"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Gülben Ergen

Silahlanmaya 1 milyon kere hayır

25 Nisan 2018

Bundan tam 4 ay önce tanıştım Nihat Palandöken’le... 17 yaşındaki kızı Helin, bir sapık tarafından pompalı tüfekle katledildi. Katil ifadesinde silahı internetten aldığını itiraf etti.
Bu olayın üzerinden tam 6 ay geçti. Ne kadın cinayetleri bu sürede azaldı, ne de internetten silah satışı durduruldu...
Acılı baba Nihat Palandöken, tek başına kapı kapı dolaşarak imza toplamaya başladı. Hedefi 1 milyon imza olan acılı babanın tek isteği silah satışlarının yasaklanması.
Nihat Palandöken ve bireysel silahsızlanma için yıllardır büyük emek veren Umut Vakfı’nın yöneticilerinden Ayhan Akcan’la buluştuk ve vahim tabloyu konuştuk.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

Ülkemizde erkeklerin silah sahibi olmak istemelerinin altında yatan sebepler sizce nelerdir?

- Ayhan Akcan: Şark kültüründe ve bizim geleneksel kültürümüzde maalesef silah çok önemli. Silah, güç ile eşdeğer tutuluyor. Bunun nedeni de şu; tüm Osmanlı dönemi dahil önceki tüm dönemlerde, size silah veriyorsa yönetim, siz onun adına karar vericisiniz. Yani hem güç hem de karar verici anlamında. İkincisi, insanın erkeklere verdiği rollerden birisi de biliyorsunuz doğayla başa çıkabilme.

Yazının devamı...

Tedavi için Hindistan’a gidiyoruz

18 Nisan 2018

Furkan’la Instagram’dan bana yolladığı video sayesinde tanıştım. “Gülben Abla sesimizi duy” diyordu. Furkan 9 yaşında ve DMD hastası... Bu hastalık daha önce sayfalarımıza taşıdığım SMA ile çok benzer bir kas hastalığı... Hâlâ tedavisi bulunmuş değil. Furkan ve ona büyük özveriyle emek veren ailesiyle görüşmek için Isparta’ya gittim...
Aile tek umutlarının Hindistan’daki kök hücre tedavisini olduğunu söylüyor.
Tüm imkanlarını Furkan için seferber edip, çevrenin de desteğiyle ilk tedavinin masraflarını karşılayabilmek için her yolu deniyorlar. Kredi, borç, eş dost ne varsa...
Cumartesi günü son çare olarak Hindistan’a uçacaklar. Dilerim Hindistan onlara umut olur. DMD hasta yakınlarının en büyük dileği bu tedavinin ülkemizde uygulanabilmesi...

Fotoğraflar: Levent KULU

◊ Sadullah Bey, Duchenne Kas Hastalığı ile Mücadele Derneği Başkanı olarak çalışmalarınızı anlatır mısınız?

- Sadullah Erol:

Yazının devamı...

329 hasta Guinness rekoru kırdı

11 Nisan 2018

Bugün, Dünya Parkinson Hastalığı Günü... Parkinson’u birçoğumuz yaşlılık hastalığı olarak biliyoruz. Ancak öğrendim ki bu hastalığın yaşı yok. Geçen hafta beyin pili ameliyatı olan hastaları bir araya getirerek Guinness rekoru kırdıran Op. Dr. Ali Zırh’la tedavi süreci hakkında sohbet ettik.

◊ Ali Hocam, beyin pili üzerine çalışıyorsunuz. Beyin pili nedir, anlatır mısınız?

- Beyin pilleri, beynin içinde elektrik akımı vermemizi sağlayan cihazlardır. Basitçe anlatmak gerekirse, beynin içine yerleştirdiğimiz iki tane ince elektrik pil gibi elektrot dediğimiz bir kablo var. Göğüste ise köprücük kemiği altında kalp pili gibi cilt altına yerleştirilen pil cihazı bulunuyor. Ve o ikisini birbirine bağlayan iki adet uzatma kablosundan oluşan sisteme beyin pili diyoruz.

