğü için makamı terk edenler, bilim yapan gençler, uğraşa didine doğayı koruyanlar...

Onurlu, çalışkan, akılcı, memleketin ağacına, toprağına, insanına değer veren, taş üstüne taş koyan gerçek vatanseverler...

 

 

X