"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Kaygı çocuğunuza yapacağınız kötülüktür

Gülben Ergen’in ünlü psikolog Doğan Cüceloğlu ile sohbeti bugün de devam ediyor. Cüceloğlu, “Anne-baba olarak bir çocuğa kötülük yapmak istiyorsanız yanına sürekli kaygılı yaklaşın. Çocuğa yapacağınız en temel kötülüklerden biridir. Çocuk bunu hisseder” diyor.

 ◊ Anne-babaların tedirgin olması çocuğa yansıyor mu?
- Anne-baba olarak bir çocuğa kötülük yapmak istiyorsanız yanına sürekli kaygılı yaklaşın. Çocuğa yapacağınız en temel kötülüklerden biridir. Çocuk bunu hisseder. Kaygı iki boyutta mesaj verir.
Bir tanesi “Sana güvenmiyorum, hayatla baş edemezsin”dir. Diğeri “Sende bir bozukluk var, doğal değilsin” mesajıdır. Çocuk “Bende bir bozukluk var”a inanmaya başlıyor. Kaygının kaynağını bulup çocuğa varmadan önce onu halletmek lazım. İnsanın hayatındaki şükür duygusu çok önemli. Şükür duygusu zengin olan insanlarda güven duygusu vardır. Kolay kolay öfke gelişmez.

◊ Yurtdışında da görev yaptınız. Orada size farklı gelen bir olay oldu mu?
- Amerika’da asistan olduğum zaman başıma bir olay geldi. Benim gibi asistan olan birkaç arkadaşla oturuyorduk. Bir arkadaşın da çocuğu yanımızdaydı. 12 aylıktı. Çocuk emekliyordu. Meşin bir koltuk vardı ve çocuk oraya çıkmak istiyordu. Babası arada bakıyordu.
4-5 kere çıkamadı ve düştü. Babası hiç yerinden kalkmadı. Ben çocuğun Doğan amcasıydım. Kalktım çocuğu aldım koltuğa çıkardım. Çocuk şaşırdı, hiç beklemiyordu. O sırada babasından bir teşekkür bekliyordum.
Babası döndü “Niye kaldırdın?” dedi. “Çıkmaya çalışıyordu” dedim. “Bunu ben de biliyorum, niye kaldırdın” dedi bir kez daha. “Bunlara da iyilik yaramıyor” diye düşündüm. O sırada babası “O çıkacağından emindi. Gözüm üzerindeydi. Belki 1 saat belki 2 saat sürecekti ama çıkacaktı. Çıkınca da dönüp bana bakacaktı. Ben de ona çıktın diyecektim. Buradan giderken 3 dakikada çıkacak hale gelecekti.
Bugünün zaferi o olacaktı ve sen onun zaferini çaldın” dedi. Hiç aklıma glmemişti. Çok şaşırdım.
İki hafta sonra jetonum düştü. “Neden tebrik etmedin peki çıkınca” dedim. “Bu onun zaferi ben sadece tanıklık ederim” dedi.
Ne kadar basit ama ne kadar önemli bir şey. Biz “Ne biçim baba kalk da ilgilen” deriz. Kötü niyetli değiliz.
Fakat bilimsel olarak öğrenmemiz gerek çok şey var.

Kaygı çocuğunuza yapacağınız kötülüktür

EV ÖDEVLERi ÇOCUKLARI NASIL ETKiLiYOR?

◊ Bir anne olarak ev ödevi sisteminden çok şikayetçiyim. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Haklısın. Maalesef eğitim adı altında çocukları ana vatanından mahrum eden bir süreç başlamış durumda. Her yerde böyle değil. Sağlıklı ortam, aile ve okul çocuğun kendini keşfetmesine fırsat verir. Kendini keşfederek çocuk güçlü yönlerinin farkına varır. Zaten farkına varırken gözleri cıvıl cıvıldır. Zevk alır. Yavaş yavaş ‘ben yapabilirim’ duygusuna erişmeye başlar. Bu duygu ve merak ettiği alana yönlenmesi, çabalaması yaratıcı sonuçlar vermesine neden olur. Böylece başarı gelir. Microsoft’un, Apple’ın kurucusuna bakın. Ya da Vehbi Koç’a bakın. İnovasyona girmiş insanların hiçbirisi eğitim cenderesinden çıkmış değil. Tamamıyla özgür durumda.

