"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Gülben Ergen

Samatya’nın tiyatrocu gençleri

25 Ekim 2017

hakyan Okulu’ndan Yetişenler Derneği’ndeyiz.
Samatya’nın içi içine sığmayan, tiyatroya, müziğe, sosyalleşmeye meraklı gençlerini daha yakından tanımak istiyorum. Her biri işinin peşinde, genç emekçiler.
Birisi kuyumcuda çalışıyor, diğeri dönerci, bir diğeri öğretmen...
Günlük işlerini yapıp, mesai bitiminde dernek çatısı altında provalar yapıyorlar, çalışıyorlar ve muhteşem oyunlar sahneye koyuyorlar.
Geçen sene zevkle izlediğim ve ayakta alkışladığım “Kral Dairesi” oyununun tüm oyuncuları ile şahane bir sohbet içindeyiz.
Oyunu Cem Yılmaz’dan Osman Sınav’a izlemeyen kalmamış. 28 Ekim’de BKM sahnesinde olacaklar. Değerli, şahane oyuncular onlar... Eğer bu gençleri sahnede izlemediyseniz mutlaka izleyin...


Yazının devamı...

İngiltere’yi 2-1 yenen Ampute Milli Takımımız Avrupa’da tarih yazdı 'Engelsiz kahramanlar'

14 Ekim 2017

Hepsi müthiş! Hepsinin gözünden başarının ışığı fışkırıyor! Onlar, engellerin engelsiz kaldığının ispatı... Ampute Milli Takım, Avrupa Şampiyonası’nda finalde İngiltere’yi 2-1 mağlup ederek şampiyon oldu.
Hepimizi gururlandıran kahramanlarla Riva’da bir araya geldim. Kimi bir kazada ayağını kaybetmiş, kiminin doğuştan bir ayağı yok. Hepsinin engellilere umut ışığı olacak mücadele hikayelerini dinledim. İşte inançla birlikte gelen büyük zaferin öyküsü...


Fotoğraflar: Murat ŞAKA

◊ Öncelikle hepinizi tebrik ederim... Avrupa şampiyonluğu beklediğiniz bir başarı mıydı?
- Fatih Şentürk: Finale kalacağımızı düşünüyorduk. 45 bin kişinin içinde kupayı İngilizlere vermek olmazdı, veremezdik.

Yazının devamı...

Selver ve Gülçin’in Olimpiyat başarısı 'İşitme ve konuşma engelimiz şampiyonluğa engel değil'

11 Ekim 2017

Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan aldığım telefonun ucundaki sesin heyecanı ile uyandım geçen sabah... Engelli kızlarımızın başarılarından haberiniz var mı? Doğuştan duymuyorlar, konuşamıyorlar... Yokluk içerisinde geçmiş çocuklukları...
Hemen gittim Konya’ya. Eski Konya Stadı’nın içerisindeki antrenman tesislerinde buluştuk. Gözlerinin içi parlıyordu Gülçin ve Selver’in... İşaret dili çevirmeni ile başladık röportajımıza.
Akraba evliliği sebebi ile hayatlarında müziğin ne olduğunu bir ömür bilmeyecek olan bu kardeşler sorularımı dudak okuyarak anladılar. Birlikte ağladık, birlikte güldük iki saat boyunca. İşte olimpiyat şampiyonu Şeker kardeşlerin hikayesi...

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

* Doğuştan mı işitme engellisiniz? Kaç yaşındasınız?
- Selver Şeker: Evet. Ablamın da benim de doğuştan. Ben 20 yaşındayım.
- Gülçin Şeker: 24 yaşındayım. Bir ablamız ve bir küçük kardeşimiz daha var. Ablam duyuyor ama diğer üçümüz maalesef işitme engelliyiz. Annemle babam akraba evliliği yapmışlar. İşitme engelli olmamız bu yüzdendir diye düşünüyorum.

Yazının devamı...

