"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Bodrum kaçış değil, varış yeridir

Gülben Ergen, geçtiğimiz hafta Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’la bir araya geldi. Bodrum’da Ergen’in sorularını yanıtlayan Kocadon, ilçeye yapılması gereken yatırımları, trafik sorununu ve turizmde yaşanan gelişmeleri anlattı.

Bodrum kaçış değil, varış yeridir

20 senedir Bodrum’un Belediye Başkanı Mehmet Kocadon...

Ailesi ve dostlarıyla mütevazı bir yaşam sürüyor. Ona derdinizi anlatmak için güvenlik görevlilerini aşmanız da gerekmiyor. O soğuk veya mesafeli değil, gözlerinizin içine bakarak sizi dinleyen, güleryüzlü bir başkan...  Dünyanın en değerli tatil beldelerinden Bodrum’da eğitimden sağlığa, spordan eğlenceye her türlü yatırımın başında olan, halkın
nabzını bilen o başkanla
buluştuk...

◊ Mehmet Bey kaç senedir Bodrum Belediye Başkanlığı görevini yürütüyorsunuz?

- Beş ay sonra 20’nci yılıma gireceğim. Dört dönem oldu. 1999’dan beri belediye başkanlığı yapıyorum.

◊ Belediye başkanı olmadan önce ne iş yapıyordunuz?

- Turizm ve hayvancılıkla uğraşıyordum. Ailemin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktı. Bodrum, 1983 yılına kadar göç veren bir yerdi. Burada bir memurla evlenmek sınıf atlatırdı insanlara. Çünkü maaşı vardı. Bodrum, birinci derece sürgün yeriydi.Daha sonra bu sürgün yerinden dünya şehri yaratıldı. Bu dünya şehrini bizim büyüklerimiz yarattı.Onların misafirperverliği, hoşgörüsü sayesinde oldu. Nedensiz ölümlerin kol gezdiği Bodrum’dan bakın şimdi dünya markalarının ve Türkiye’nin en iyi hastanelerinin de olduğu bir Bodrum yaratıldı.Bu geçiş süreçlerini çok iyi analiz etmek lazım.

◊ Bütün dünya starları da Bodrum’a geliyor artık...

- Evet. Dünya starlarının hepsi burada. Bodrum’un en büyük özelliklerinden bir tanesi kentsel kimliğini kaybetmemiş olması. İki katlı binalarını hâlâ koruyor. Beyaz badanalı evlerini de...Türkiye’de turizm diğer bölgelerde yükselirken şehirlerdeki bina boyları da yükseldi. Bir anda farklı boyuta getirdiler. Şehir havasına büründüler. Ama Bodrum’da her ne kadar binaların sayıları artsa da kentsel kimliği korundu.

Bodrum kaçış değil, varış yeridir

◊ Kentsel kimliği belediye mi koruyor?

- Biz Bodrum mimarisini koruyoruz. Elimizden geldiği kadar da yaptırmamaya çalışıyoruz. Yatırımcıya da zaten söylüyoruz; “Önce Bodrum’un kentsel kimliğine saygı göstereceksin, sonra doğasına, sonra insanına. Bizlerle yaşamaya karar verirsen gel bu yatırımı yap” diyoruz. Yani “Bodrum benim için rant kapısıdır. Bu ranttan faydalanıp sonra giderim” diyorsan “Biz bu kapıyı kapatırız kardeşim” diyoruz.Çünkü başka Bodrum yok. Bir tane Bodrum var. Ben bu güzel yeri gelecek nesillere de göstermek ve yaşatmak istiyorum.

◊ Sizin için Bodrum’un önemi ve anlamı nedir? Siz nasıl anlatırsınız Bodrum’u?

- Benim için Bodrum, özgürce yaşayabilen, yolu sevgiden geçen, birlik ve barıştan söz eden insanların varış yeridir. Kaçış değil varış yeridir. Yolu sevgiden geçen insanların varış yeridir Bodrum. Benim için Allah’ın bize bir lütfudur.

◊ Bence de öyle...

- Doğasıyla, insanıyla, yaşam tarzıyla, medeni oluşuyla... Benim için Bodrum böyle bir Bodrum.Ben bu Bodrum’da yaşıyorsam benden sonraki nesiller de aynı güzelliklerde yaşasın.

◊ Bodrum bana göre dünyalı bir yer. İnsanıyla, diliyle, diniyle, turistiyle, esnafıyla, sosyetesiyle, sanatçısıyla, köylüsüyle... Her sene bütün pazarlara gidiyorum. Hepsi aynı sıcaklığında ve hiç bozulmuyor.

