"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Silah almak, ekmek almak gibi kolay ve ucuz

Gülben Ergen bu hafta, pompalı tüfekle öldürülen 17 yaşındaki Helin Palandöken’in babası Nihat Palandöken ile buluştu. Her geçen gün artan kadına karşı şiddeti önlemek için neler yapılması gerektiğini, Helin’in davasının mahkeme sürecini ve ailenin mücadelesini konuştu.

25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”ydü... Taksim’de binlerce kadın, her geçen gün dozunu artıran erkek şiddetine karşı yürüdü.
Helin Palandöken, Özgecan Aslan, Yağmur Önüt, Berivan Minaz, Ganimet Başyiğit ve daha yüzlerce kadın, erkekler tarafından katledildi... Türkiye’de 2010 yılından bu yana 1915 kadın öldürüldü.
Helin Palandöken’in evindeyim. Daha 17 yaşında Pendik’te sapığı tarafından pompalı tüfekle katledildi Helin.
Gözünün yaşı ciğerlerine işlemiş bir baba Nihat Bey. Eşini trafik kazasında kaybetmiş ve kızlarına hem analık hem babalık yapmak için canını dişine takmış bir baba.
Helin küçük kız kardeşine ablalık ve annelik yaparken, baba ekmek parasının derdinde... Minik evlerinde yaşam mücadelesindeyken bu korkunç katliam başlarına geliyor.
Baba, “Kızımı öldüren katil silahı internetten alıyor” diye haykırıyor.
Sonra ekliyor: “Emniyette bunu öğrendiğim gece, silah satan sitelere girdim ve sipariş vermeyi denedim. ‘Yarın evinize teslim ederiz’ dediler. ‘Riski yok mu, ceza almaz mıyız’ diye sordum. ‘Yok hiçbir şey olmaz’ yanıtını verdiler...Durdurun manavdan elma alır gibi silah almayı, durdurun...”
Şiddetin erkekliğin simgesi haline geldiği ülkemizde, ağır bir acıyla bu yazıyı yazıyorum. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Başbakan Binali Yıldırım, Nihat Bey’i evinde ziyaret etmişler. Helin’in pırıl pırıl yatak odasında bilgisayarını açıyoruz... Kardeşi Nehir okuldan gelecek birazdan. Nihat Bey’in hayatta kalan tek kızı...

 Silah almak, ekmek almak gibi kolay ve ucuz
Fotoğraflar: Murat ŞAKA

◊ Nihat Bey öncelikle başınız sağ olsun. Yaşadıklarınız gerçekten çok acı. Kaç senedir İstanbul’da yaşıyorsunuz?
- 17 senedir İstanbul’da yaşıyorum. Öncesinde Adana’daydım. Aslen Bingöllüyüm.

◊ Ne iş yapıyorsunuz?

- Organize deri sanayi bölgesinde bir fabrikada çalışıyorum.

◊ Kaç yaşındasınız?

- 45 yaşındayım.

◊ Eşinizi kaybetmişsiniz, doğru mu?
- Maalesef 2013 yılında trafik kazasında kaybettim. O zaman Helin 13 yaşındaydı. Diğer kızım da 7 yaşındaydı. Eşim vefat ettikten sonra çocuklarıma kol kanat gererek yaşamaya devam ettim.

◊ Bir baba olarak bunu evlatlarınıza nasıl anlattınız?

- Anlatmaktan başka çarem yoktu... Helin o zaman küçüktü daha. Büyüyünce ev işlerinde bana yardım etmeye başladı. Kardeşine annelik yapıyordu.

◊ Kadına karşı şiddetle ilgili bir duyarlılığınız var mıydı?

- Tabii ki. Eşim hayattayken çalışıyordu. Ben akşam ondan önce eve gelmişsem hemen mutfağa girer yemek yapardım.
Eşim gelirdi ortalığı toplardı. Eğer eşim erken gelmişse o yemeği yapar, ben ortalığı toplardım. Niye çünkü ikimiz de çalışıyorduk. Benim yorulduğum kadar eşim de yoruluyordu.
Hafta sonları eşimi hiç yalnız bırakmazdım. Temizliği birlikte yapardık. Bunu gururla söylüyorum. Benim gibi o da insan. Aramızda bir fark yok.
Kadın ya da erkek fark etmez. Herkes eşittir.

◊ Helin’in öldürüldüğü günün sabahında fark ettiğiniz bir durum var mıydı yoksa her şey normal miydi?

