"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Gülben Ergen

Kilis’te savaşın bitmeyen izleri

26 Eylül 2017

Geçen sene Şanlıurfa’da bulunan Harran ve Akçakale mülteci kamplarına gittim. Oradan döndükten hemen sonra da Hayata Destek Derneği’nin Suriyeliler için açtığı İstanbul’daki toplum merkezini ziyaret ettim.
Şimdi Kilis’teyim. Merdiven altlarında, sokakta, boş evlerde, bir kısmı da konteynerlerde yaşayan mültecilerin yanındayım.
Yüzünde bomba patlayan delikanlının geçirdiği ameliyatlar sonrası yüzü bu halde...
Maalesef kötü şartlarda yapılan ameliyatlardan dolayı ağzı ve tek gözü kapanmıyor Mahmut’un.
Halep’te evlerinin önünde patlayan bombadan dolayı bir evladı kör, diğeri sağır ve dilsiz, diğeri lupus hastası olan annenin yanındayım. O kadar vahim bir insanlık hikayesi ki...
Tek biberonla beslenen, annesi babası olmayan üç bebeğin yanındayım. Ortak cümleleri hiç değişmiyor: Elhamdülillah...
Gök mavisi gözlü, olağanüstü bir kadınla tanışıyorum.

Yazının devamı...

Herkesin başına gelebilir

20 Eylül 2017

Almanya’ya Kartal bebeğin ailesi ile röportaja gittiğim günden beri organ bağışı beklemenin tüm zorluklarını ve çaresizliklerini içimde hissediyorum. O kadar hassas, o kadar değerli bir konu ki... Prof. Dr. Koray Acarlı, “Yoğun bakımın kapısında verilir bu karar” diyor.
Ve ekliyor: “O an öyle kritik, öyle acılı bir andır ki... Beyin ölümü gerçekleşmiştir. Hastanın organları sadece aletlerle ‘geçici’ olarak çalışmaktadır. Ve o an, karar verirsiniz.. İşte o an değil siz sağlıklıyken karar verin. Yakınlarınıza önemle bunu söyleyin. O acılı, zor ana bırakmayın bu kritik kararı...”
Ülkemizde organ bağışının önemi ve farkındalığı için birçok kampanya yapılıyor. Ben de bu konunun önemine dikkat çekmek için 26 Eylül akşamı Zorlu PSM’de bir konser vereceğim... Tüm organlarınızı bağışlayın. Bu olağanüstü bir iyilik ayaklanmasıdır. İhtiyacınız olmadan, o çaresiz bekleyişi yaşamadan yapın bunu. Bu seferberlikte yoluma destek veren Nihat Odabaşı, Deniz Seki, Banu Noyan ve Metin Hara’ya ayrıca teşekkür ediyorum...


Fotoğraflar: Murat Şaka 

* Organ naklinde sınıfta kalmış bir ülke miyiz?
- Türkiye’ de organ nakli teknolojik gelişmeler ve uzmanların deneyimleri sayesinde çok yol kat etti. Ancak aynı durum organ bağışı için geçerli değil. Ülke çapında bağışlar halen çok yetersiz ve biz kadavra yerine canlıdan canlıya nakil yaparak insanların hayatlarını kurtarmaya çalışırız.

Yazının devamı...

Ne çok sevenim varmış

13 Eylül 2017

Bir dünya şampiyonu için yollardayım... Balıkesir’e gidiyorum.... Adres ararken sokak aralarında koca bir apartmanı boylu boyunca kaplamış Türk bayrağı görüyoruz.
“Kesin burasıdır” diyerek duruyoruz ve Yasemin gurur dolu gülen yüzü ile karşılıyor bizi. Ne kadar sıcak ve gerçek... Koca dünya şampiyonu var mı ötesi? Annesiz bir yaşam ona eve hapsolmak, depresyona girmek yerine hayata yumruk atmayı öğretmiş.
Babasına aşık her kız çocuğu gibi ve minnet dolu. Ablası sohbetimize seyirci. Abla yıllarca hasta anneye bakmış. Şimdi kardeşi ile gurur duyuyor ama gözlerinde annesinin yokluğunun hüznünü okuyorum.
Damat adayımızın Paris’e gidişi, evlilik teklifi edişi her ne kadar ortalığı biraz karıştırsa bile bizim kız onore olmuş, mutlu ama hemen evlenmek peşinde değil. Başarısının peşinde. Biz de bu başarının sonuna kadar destekçisiyiz elbette...


Fotoğraflar: Murat ŞAKA 

* Yasemin kaç yaşındasın? Güreşe ne zaman başladın?

Yazının devamı...

Ahlaki ve etik olarak yanlış

6 Eylül 2017

Kitaplarını dikkatle okuduğum değerli Profesör Doktor Bengi Semerci ile bayramın üçüncü günü buluştuk. Toplum olarak içinde bulunduğumuz ruh halini, doğru bilgilerle çocuk yetiştirmenin vazgeçilmezlerini ve ergenlik döneminde yapılan yanlışları uzun uzun konuştuk. Birkaç gün önce basına yansıyan ensest rakamlarını ve Türkiye’deki ensest ilişki sorununu Bengi Hoca, ayrıntılarıyla anlattı.