- Bir de orada bir şey hissetmen lazım.Bodrum her ne kadar çok büyükmüş gibi gözükse de kendi içinde örf ve adetlerle yaşayan bir yer.

◊ Bodrum’da çok isteyip de gerçekleştiremediğiniz bir proje var mı?

- Bizim için en büyük görev sağlıklı nesiller yetiştirmektir. Bunun için de gerekli olan iyi bir eğitim, iyi hastaneler ve iyi spor kompleksleridir. Benim için yol bir sene sonra açılmış, kaldırım üç ay sonra yapılmış bunlar çok önemli değil. Ama çocuklarımız için her şeyi zamanında yapmalıyız. Çocuğumuza insana saygı eğitimini küçük yaşta veremezsek, sporun ne demek olduğunu öğretemezsek ve sağlıklı yaşam için insanlarla birlikte nasıl yaşaması gerektiğini aşılayamazsak, hedefimize ulaşamayız.

◊ Peki istediğiniz gibi spor ve sağlık tesisleri yapabildiniz mi?

- Elimden geldiğince bugüne kadar okullara, sağlık kuruluşlarına ve spora destek verdim.Futbol takımından tutun da yelken kulüpleri olsun, folklor ekibimiz olsun...Dünya birinciliğimiz devar Avrupa birinciliklerimiz de... İki kadın takımımız şu anda Türkiye süper ligine çıktı. Birisi basketbol diğeri de hentbol branşında.Düşünebiliyor musunuz Bodrum bir ilçe sonuçta. Futbol takımımız da ikinci ligde oynuyor. Bunlar hep bizim desteklerimizle oldu. Ama yeterli mi? Değil. Daha fazla olması lazım. Çünkü Bodrum için hâlâ Türkiye’de televole kültürüyle yaşayan bir şehir algısı yaratılıyor.

◊ Asla öyle bir yer değil halbuki...

- Böyle bir yer değil. Şu anda en güzel kültürel etkinliklerin yapıldığı yerdir Bodrum. Caz festivalimizle, klasik müzik konserlerimizle, opera ve balemizle, Akdeniz çağında bu kadar kaliteli sanatsal etkinliğin olduğu yer yoktur.

 50 TL’lik lahmacun yiyen 5 milyon euro’luk yatıyla geliyor

 ◊ Bodrum’daki bazı yerlerin fiyat politikaları çok eleştiriliyor. Fiyatlarda bir standart belirlemek imkansız ?

- Serbest ekonomi dediğimiz ekonomi var. Bir şeyi altına satamazsın ama üstüne satabilirsin.Onun için insanlar kendini nerede mutlu hissediyorsa denize oraya girmeye gidiyorlar.Şu anda oturduğumuz yerin de halk plajı gibi bir yeri var, sadece çay içiyorsun, ne şezlong parası veriyorsun, ne de şemsiye parası...Bu tarz yerlerden hoşlanmayan arkadaşlarımız için de çok lüks beach’lerimiz var. Onlar da gidip orada eğlenebiliyorlar.Burada önemli olan, Bodrum’a gelen herkesin kendi yaşam tarzına, cebindeki parasına göre, denize girebilir, eğlenebilir ve yemeğini yiyebilir olması.Siz bakmayın lahmacunların 50 TL yazıldığına... Onlar burada sezon açılışını gösterir. 50 TL’lik lahmacunu yiyen arkadaşın bir derdi yok çünkü 5 milyon euro’luk yatıyla geliyor.Özel sipariş veriyor. Ayranı özel oluyor, eti özel oluyor. Sonra da haber olsun diye de teknesine servis yapılıyor.Farkında bile değil lahmacunun 50 TL olduğunu. Onun için fark etmiyor.

Bodrum kaçış değil, varış yeridir

 BARINAKLARIMIZDA KLASİK MÜZİK ÇALIYOR

 ◊ Bodrum’un yaz-kış nüfusu kaçtır?

- Bizim kış nüfusumuz her ne kadar tabelada 160 bin yazıyorsa da 250 bin civarındadır. Çünkü büyük şantiyelerde çalışan işçilerimiz var. Yaz nüfusumuz da ortalama 800 ile 1 milyon 200 bin arasındadır.Ama biz hükümetimizden 160 bin kişiye göre ödenek alıyoruz. 160 bin kişi olarak aldığımız ödenek karşısında 12 aylık nüfus ortalamamız 700 bine geliyor. 700 bin kişiye hizmet ediyoruz. Biz belediye olarak çok zor şartlarda esasında görev yapıyoruz.