◊ Bana ve diğer velilere ne tavsiye edersiniz?
- Anne-babanın ve eğitimin yapacağı şey çocuğun yaşamında güçlü bir şekilde var olmasına imkan vermektir. O yüzden 6 boyut çok önemlidir. Çocuğun yetenekleriyle ilgili bir şey keşfedip o alana yönlendirdiğinde nasıl oluyor? Yorgunluk nedir bilmiyor. Takip ediyor. Bu işte eğitimin başladığı yer demektir. O soru sormadan cevap verme. Diyelim uğraşıyor uğraşıyor ama bilgi gerektiren bir noktada kalıyor. Bilgiye ihtiyacı oluyor. O bilgiyi sistematik bir biçimde vereceksin. İşte orada öğretmen devreye giriyor. Sen bir bilgi vereceksin, iki tanesini de o keşfedecek. Böyle olunca da muazzam zevk alıyor. Ama sen “Hadi otur ders çalış, dersini yaptın mı” dersen çocuğu kendi yaşamından ve var olmaktan yoksun edersin.

Kaygı çocuğunuza yapacağınız kötülüktür

ERGENLiK DÖNEMiNDE NE YAPMALI?

◊ Aileler çocuklarının ergenlik dönemi için kendilerini nasıl hazırlamalı?
- Bu çok önemli bir konu. Çocuk özellikle ergenliğe doğru geçince kendiyle ilgili kararları kendinin vereceğinin farkında. Buna hazır değilse içinde bir öfke oluşmaya başlıyor. Bu nedenle o sohbet süreci içinde çocuğun kendi tanıklığını keşfetmesine izin vermek gerekli.

◊ Bazı çocuklar ergenlikte çok hırçın olur. Sebebi bu mu?
- Kesinlikle. 6 boyutu hatırlayalım. Hem ait olmak hem de birey olmak istiyorsun. Anne-baba ve çevre, çocuğun kendi yapmak istediklerine, var olmasına izin verirse ergenlik çok yumuşak olur. Çünkü çocuk ergenliğe geçince yapabileceği alanlar olmaya başlamıştır. Ama anne-baba yemek hazırlıyor mesela. “Ye bakayım çocuğum” diyor. Çocuk “Aç değilim” diyor. Zorla önüne yemek konuyor. Az yiyip kalkmak istiyor. Ama anne-baba zorluyor. Mesela bu ergenlik döneminde muazzam patlar. Çocuk mesela annesine bir olay anlatıyor. Sonra annesi kızıyor. Çocuk bu sefer artık hiçbir şeyi anlatmıyor. Çünkü çocuk dersini aldı. Biliyor ki anlatırsa annesi yine tepki gösterecek.

KÜLTÜRÜMÜZDE BİREY OLMAK VURGULANMAMIŞ

◊ Genç yaşta bilinçsiz şekilde anne-baba olmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bizim kültürümüzde birey olma ve birey olmanın farkına varma konusu vurgulanmamış. Bir baba mesela çocuğunu tanıtırken “oğlum ya da kızım” diyor. İsimlerini dahi söylemiyor. Hep ait olma ilişkileri içinde kalmış. Ama onun birey olduğu meselesini kültür olarak görmeye alışık değil. “Gerçek Özgürlük” adında bir kitabım var. Orada kültür robotu diye bir kavram kullanıyorum. Kültür seni ilişkileri nasıl algılamaya yönlendirmiş vaziyetteyse öyle yönlendirip gidiyor. O da dedenin, büyükannenin ya da babanın algılamasından farklı değil. Onun kendine özgü bir potansiyelle gelip kendine özgü bir yolculuğu olacağı meselesinin farkında olmak önemli. Batı buna daha hazır. Henüz daha kendisini keşfetmemiş bir anne ya da baba çocuğun bir birey olarak yetişme ve ona hizmet etme bilincine ulaşamıyor. Ama emin ol içleri hissediyor.

 

X