- Olay günü sabahı Adana’ya gittim. Abimin torunu yoğun bakımdaydı. Onu ziyaret ettim.
Biletimi 10 gün önce almıştım. Çocuklarımın haberi vardı. Bir gece Adana’da kalıp dönecektim. O gece halaları onların yanında kalacaktı. Akşamüzeri haber geldi. Hemen geri döndüm. Akrabalarım bana Helin’in yaralı olduğunu söylediler.

◊ Evladınızı kaybettiniz. Çok büyük bir acı... O günden bu zamana kadar kimler size destek oldu?

- Başbakan Binali Yıldırım taziyeye geldi. Kendisine bu şiddetin önlenmesi için caydırıcı yasaların çıkması gerektiğini söyledim. “Her gün bir yasa çıkıyor, bunu çıkarmak çok zor değil” dedim.
Cevdet Yılmaz da geldi. Ona da aynı şeyleri söyledim. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu ve Ravza Kavakçı Kan da ziyaret etti.

◊ Küçük kızınız Nehir nasıl?

- 12 yaşında iki annesini de kaybetti. Amcasıyla yengesi buradaydı. Onlar gittiler. Bundan sonrası daha zor olacak. İki gün oldu sadece baş başa kalalı. İşe gidemedim örneğin bugün. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan iki kez psikologlar geldi. Nehir’le konuştular.

Silah almak, ekmek almak gibi kolay ve ucuz

TELEVİZYONDA SİLAH REKLAMI VAR

◊ Katilin pompalı tüfeği internetten aldığı ortaya çıktı...
- Evet. Silah satan yeri denemek için kendim de aradım. “Bana bir silah lazım, nasıl alabilirim” dedim. “Siz paranızı hazırlayın biz getiririz” dediler. Bir cezasının olup olmadığını sordum. “Yok” dediler. Evime teslim edebileceklerini söylediler. Ekmek almaktan daha kolay.
Televizyonda bile eve teslim tüfek reklamı var. Denetlenmiyor. Denetim olsa bu kadar rahat silah satamazlar. Bu bir suç.

◊ Planmış bir cinayet değil mi bu?

- Planlanmış, hesaplanmış bir cinayettir bu. Katliam gibi. Kızım öldü ve iki kişi yaralandı. Onlar da ölebilirdi. Okul çıkışı daha kalabalık olabilirdi. Daha sonradan o gün okula gidip müdürü öldürmeye çalıştığını da öğrendim.

◊ Kızınız duygusal bir çocuk muydu?

- Duygusaldı. Ama içine kapanık değildi. Neşe dolu bir insandı. Hayatı severdi. Her şeyi bana anlatabilecek seviyedeydi ilişkimiz ama bu olayı bana anlatamadı. Sonradan düşündüm ki demek ki her şey babaya anlatılamıyormuş. Bu olayı bana anlatsaydı belki engelleyebilirdim. Twitter’a “Sokağa çıkmaya korkuyorum” yazmış. Ben Twitter kullanmıyordum. Yazdıklarını görmedim. Kimseye de söylememiş zaten. Bana söyleseydi gerekli önlemleri alırdım.

◊ Olaydan sonra telefonuna baktınız mı?

- Telefonunu emniyetten aldıktan sonra bir daha açamadım.
Mezarı için telefonundan bir fotoğraf almak istedim ama alamadım. Telefonu ne olduysa bir daha açılmadı. Apple’a götürdük telefonu onlar da açamadı. Emniyete dilekçe yazıp açılmasını isteyeceğim.
◊ Katilin ailesi sizi aradı mı?
- Arayamaz. Onlara o fırsatı vermem.

Silah almak, ekmek almak gibi kolay ve ucuz
 

*17 yaşındaki lise öğrencisi Helin Palandöken, geçen ekim ayında Pendik’te okul çıkışı Mustafa Yetgin tarafından pompalı tüfekle öldürüldü. Palandöken’in iki arkadaşını da yaralayan Yetgin’in cinayette kullandığı tüfeğin, yurtdışından internet üzerinden sipariş verilerek getirildiği ortaya çıkmıştı.

 

TOPLUMSAL ZİHNİYETİMİZ DEĞİŞMELİ

◊ Mahkemeniz görülmeye başlandı mı?
- Duruşma, 16 Şubat’ta. Gazetenizin Bireysel Silahsızlanma manşetinden sonra CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm beni Meclis’e davet etti. Meclis’te de bu konudaki sıkıntıları dile getirdim. Bazı Ak Parti milletvekilleriyle de görüştüm. Bugün bize yarın size. Acilen yasaların çıkması gerekiyor.