◊ Yazlık diğer yerlerin de nüfusu böyle mi oluyor?

- Böyle ama bu kadar yoğunluk yok oralarda. Sıkıntılarımızdan bir tanesini de taşeronların belediyeye geçmesi bölümünde yaşadık.Biz taşeron yasasına kış ayında yakalandık. Kış ayında diyelim ki biz çöpü 100 kişiyle topluyorsak yazın 300 kişiyle topluyoruz ama bizim kadromuza 100 kişi geçti.Çöp kamyonumuz var ama şoförümüz yok. Alamıyoruz. Geçici işçiyle çözüyorduk bunları. Şu anda çöp biriminde çalışan arkadaşlarımız o kadar fedakârca çalışıyor ki... Neredeyse 24 saat nefes almadan çalışıyorlar. Bodrum turizmine gölge düşürmemek için...Halkımızın da bizlere yardımcı olması lazım. Budanmış ağaçlarını, eski yataklarını, klozet kapaklarını getirip çöp bidonunun yanına atmasın. Bize haber etsinler.Biz zaten gidip alıyoruz. Baktık işe yarayanlar var onları ihtiyaç sahiplerine yolluyoruz.

◊ Sokak hayvanlarıyla ilgili de projeleriniz var. Anlatır mısınız?

- İki tane barınağımız var.Yoğun bakımdan tutun da ameliyathanelere kadar her   şeyimiz var.

◊ Yaz bitiminde köpeklerini terk edip burada bırakanlar için ne söyleyeceksiniz?

- Maalesef bu çok üzücü.İnsanlar Bodrum’a gelirken tatilde bir hayvana bakalım diye düşünüyor.Sonra hayvanlarıyla geliyorlar ama dönüşte burada bırakıyorlar.Biz elimizden geldiği kadar kampanyalarla tekrar sahiplendirmeye çalışıyoruz. Barınaklarımızda bakıyoruz.Bizim barınaklarımızda mama vardır. Yemek artıkları yoktur.Bir de klasik müziğin hayvanlara çok iyi geldiğini öğrendikBarınaklarımızda o yüzden klasik müzik yayını yapıyoruz.

 DEPREMDEN SONRA KONUT SATIŞI YÜZDE 125 ARTTI

İlk defa bu sene Bodrum’da “eyvah trafik” dedim...

- Esasında trafiğin bu kadar sıkışık olması hoşumuza gidiyor. Çünkü biz kalabalıktan para kazanıyoruz ama bir de bu işin gerçeği var. Bodrum, özellikle geçen seneki depremden sonra daha da yoğunlaştı. Çünkü hiçbir yıkım olmadı. Evler çok sağlam ve dayanıklı. Depremin hissedilme oranı 7.3’tü biliyorsunuz.Böyle olunca da deprem fobisi olan birçok insanımızın yönü bir anda Bodrum’a döndü. Herkes müthiş derecede Bodrum’dan ev almak için yarışır hale geldi.Geçen sene kayıtlara baktığımızda konut satışlarında yüzde 125’lik bir artış var bir yılda. Önümüzdeki 50 yıla baktığımızda Türkiye’nin elindeki en büyük cevher şu anda Bodrum.Dünyanın tanıdığı tek marka şehir de Bodrum. Bundan dolayı da Bodrum’a çok büyük yatırımlar yapılıyor. Four Seasons mesela 1 milyar 200 milyon dolarlık yaptı. Hollywood’un ünlü şirketi Paramount dünyada ilk isim hakkını Bodrum’daki otele verip Bodrum’da açıyor.Düşünebiliyor musunuz? Mandarin diye bir otel var. Akdeniz çağında sadece Bodrum’da var. İstanbul’da inşaatı yeni başladı.Onun dışında dünyaca ünlü birçok otel zinciri var. Bu kadar marka zincir otelleri Türkiye’nin başka hiçbir yerinde bulamazsınız. Antalya’da böyle markalar yoktur.

◊ Gerçekten öyle...

- Türkiye’de turizmde zaman zaman konaklama sektörü karıştırılır. Bodrum, turizm yapan bir bölgedir. Bize 56 ülkeden turist gelir.Havalimanına inen bir turist, taksiye de biner, akşam restoranda yemeğini de yer, gece kulübünde eğlenmeye de gider...Konaklama sektörü dediğimiz, özellikle Antalya tarafındaki otellere baktığımızda, havalimanına müşteri iner, otobüslere alınır, otele gider, bütün 1 haftayı otelinde geçirir, tekrar otobüsle havalimanına gelir ve gider.  Bu konaklama sektörü. Bunun da faydası var. Bunun da ekonomiye büyük katkıları var.Cumhurbaşkanımızı gerçekten takdir ettim

◊ Dünyada hangi tatil beldesiyle yarıştırırsınız Bodrum’u?