Geleceğe birlikte yürüyelim

4 Ekim 2017

ORTAK DEĞERLER HARETİ'NİN ÜÇÜNCÜ DURAĞI VAN

“Ortak Değerler Hareketi için bizimle Van’a gelir misiniz?” diye bir mail aldım Sevgili Begümhan Doğan Faralyalı’dan. Kurucusu ve Başkanı olduğum Çocuklar Gülsün Diye Derneği haricinde yaklaşık altı yıldır farklı alanlarda çalışmalar yapan STK’ların etkinliklerine dahil olmuyordum. İlk kez geçen hafta Ordes Derneği ile organ bağışına dikkat çekmek için bir konser verdim. O konserin etkisi ve geri dönüşleri beni fazlasıyla mutlu etti...
Ortak Değerler Hareketi için Van’a gideceğimizi ve onlarca insanla iç içe sohbet edip, değerlerimizi karşılıklı konuşacağımızı öğrenince daha da ilgimi çekti bu etkinlik. Sabah 4’te evlerimizden çıkıp 6 uçağı ile Van’a uçtuk. Ülkemizde dili, dini, ırkı, inanışı, yaşam tarzı farklı olsa da ortak değerleri aynı olan insanlar olarak birleştik.
Ortak Değerler Hareketi’nin fikir lideri, sözcüsü, bu işe gönlünü koyan isim Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begüm Doğan Faralyalı. Faralyalı’nın projeyi ve önemini anlattığı samimi açılış konuşmasıyla atölye çalışmasına başladık. Sonrasında Dr. Ali Ercan Özgür’ün sunumunu, Hakan Altınay’ın proje kapsamında gerçekleştirilen Türkiye Değerler Araştırması’nın sonuçlarını ve Kemal İslamoğlu’nun “Yaşam Yolculuğu’nda İç Pusulamız: Kişisel Değerlerimiz” başlıklı konuşmalarını dinledik.
Sevgi, adalet, saygı, güven, aile, ahlak, dürüstlük gibi değerlerimizi bir bir konuşarak gruplar oluşturduk. Muazzam bir lezzette yaşadık tüm günü. Sen bendensin ya da değilsin kutuplaşması olmadan müzikle, halayla, söz alarak örneklemelerle, yaşadığımız toprakların zenginliklerine kilitlendik.
Hakkari’den Bitlis’e, Van’dan Ağrı’ya uzanan ev hanımından öğrencisine, memurundan öğretmenine, onlarca yürekle bizi birbirimize bağlayan, kardeşlik değerlerimizi tekrar ettik. Gün kararırken biten toplantımızın ardından umutla evlerimize döndük. İyi ki var Ortak Değerler Hareketi!


Yazının devamı...

Kilis’te savaşın bitmeyen izleri

26 Eylül 2017

Geçen sene Şanlıurfa’da bulunan Harran ve Akçakale mülteci kamplarına gittim. Oradan döndükten hemen sonra da Hayata Destek Derneği’nin Suriyeliler için açtığı İstanbul’daki toplum merkezini ziyaret ettim.
Şimdi Kilis’teyim. Merdiven altlarında, sokakta, boş evlerde, bir kısmı da konteynerlerde yaşayan mültecilerin yanındayım.
Yüzünde bomba patlayan delikanlının geçirdiği ameliyatlar sonrası yüzü bu halde...
Maalesef kötü şartlarda yapılan ameliyatlardan dolayı ağzı ve tek gözü kapanmıyor Mahmut’un.
Halep’te evlerinin önünde patlayan bombadan dolayı bir evladı kör, diğeri sağır ve dilsiz, diğeri lupus hastası olan annenin yanındayım. O kadar vahim bir insanlık hikayesi ki...
Tek biberonla beslenen, annesi babası olmayan üç bebeğin yanındayım. Ortak cümleleri hiç değişmiyor: Elhamdülillah...
Gök mavisi gözlü, olağanüstü bir kadınla tanışıyorum.

Yazının devamı...

