"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Gülben Ergen

Her şey beyinde başlıyor beyinde bitiyor

26 Temmuz 2017

Gündüz kuşağında sağlık üzerine yaptığım yayınlarda, özellikle kanseri nasıl yeneriz konusunda vazgeçilmez konuklarımdan biriydi Elif. Genç, modern, araştırmacı ve pratik yollarla anlatıyordu izleyiciye tüm püf noktalarını. Bugün sağlık üzerine yaptığımız hataları ve unuttuğumuz değerleri hatırlatıyor bize sohbetimizde. Kitapları da son derece bilgilendirici. Her şey beyinde başlar beyinde biter diyerek son noktayı da koyuyor...

◊ Elif Hanım nerede eğitim aldınız?
- Babam dalında ünlü bir herbalistti, ilk eğitimimi ondan aldım ‘alaylı’ olarak. Benim doktor olmamı istedi. Sonrasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım ve hekim oldum. Hekim olur olmaz da babamın tecrübelerini bilimsel gözlüklerle incelemeye başladım. Tek başına hekim olmak artık dünyada da yetmiyor. Belirli uzmanlık dalları var. Ben de hastalıklardaki hücre düzeyindeki değişiklikleri inceleyen bilim dalı olan patolojiyi seçtim. Patoloji, mikroskop hekimliğidir. Daha sonra fitoterapi üzerine Yeditepe Üniversitesi’nde 2 yıl süren kapsamlı bir eğitim aldım. Eğitim bitmez ama, tam eğitimimi tamamladım derken babam vefat etti ve ondan bayrağını devraldım. Şu anda Çukurova’da bitki damıtma tesisi kuruyoruz. Türkiye’nin bitkilerinden bitki özü elde edip onları bitkisel ilaç ve bitkisel kozmetikte kullanmayı hedefliyoruz.




Yazının devamı...

İnternette tanıştık kaçarak evlendik

19 Temmuz 2017

Aşkın gücüne olan inancımın kırılmak üzere olduğu günlerdeyim... Oğuzhan Koç’un “Küsme Aşka” şarkısını bolca dinleyip ayakta tutmaya çalışıyorum yitirmekte olduğum bu değerli hissimi...
Bu arada Ayça ve Murat’ın hikayesini dinlemek üzere yollara düştüm. Küçücük bedenlerine koca bir yürek sığdırmış ikisi de. O kadar güzeller ki...
Allah onları tüm engellere rağmen anne babalıkla ödüllendirmiş.
“18 yaşıma kadar kırılmadık yerim kalmadı” diyen Murat ile “Kişisel temizliğimi eşim yapar” derken yanakları kızaran Ayça’nın hikayesini okuyacaksınız bugün.
Aşka olan inancımı tazeleyen bu çiftin dayanışmasına, minik oğullarına, çizgi film gibi mutfaklarına, çalışmak için yaşadıkları drama rağmen bitmeyen umutlarına hayran kaldım...


 

* Sizleri tanıyabilir miyim?

Yazının devamı...

Sizin hiç kalp bekleyen bebeğiniz oldu mu?

9 Temmuz 2017

Artık bütün Türrkiye’nin tanıdığı bebek...
Almanya’dayım...
Dilini, yolunu, huyunu bilmedikleri bir ülkenin hastane bahçesinde, varını yoğunu satıp bebeklerini son çare buraya getiren bir anne babanın gözyaşları içinde anlattıklarını dinliyorum.
Duyduklarıma mı şaşırayım, bebeğin durumuna mı kahrolayım, aileye burada sahip çıkan insanlara mı sarılayım, ihtiyaç duyulan bağışın 19 saatte nasıl toplandığının hikayesini mi dinleyeyim?
“Neden kendi ülkende değilsin?” sorgusu var bir de... Ayıpların ayıbı...
Ülkemizde ölen bebeğinin organlarını bağışlayan kaç kişi var, sorarım size? Ben dahil hangimiz bu bilinçteyiz?
Organ bağışı ülkemizin aydınlanması gereken kör noktalarından biri.

Yazının devamı...