◊ Mahkemeden nasıl bir karar çıkmasını bekliyorsunuz?

- Bana göre ağırlaştırılmış müebbet bile az kalır. Kimse kusura bakmasın. Ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılır, sonra bir af gelir hapishaneden çıkar. Daha önce defalarca af çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet cezası da içimi soğutmaz. Aflardan yararlanmayacağı şekilde müebbet alsın.

◊ Sizce bu ülkedeki en büyük sorun nedir?

- Eğitim şart. Beynimizi değiştirmemiz lazım. Bu ülkedeki en büyük sorun eğitim sıkıntısı. İnsanlara ahlakın öğretilmesi lazım. Ben Avrupa’da bir erkeğin kadını öldürdüğünü duymadım. Aynı şekilde istismar da öyle. Her gün haber kanallarını izliyorum.
Gündem hep aynı değişmiyor. Halbuki ahlaki konuların da konuşulması gerekli. Kadına karşı şiddetle ilgili neden açık oturum yapılmıyor? İnsanları aydınlatmaları lazım. Kadınlara karşı nasıl davranılması gerektiği anlatılmalı. Toplumsal zihniyetimiz değişmeli. Her sene en az 300 kadın öldürülüyor.

Silah almak, ekmek almak gibi kolay ve ucuz
 

KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ PLATFORMU ANKARA TEMSİLCİSİ AYŞEN ECE KAVAS

2017 YILINDA 364 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

2017’nin ilk 11 ayında 364 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. Son zamanların en yüksek kadın cinayeti rakamı ekim ayında: 40... Ekim ayında kadın cinayetlerinin artmasıyla Helin Palandöken’de olduğu gibi toplum ve kadınlar buna tepki gösterirken, kadın cinayetlerini destekleyecek yasalar geçirilmeye çalışıldı.
Helin Palandöken’i sosyal medyadan seslenmesine rağmen koruyamadık. Özellikle ısrarlı takip ve taciz davalarında cezasızlık var. Bu nedenle kadınlar şikayet ettiğinde hiçbir etkisi olmayacağını düşünüp yargı yolunu seçmeyebiliyor. Yargıya ulaşan kadınlar sonuç alır ve bu sonuç görülürse şiddetin boyutu yükselmeden engelleyebiliriz.
Şiddetin boyutlarının arttığı ve nitelik değiştirdiği bir dönemdeyiz. Helin de bunun sembollerinden biri oldu. 17 yaşında genç bir kadın olması ve hiç tanımadığı bir kişiyi hayatında kabul etmemesi şiddetin boyutunun ne kadar arttığını gösteriyor.
Faili meçhul cinayetlerin de arttığını gördük.
Dere kenar-larında, sokaklarda, evlerinde işkencelerle öldürülmüş şekilde bulunan, faili belli olmayan kadınlar var. Ağustos ayında kadın cinayetlerinin yarısından fazlasını yani, yüzde 63’ünü şüpheli ölümler oluşturuyor. Bu durum kadın cinayetlerindeki vahşetin bir başka boyutta korkunçluğunu gözler önüne seriyor.
6284 SAYILI KANUN UYGULANMALI
Diğer yandan boşanma aşamasında olan, daha önce eşine şiddet gösteren kişilerin çocuklarını öldürdüklerine de şahit olduk.
Hira, Elasu, Yiğitcan babaları tarafından öldürüldü.
Daha önce böyle bir şey görmemiştik. Katil önceden annelerine şiddet göstermiş.
Yani şiddetin engellenmediğini gören katiller şiddet uygulamaya devam etmiş ve çocuklarını öldürmeye kadar gitmiştir.
Bu şiddetin devam etmemesi için 6284 sayılı kanun uygulanmalı.
Bu davalarda alınacak sonucun da caydırıcı olması gerekiyor tabii ki.
Kadın cinayetlerinin en çok bahanesi boşanmak istemek, barışmak istememek, arkadaşlık teklifini kabul etmemek gibi kadının kendi hayatına dair verdiği kararlar oluyor. Boşanmaların artması problem görülüyor ve zorlaştırmak üzere arabuluculuk getirilmeye çalışılıyor.
Halbuki esas sorun boşanmaların kadın için zorlu bir süreç olarak ilerlemesi.
Kadın zaten boşanma aşamasında öldürülen kadınları görmesine rağmen boşanma kararı alıyor.
Yani bu konuda kadınları güçlendirmeli, boşanmaları kolaylaştırmalıyız.
Kadınlar şiddetin geleceğini hissettiğinde ya da şiddete uğradıklarında 6284 sayılı koruma kanununun uygulanması için talepte bulunuyorlar. Bazı gazeteler manşetlerinde “yuva yıkan”, “aile parçalayan” şeklinde 6284’ü hedef gösterdiler. Bu kadınları çaresiz bırakmaktır. Sadece 2016 yılında 42 bin kadın, 6284’ü kullandı. Eğer koruma kanunu etkin bir şekilde uygulanırsa kadın cinayetlerini engelleyebiliriz.
Verilen ceza indirimleri eskiye göre azalma gösteriyor. Ancak şiddete sıfır tolerans politikası ile hareket edilmeli ve ceza indirimleri uygulanmamalıdır.
Her kesimden kadın, erkek şiddeti ile hayatını kaybediyor.
Her kesimden kadın fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik şiddete uğruyor. Her kadının eşit söz hakkıyla katılabileceği, katılım için tek şartın kadınların çıkarını savunmak olduğu bir zeminde hareket etmeliyiz. Bu zemin kadın meclisleridir. Bu şekilde gücümüzü biriktirebilir, çözüme kavuşabiliriz.