Herkesin başına gelebilir

20 Eylül 2017

Almanya’ya Kartal bebeğin ailesi ile röportaja gittiğim günden beri organ bağışı beklemenin tüm zorluklarını ve çaresizliklerini içimde hissediyorum. O kadar hassas, o kadar değerli bir konu ki... Prof. Dr. Koray Acarlı, “Yoğun bakımın kapısında verilir bu karar” diyor.
Ve ekliyor: “O an öyle kritik, öyle acılı bir andır ki... Beyin ölümü gerçekleşmiştir. Hastanın organları sadece aletlerle ‘geçici’ olarak çalışmaktadır. Ve o an, karar verirsiniz.. İşte o an değil siz sağlıklıyken karar verin. Yakınlarınıza önemle bunu söyleyin. O acılı, zor ana bırakmayın bu kritik kararı...”
Ülkemizde organ bağışının önemi ve farkındalığı için birçok kampanya yapılıyor. Ben de bu konunun önemine dikkat çekmek için 26 Eylül akşamı Zorlu PSM’de bir konser vereceğim... Tüm organlarınızı bağışlayın. Bu olağanüstü bir iyilik ayaklanmasıdır. İhtiyacınız olmadan, o çaresiz bekleyişi yaşamadan yapın bunu. Bu seferberlikte yoluma destek veren Nihat Odabaşı, Deniz Seki, Banu Noyan ve Metin Hara’ya ayrıca teşekkür ediyorum...


Fotoğraflar: Murat Şaka 

* Organ naklinde sınıfta kalmış bir ülke miyiz?
- Türkiye’ de organ nakli teknolojik gelişmeler ve uzmanların deneyimleri sayesinde çok yol kat etti. Ancak aynı durum organ bağışı için geçerli değil. Ülke çapında bağışlar halen çok yetersiz ve biz kadavra yerine canlıdan canlıya nakil yaparak insanların hayatlarını kurtarmaya çalışırız.

Yazının devamı...

Ne çok sevenim varmış

13 Eylül 2017

Bir dünya şampiyonu için yollardayım... Balıkesir’e gidiyorum.... Adres ararken sokak aralarında koca bir apartmanı boylu boyunca kaplamış Türk bayrağı görüyoruz.
“Kesin burasıdır” diyerek duruyoruz ve Yasemin gurur dolu gülen yüzü ile karşılıyor bizi. Ne kadar sıcak ve gerçek... Koca dünya şampiyonu var mı ötesi? Annesiz bir yaşam ona eve hapsolmak, depresyona girmek yerine hayata yumruk atmayı öğretmiş.
Babasına aşık her kız çocuğu gibi ve minnet dolu. Ablası sohbetimize seyirci. Abla yıllarca hasta anneye bakmış. Şimdi kardeşi ile gurur duyuyor ama gözlerinde annesinin yokluğunun hüznünü okuyorum.
Damat adayımızın Paris’e gidişi, evlilik teklifi edişi her ne kadar ortalığı biraz karıştırsa bile bizim kız onore olmuş, mutlu ama hemen evlenmek peşinde değil. Başarısının peşinde. Biz de bu başarının sonuna kadar destekçisiyiz elbette...


Fotoğraflar: Murat ŞAKA 

* Yasemin kaç yaşındasın? Güreşe ne zaman başladın?

Yazının devamı...

Ahlaki ve etik olarak yanlış

6 Eylül 2017

Kitaplarını dikkatle okuduğum değerli Profesör Doktor Bengi Semerci ile bayramın üçüncü günü buluştuk. Toplum olarak içinde bulunduğumuz ruh halini, doğru bilgilerle çocuk yetiştirmenin vazgeçilmezlerini ve ergenlik döneminde yapılan yanlışları uzun uzun konuştuk. Birkaç gün önce basına yansıyan ensest rakamlarını ve Türkiye’deki ensest ilişki sorununu Bengi Hoca, ayrıntılarıyla anlattı.

* Gündem sebebiyle ensest meselesini konuşmak istiyorum… Çocuklarımızı nasıl korumalı ve bilinçlendirmeliyiz?
- Ensesti tek başına değil, cinsel istismarla birlikte ele almak gerekli. Ensest de bir cinsel istismardır. Çocukluk döneminde cinsel istismarlar eğer aile üyesi bir kişi tarafından yapılıyorsa bunu ensest olarak adlandırıyoruz.
Çocuklarımıza kendilerini korumayı öğretmemiz gerekiyor. Bu da aslında verdiğimiz cinsel eğitimin bir parçası.
Doğduğu andan itibaren, korkutmadan, yaşlarına uygun ifadelerle anlatmamız gerekiyor. Öncelikle bedenlerinin özel olduğunu, istemedikleri birinin ona dokunmasına karşı koyabileceklerini, bu kişi çok yakın bir kişi olsa bile hayır diyebileceklerini öğretmeliyiz.

* Nasıl anlatmalıyız?

Yazının devamı...