Kelebek cocuklar yardım bekliyor

5 Temmuz 2017

◊ Ramazan, kaç yıldır kelebek hastasısın?
- Ramazan Çeribaş: 33 yıl oldu. Benim cildiye doktorum Türkan Saylan’dı. 10 yaşımdayken gelecekte nasıl olacağımı bana gösterdi. Çocukken onun odasına muayene için gittiğimizde klasik müzik çaldığını hatırlarım. 15-20 günde bir kontrole giderdik. Beni ve benim gibi hastaları takip ederdi. Bana 20’li ve 30’lu yaşlarımda hastalığımın ağırlaşacağını söylediğinde “Olmaz öyle bir şey, ellerimin kapanması imkansız” dedim. İnanmadım. Şu anda ellerim kapalı.
- Fulden Uras: Hastaları dermatoloğa götürdüğümde inan bu hastalığı bilmediklerine şahit oluyorum. Hastalığı tıp fakültesinde okumuşlar ve unutmuşlar. Türkiye’de hiçbir dermatolog bunun üzerine gitmemiş.
Türkan Saylan bundan 20 sene önce bu hastalığı araştırmış ve bu hastalara bir yol çizmiş. Gerçekten hocaların hocası.
- Ramazan Çeribaş: Ben uzuvlarımı yavaş yavaş kaybettim. Ve Türkan Hoca’nın yönlendirmesiyle Yeditepe Üniversitesi’nde Edebiyat Öğretmenliği okudum.

Yazının devamı...

Tarkan'la yarışmak ayıp olur

27 Haziran 2017

Bayramın birinci günü için geçen haftadan söyleştik bizim Hanım Ağa ile. “Ev darmaduman olur ama gel takılırız” dedi. “Çocuk varsa darmaduman olmak evin hakkıdır” dedim. İstanbul’dan eşyalarını Okan’ın koca TIR’ı ile getirten bizim deli kızla başladık muhabbete. Bir de sürpriz yaptım ona giderken. Uzun yol arkadaşım Nihat (Odabaşı) ile birlikte gittik. Onun da iki klibinin yönetmeni. Bizim kız bayıldı zevkten. Elime doğan Hira pıtır pıtır havuzda yüzerken, Okan Demet’in akşamki sahnesinin prova ve orkestra kontrolü için bizimle vedalaşıp gitti.
O kadar hesapsız ve olduğu gibi cevap verdi ki tüm sorularıma. Röportaj sonrası ne yazdın, başlık ne, şunu düzeltelim, bunu keselim haklarını bir kere kullanmamasına bin alkış. Milyonlara marş ettiği şarkılarına bir o kadar alkış, topluma kabul ettirdiği tavır, söz ve davranış biçimlerine ise helal olsun diyorum.
Urfa’nın İbrahim Tatlıses’i Kadırga’nın Seda Sayan’ı Gölcük’ün de aslanlar gibi Demet Akalın’ı var. Sektörü sallayıp ille de lüks markalı kıyafetleriyle bize gülümsemeyi seven bu kadını “dinlemiyorum” diyenlerin de dinlediğini iyi biliyorum.

◊ Çocukluğunda bayramların nasıl geçerdi? O günden bugüne ne gibi farklar var?
- Bayramlar artık bizim için iş gibi oldu. Pazar sabahı Okan Bodrum’da video çekerken “Hayırlı sezonlar” dedi. Gayriihtiyari dedi ama sezon denmez sonuçta, bu bir bayram. Ben aile ziyaretlerini bayramdan 3-5 gün önce yapıyorum. Ne kadar bayram tadında olur bilinmez ama herkesin bir koşturması var. Annemlerin de öyle kayınpederlerimin de. İlk önce onları ziyaret ediyoruz. Çünkü sonra vicdan yapıyor insan. Ben kızımı da böyle yetiştirmek istiyorum. Dededen de tatsın anneanneden de. Halasını, dayısını ve herkesi bilsin. Çünkü biz öyle büyüdük. Ben annemin kucağında büyümedim. Hep anneannem, teyzelerim, yengelerim baktı bana. Büyük bir ailemiz var. Hira da o tadı alsın istiyorum.
◊ Yılbaşı ya da diğer özel günlere de mi sadece iş odaklı bakıyorsun?
- Yılbaşı gecesi çalışıyorsam gündüzü mutlaka ailemle geçiririm. Hele bir de İstanbul’da konserim varsa o gece şahane oluyor. Ama dediğin gibi iş odaklı oluyor.

Yazının devamı...

Gül kına gibidir kokusu kalır

14 Haziran 2017

 * Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?
- Kezban Arslan: Çocukluğumuzdan beri gül topluyoruz. Benim 30 seneden fazla oldu.
- Merve Öcal: Ben de çocukken annemle babamın yanında bahçeye gide gele öğrendim. Son 3-4 yıldır kendi bahçemizin gülünü ablamla birlikte topluyoruz.