* Gündem sebebiyle ensest meselesini konuşmak istiyorum… Çocuklarımızı nasıl korumalı ve bilinçlendirmeliyiz?
- Ensesti tek başına değil, cinsel istismarla birlikte ele almak gerekli. Ensest de bir cinsel istismardır. Çocukluk döneminde cinsel istismarlar eğer aile üyesi bir kişi tarafından yapılıyorsa bunu ensest olarak adlandırıyoruz.
Çocuklarımıza kendilerini korumayı öğretmemiz gerekiyor. Bu da aslında verdiğimiz cinsel eğitimin bir parçası.
Doğduğu andan itibaren, korkutmadan, yaşlarına uygun ifadelerle anlatmamız gerekiyor. Öncelikle bedenlerinin özel olduğunu, istemedikleri birinin ona dokunmasına karşı koyabileceklerini, bu kişi çok yakın bir kişi olsa bile hayır diyebileceklerini öğretmeliyiz.

* Nasıl anlatmalıyız?

Yazının devamı...

Karım her şeyi biliyor Google'a ihtiyacım yok

1 Eylül 2017

Şahane müzik adamı, Canan’ın ve Kenan’ın abisi, Ece’nin eşi, Arya, Lila ve Elya’nın babası, başta annesi Serpil Teyze olmak üzere tüm ailesinin gözbebeği, gecelerin ve kulüplerin yakışıklısı, benim şen kahkahalı arkadaşım Ozan’la Bodrum’dayız.
Dört prensesin yanında pek havalı,
pek gururlu. Bayılı-yorum bu aileye...
Ozan’ın müziğe kattıklarına, sektördeki yeniliklerin başını çeke çeke aldığı tüm risklere kocaman bir bravo.
Eşi Ece ne kadar zarif ve ne kadar özel...
Ozan’la ilgili tüm

Yazının devamı...

Aziz Sancar'ın izinden...

16 Ağustos 2017

Bir yaşam ustası tanıdım...
Dokuz yaşında babasını kaybedip, annesi ile hayat yoluna devam ediyor.
Spastik engelli teşhisi konduğunda henüz bebek.
Anne umudunu kesmiyor. Onu odalara kapatıp hayatı kendine de evladına da zehir etmiyor.
Özyeğin Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu. Amerika’da okuyor. Hollanda’da staj yapıyor ve Google da ona burs veriyor. Bu bir ilk. Sadece elleri, kolları, bacaklarıyla değil, konuşma güçlüğü çektiği için genellikle iletişimini gözüyle kullandığı bilgisayarıyla sağlıyor.
Muratcan ve annesini tanımak, hayat hikayelerini dinlemek imkansız diye bir şey olmadığının kanıtı.
Muratcan’a hayran kaldım. Allah’a olan inancına, yaptıklarına ve yapmak istediklerine ve ustaların ustası annesi Nilgün Hanım’a... Özyeğin Üniversitesi’ne kendi adıma teşekkür ediyorum. Böylesi bir değere sahip çıktıkları için.


Yazının devamı...

Yanmadan sönmüyor insan

9 Ağustos 2017

Hey! Aramızda kalın bir cam yok farkında mısın?
Ve konuşmamızın ortasında, sımsıkı tutup, kulağımıza yapıştırdığımız o, kordonu uzun telefon konuşmanın en can alıcı yerinde kesilmiyor bunun farkında mısın?
Harbiye Açıkhava sahnesindeyiz... O kadar heyecanlı ki. Saçı, makyajı, provası olurken tutamıyor gözünden akan yaşları. Odasına giren, çıkan herkes ona sevgi, moral, umut ve destek veriyor
“Bu neyin bedeli böyle? Yanmadan, yanmadan sönmüyor insan” diye çığlık atarak giriyor sahneye çıplak sesi ile. “Hayat iki bilet sadece... Biri gidiş, biri de dönüş” diye devam ediyor... Ne kuşlar ne ağaçlar, görmeden geçirdiğim kaç sabah var... Binlerce seveninle hasret giderdin ve artık özgürce şarkılarını söyleyebileceğin, süslü elbiselerini giyip bize gülümseyeceğin günlerdesin...
Arkanda yıllardır senin için özenle çalışan bir genç beyin, bir fırtına zeka Özgür Aras... Sahnende, klibinde dünya starlarının gözbebeği, bir markanın en güzel gözü, benim de kıymetlim Nihat Odabaşı...
Şarkılar senden, alkışlar bizden sana Deniz...
Hatırla, bana “gazetedeki röportajlarına bayılıyorum, burada satır satır okuyorum” dediğin günü...Demiştim ki, gözlerimden yaşlar aka aka, “seninle de röportaj yapacağımız güne çok az kaldı...”

Yazının devamı...

Marmara depremi geliyorum diye bağırıyor

2 Ağustos 2017

Yıllarını mesleğine vermiş, öğrencilerini yetiştirirken araştırmalar yapıp sadece ülkemize değil dünyaya da hatırı sayılır raporlar teslim etmiş bir bilim insanı Prof. Dr. Naci Görür...
Son derece açık, net ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Israrla dediği bir şey var: Dikkat önlem alın... Çünkü Marmara depreminden kaçış yok ve en 7.2 şiddetinde olacağı bilimsel raporlar sonucunda ortaya çıkmış durumda.
Ben kendi adıma Naci Hoca’nın dediklerini yapacağım. Bugüne kadar bilmediklerim için kızgınım kendime.
Şimdi öğrendim ve önlem alacağım. Lütfen dikkatle okuyun.
Ve siz de önlem alın.

◊ Naci Hocam, Ege depremi bekleniyor mu?

Yazının devamı...