- Her ülkenin kendine göre isim yapmış tatil yöreleri var. Fransa’nın Cannes’ı var. Türkiye’nin de Bodrum’u var. Geçenlerde gazetede okudum. Ölmeden önce denize girilecek ilk üç yerin içinde Bodrum var.Maldivler’le yarışıyor biliyorsunuz. Bunlar güzel şeyler. Biz Bodrum’u hep marka yapmak için çalıştık. Ben Bodrum’un tanıtım başkanlığını da yapıyorum. Burada kendimize göre Bodrum’un tanıtım logolarını oluşturduk, kitaplarımızı bastık, yurtdışı fuarlarında büyük stantlar açtık. Yurtdışında Türkiye’nin dışında bir yöreymiş gibi algılıyorlar burayı.Onun için bütün turizm bölgesinde yaşayan arkadaşlarımıza şunu söylüyorum; asla yörenin tanıtımından vazgeçmesinler. Tanıtım çok önemli. Her bölgemizin kendine göre çok güzel özellikleri var. Kimisi yemeğiyle meşhur, kimisi kalesiyle, kimisi de şarabıyla... Türkiye’de her bölge ayrı bir destinasyon alanı olabilir. Ben Van’a gittim, hayran kaldım. O kadar güzel bir turizm potansiyeli var ki orada.Bunlar hep Türkiye’nin turizm gelirini milyon dolarlara çıkarabilecek şeyler. Bodrum olarak biz Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlıyoruz.

◊ Daha artabilir mi bu rakam?

- Bodrum’a altyapı, yol ve trafik sorununu çözecek 2 milyar dolarlık yatırım yapsınlar, eğer yılda 20 milyar dolar kazandırmazsam belediye başkanlığından istifa ederim. Açık ve net söylüyorum. Mevcut hükümetimiz 2 milyar dolar yatırım yapsın,  arıtma tesisleriyle, yoluyla...2 milyar doların karşılığı onlara her sene 20 milyar dolar geri döner. Bodrum böyle bir yer ve bu kadar marka olmuş bir yer yok dünyada.

Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy bu noktada sizce bir avantaj olabilir mi?

- Çok büyük bir avantaj. Ben Cumhurbaşkanımızı gerçekten takdir ettim. Niye takdir ettim? Çünkü 16 yıllık iktidarlık döneminde, sağlık, eğitim ve turizm... Demek ki burada kendilerini eksik gördüler ki özel sektörde başarılı olmuş isimleri atadılar. Bu da gerçekten turizm açısından iyi bir şey.

ANADOLU HALKI BiZE  DESTEK VERDi

  Bu sene turizmde hedefinizi tutturdunuz mu?

- Son iki yıldır turizmde müthiş bir düşüş yaşadı Türkiye. Bodrum da bundan nasibini aldı. Bizim en büyük şansımızın Anadolu halkının bize hep destek olmasıydı.Yerli turist her zaman geldi. Şu anki rakamlara baktığımızda, 2017’ye göre yüzde 71 yurtdışı artışı var. 2017’den bahsediyorum ama bizim için önemli olan 2012-2014 arasındaki turizm artışını yakalamak.

O zamanı yakalayamadık daha.

- Şu anda daha yakalayamadık. Mesela İngiliz misafirlerimizden örnek vereyim. 2012-2014 yılında 500 bin civarında İngiliz vatandaşımız gelirken geçen sene bu rakam 85 bine düştü. Bu sene 250-300 bin civarında seyrediyor. Yükseliş var.500 bini geçtikten sonra turizmde yükselişe geçtik diyebileceğiz.

KIYAFETiMLE DENiZE ATLADIM

 ◊ Geçtiğimiz günlerde bir vatandaşı boğulmak üzereyken kurtardınız. Nasıl oldu o olay?

 - İş çıkışı arkadaşlarımla yemek yiyorduk. 4 kişiydik masada. Sahil kısmına da 3 kişi geldi. Bir yaşlı kadın vardı. Ve ona gösterilen saygı çok hoşumuza gitti.Sonra yaşlı kadının bornozunu çıkardılar, elinden tuttular ve yavaş yavaş denize soktular.Anneleriydi sanıyorum. Denizde ilgileniyorlardı.Bir süre sonra çocukları birazcık açıldı.Anneleriyle kıyıya yakındı. Yemek arasında kafamı bir anda çevirdim ve yaşlı kadının suya kapaklandığını gördüm. İçimden “Yüzmeyi ne kadar seviyor ki nefessiz bile bu kadar kalabiliyor” dedim. Sonra hemen farkına vardım. Suda bu kadar durması imkansızdı. Hemen elbiselerle denize koştum. Gittim, yan çevirdim. Morarmış vaziyetteydi.