Silah almak, ekmek almak gibi kolay ve ucuz
 

UMUT VAKFI YÖNETiM KURULU ÜYESi PSiKiYATRiST DR. AYHAN AKÇAN

SiLAH SATIŞINDA DENETiM ZAFiYETi VAR

◊ Silah edinmenin yaygın olduğu bir ülkede kadın cinayetlerini durdurmak bir hayal midir?
- Hayal değildir. Kadın cinayetlerinde silah kullanımı yaygındır. Umut Vakfı olarak her gün 3. sayfa haberlerinden 2017 yılının 9 ayını derlediğimiz çalışmada, silahla işlenen suçların yüzde 15’i kadın şiddetidir. Bu cinayetlerde ölen insanların yüzde 20’si de kadındır. Gerekçe kıskançlık, namus, o anki tartışma... Erkeğin ailesinden “güvenli bağlanma” öğrenemediğinden kadın ile bağlanmasını da şiddet üzerinden yapıyor. Yani kadın ile yaşadığı her krizde şiddet kullanarak kontrol etmeye ve yönetmeye alışıyor. Kadına hem bağlı değil hem de güvenmiyor. Sosyal öğrenme ile yaşadığı toplum ve ailesinden bunu alıyor. Çocukluğunda istismar ve ihmal gördüğünden yetişkin olduğunda ne gördüyse onu yapıyor. Öncelikle çocuk yetiştirmede şiddeti yok etmek gerek.

◊ Silah satışındaki yasal boşluklar için ne yapılmalı?

- Denetim zafiyeti ve talep artışı var. Yasada kısa vadede internetten satış ve reklamın üstüne gidilmesi, kontrol ve denetimin artırılması, ortak veri tabanın oluşturulması, eş rızası, bekleme süresi şarttı, otomatik iptal sisteminin oluşturulması, ruhsat öncesi zorunlu eğitimin olması, silah sayısı kısıtlaması, alt yaşın 25’e çekilmesi ciddi sağlık muayenesinin yapılması sorunu yarı yarıya çözer...

◊ İnsanlar psikolojik olarak neden silah almak ister?

- Yüzde 70’i kendini güvende hissetmek için silah ediniyor. Erkeklerde ‘güvensiz hissetme’ çok yaygın. Bu güvensizliğini silahla doldurmak istiyor. Yasa da buna uygun. Belli prosedürleri yerine getirdiğinizde kolay şekilde silah alıyorsunuz. Diğerleri kültürel. İş, yatırım, koleksiyon, hatıra, spor ve avcılık... Merak, itibar, bağımlılık objesi gibi.

◊ İnternet üzerinden silah satışının artışıyla ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

- İnternetten silah satışı yasada yoktur. Silah üreticisi ve bayilerinin internetten tanıtım ve teşhiri yasaldır. Fakat silahın kargo ile gönderilmesi yasak olmadığından internetten satış da mümkündür. Otomatik silah görünümlü yivli silahlar av silahı kapsamındadır. Bunlar ‘pompalı’ olarak isimlendiriliyor.
Bu pompalılar sorundur. Son zamanda işlenen silahla cinayetlerde yaygın olarak kullanıldığını biliyoruz.
Pompalı olarak bilinen bu otomatik silah görünümlü yivli silahlarla ilgili yasada ciddi düzenleme yapılmalıdır.

 

  

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

X