* Hasat zamanı kaçta kalkıp bahçeye geliyorsunuz?
- Kezban Arslan: Ben her gün 05.00’te kalkıyorum. Çocuklar uyuyor oluyor. Babaanneyi çağırıyoruz. O eve gelince biz bahçeye gidiyoruz. Sabah genelde 5.30’da bahçede oluruz. Bazen 4 saat bazen 5 saat sürer.
- Emine Yılmaztürk: Bahçeye erken gelmek gerekiyor. O yüzden hepimiz erken kalkıyoruz. Eğer yağmur varsa öğleden sonraya da kaldığımız oluyor. Hava durumuna göre saatlerimiz değişebiliyor.


Yazının devamı...

Tarım ülkesiyiz ama nohudu Meksika'dan alıyoruz

7 Haziran 2017

 

Piyasada çok sayıda “şifacı” var. Bunlar için nasıl önlemler alınmalı?

- Geçmişte sayıları daha fazlaydı. Şu anda eskisi kadar çok değiller. Sağlık Bakanlığı’nın politikalarıyla özellikle internet üzerinden satış yapan yerlere erişimler durduruluyor.

Ama bu işi yapan insanlar kolay para kazanmaya alıştığı için bir şekilde yol buluyorlar. Sözde ünlülerin sosyal medya hesaplarından ücret karşılığı reklam yapıyorlar. Kendi sayfaları gizli ve herkes tarafından görülemiyor. Fakat maalesef eskisi kadar ünlü olmayan birtakım insanlar sayfaları resmen kiraya vermiş durumdalar. Bunlar için bir bütçe var.

Takipçi sayısına göre günde 3-4 kez paylaşım yapanlar var. İnternet sitelerinden ziyade Instagram ve WhatsApp üzerinden satışlar yapılıyor. Çünkü oraları kontrol etmek daha zor. Bir ünlünün hayranı olabilirsiniz ama böyle bir reklamı gördüğünüz an bilin ki o sizin sağlığınızı 3 bin liraya satmış demektir. Sağlık Bakanlığı bu işi yapan birçok ünlüye mektup gönderdi. Maliye Bakanlığı da mektup gönderdi. Çünkü bunlar vergisiz kazanç sağlıyor ve toplum sağlığını tehlikeye atıyor.

MISIR ÇARŞISI’NDA SATILAN AÇIK BAHARATLAR SAĞLIĞA ZARARLI

Yazının devamı...

Tarım ülkesiyiz ama nohudu Meksika'dan alıyoruz

7 Haziran 2017

Aktara giderken yolda iyileşenlerdenim. İyi geliyor bana... Topraktan gelen şifanın bu kadar renkli ve güzel sergilendiği bir yer aktarlarımız.
Ayhan Ercan işini çok severek yapan bir aktar. Sosyal medyada reklamları yapılan zayıflama odaklı ve sağlığa zararlı, ciddiyetini kaybetmiş ürünler hakkında hep doğruları söylüyor.
Ülkemizin altın değerindeki topraklarında yetişen onlarca sebze, meyve ve bitkileri bilinçli kullanmalıyız... Ayhan Ercan baba mesleğini ve bilgilerini bizimle paylaştı...

◊ Piyasada çok sayıda “şifacı” var. Bunlar için nasıl önlemler alınmalı?
- Geçmişte sayıları daha fazlaydı. Şu anda eskisi kadar çok değiller. Sağlık Bakanlığı’nın politikalarıyla özellikle internet üzerinden satış yapan yerlere erişimler durduruluyor. Ama bu işi yapan insanlar kolay para kazanmaya alıştığı için bir şekilde yol buluyorlar. Sözde ünlülerin sosyal medya hesaplarından ücret karşılığı reklam yapıyorlar. Kendi sayfaları gizli ve herkes tarafından görülemiyor. Fakat maalesef eskisi kadar ünlü olmayan birtakım insanlar sayfaları resmen kiraya vermiş durumdalar. Bunlar için bir bütçe var. Takipçi sayısına göre günde 3-4 kez paylaşım yapanlar var. İnternet sitelerinden ziyade Instagram ve WhatsApp üzerinden satışlar yapılıyor. Çünkü oraları kontrol etmek daha zor. Bir ünlünün hayranı olabilirsiniz ama böyle bir reklamı gördüğünüz an bilin ki o sizin sağlığınızı 3 bin liraya satmış demektir. Sağlık Bakanlığı bu işi yapan birçok ünlüye mektup gönderdi. Maliye Bakanlığı da mektup gönderdi. Çünkü bunlar vergisiz kazanç sağlıyor ve toplum sağlığını tehlikeye atıyor.

MISIR ÇARŞISI’NDA SATILAN AÇIK BAHARATLAR SAĞLIĞA ZARARLI

◊ İnsanlara her zaman mahallenizdeki manava, aktara gidin diyoruz. Bu kültürü yaşatmak istiyoruz. Sizin içiniz denetimler konusunda rahat mı?

Yazının devamı...