Bodrum kaçış değil, varış yeridir

◊ Yanındakiler kimmiş peki?

- Kızı ve damadıymış... Üç gün sonra öğrendik. Anneleri “Ben suda biraz oyalanayım, siz yüzün” demiş. Sonra ayağı taşa takılmış, kendini toparlayamamış.Bildiğim şekilde ilk müdahaleyi yaptım. Sonra ambulans geldi.Yoğun bakıma alındı, tedavisi yapıldı. Şimdi sağlığı iyi. 5 saniye geç kalsaydım kurtaramayabilirdik. Sağ olsunlar, belediyeye teşekkür ziyaretine de geldiler.Halkın içinden geldim ve halktan hiç kopmadım

 ◊ Halkın içinde bir başkan olduğunuzu biliyorum. Bunu Bodrum sevginize mi bağlıyorsunuz?

- Ben insan ömrünün çok kısa olduğunu düşünüyorum. İnsanlar mutlu yaşasın diye uğraşan bir belediye başkanıyım. Biz hiçbir zaman problemin parçası olmaya çalışmadım. Çözümün parçası olmaya çalışan bir belediye başkanı profili çizdim. İnsan odaklı çalışırsanız insanların yüzündeki mutluluk da size güzel bir şekilde yansıyor. Biz bütün gün güzel ve pozitif enerjimizi veriyoruz. İnsanların negatif enerjisini alıyoruz. Bu aldığımız negatif enerjiyi de tabii zaman zaman farklı biçimde gösterebiliyoruz. İşte bu tepkiyi gösterdiğimiz yer en yakınlarımızdır. Bu da evin içidir. Ya abinizdir, ya kız kardeşinizdir, ya annenizdir, ya eşinizdir ya da çocuklarınızdır.

Eğer ailem beni bu kadar tolere etmeseydi bu yaptığım bazı agresif hareketleri sevgi dolu karşılamasaydı, ben de bu kadar halkın içinde uzun süreli belediye başkanlığı yapamazdım. Bütün bu güzelliklerin arkasında aile yatıyor. Bir de ben halkın içinden belediye başkanı olarak geldim ve ben hiç halktan kopmadım.

DERDİ OLMAYAN KİMSE BELEDİYE BAŞKANININ KAPISINDA BEKLEMEZ

◊ 20 senedir de devam ediyorsunuz...

- Biz de masanın karşı taraflarında çok oturduk. Mesela benim oturduğum taraftan söyleyeceğim bir kelimenin, masanın öbür tarafındaki insanı ne kadar mutlu ya da mutsuz edeceğini biliyorum. Onun için halk beni bu kadar çok seviyor. Derdi ve sıkıntısı olmayan hiç kimse gelip belediye başkanının kapısında 2-3 saat beklemez.

Bizim halkımız bir de seçilmişlere çok saygılıdır. Zaten ürkek gelir odaya. Bir de kasıntı birisi olursa karşısında daha da ürker. Bu sefer anlatacağını da anlatamaz. Heyecan yapar. Ama ondan biri olursan derdini anlatır. Mesela ben çoğu kişinin gözünde başkan değilimdir. “Bizim Mehmet” derler bana. “Bizim Mehmet’e gidelim bu işi çözer”, “Bizim Mehmet’e gidelim bu işi halleder” derler.

Benim odama da girdiği zaman ve derdini anlattığı zaman, ben bütün takdir hakkımı vatandaştan yana kullanırım. Çünkü biz de yasalarla ve kanunlarla yönetiliyoruz. Yönetmelik var. Ama oradaki bütün takdir hakkımı, takdir kullanılacaksa, vatandaştan yana kullanırım.

MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDA GÖNLÜM VAR

 ◊ Önümüzdeki sene seçimler var. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olacağınız konuşuluyor. Doğru mu?

- Halktan böyle bir talep ve istek var. Artık bunu ne şekilde değerlendirirler bilmiyorum ama görevden kaçmayız.

◊ Peki gönlünüz var mı?

- Var.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 Saatte Magazin Gündemi (15.08.2018)İşte son 24 saatte yaşanan magazin olayları...
X