◊ Bu tedavi ne zaman ortaya çıkmış?

- 1980’li yıllarının sonlarından itibaren klinik uygulamaya girmiş ama 1990’lı yıllardan itibaren daha modern özelliklere sahip olmuş bir yöntem.

◊ Peki beyin pili sadece Parkinson hastalarında mı kullanılan bir tedavi yöntemi?

-Hayır. Beyin pilini bugün birçok hastalıkta kullanıyoruz. Bunların en büyük grubunu hareket bozuklukları oluşturuyor.

◊ Felç de buna dahil mi mesela?

Yazının devamı...

Depresyon bir bedel

4 Nisan 2018

Nasıl güzel, nasıl naif ve nasıl da bilgili bir kadın var karşımda. Bir o kadar da mütevazı ve sıcak. Zeynep Selvili Çarmıklı ile tahsilini yaptığı, okuduğu, öğrendiği tüm güzellikleri paylaştığı “Pembe Fili Düşünme” adlı kitabını konuşmak için buluştuk. “Pembe Fili Düşünme” çağımızda sık rastlanan panik atak hastalığını, hayatta eksik olan, sorgulamadığımız ya da yanlış isimlendirdiğimiz birçok duygumuzu anlatıyor...

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

◊ Zeynep Hanım, psikolojinin hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

- Uzman psikoloğum. Üniversitede çift anadal yaptım. Psikoloji ve sinema okudum. Daha sonra da uygulamalı psikoloji alanında yüksek lisans yaptım. Aynı zamanda uluslararası sertifikalı öz-şefkatli farkındalık eğitmeniyim. Bahçeşehir Üniversitesi’nde 8 hafta süren öz-şefkatli farkındalık eğitimi veriyorum. Şimdiye kadar birebir çalışmalar da yapıyordum ama grup çalışmaları beni daha çok cezbediyor.

◊ Çağımızın en büyük sorunlarından biri kendimize karşı şefkatli olmamamız mı?

- Evet, en büyük sorunlardan biri. Yalnız burada vurgulamak istediğim bir nokta var: Ben şefkati bir duygu, bir his olarak tanımlamaktan yana değilim. Öz-şefkat bir davranıştır, eylem içerir. Hissedilen acının iyileşmesiyle ilgili bir şey yapma motivasyonunu içerir. Acı çekerken aktif olarak kendimizi yatıştırmayı ve rahatlatmayı içerir, sıkıntı içindeyken kendimize yardımcı olmak için gerekeni yapmamızı sağlar. Bu bilgi çok önemli zira çoğu insan, “Ben kendimi sevmiyorum ki, kendime karşı nasıl şefkatli olabilirim?” diye yakınıyor. Halbuki öz-şefkat eğitiminin amacı belli duyguları içimizde uyandırmaktan veya insanlara kendilerini “sevmeyi” öğretmekten ziyade, geçirdikleri zor anları fark etmelerini ve bu zor anlarda kendilerine bakım vermeye niyet etmeyi öğretmek. Önemli olan sevgi dolu olmaya, şefkatli olmaya, nazik olmaya niyet etmek. Niyet, duygulardan daha önemli. Zamanla duygular da niyeti takip edebilir.

◊ Sözel egzersizleri önemsiyor musunuz?

Yazının devamı...

Ronaldo 'Mami' diye sarıldı

28 Mart 2018

Tarladan New York’a uzanan özenilesi bir kadının hayat hikayesi için yolum bu kez Mersin’e düştü…
Yazan, yöneten, okuyan, topluma ve yaşadığı topraklara iz bırakan dünya tatlısı bir kadın Ümmiye Koçak.
Bize gözleme pişirirken öyle doğal, öyle sıcak anlatıyor ki Real Madridli dünya yıldızı futbolcu Cristiano Ronaldo’nun oynadığı Türk Telekom’un reklam filminin yönetmeni oluşunu…
Köyünde tiyatro kurmak için verdiği mücadeleyi, gündelik işe gidip biriktirdiği emeğini...
Ümmiye Koçak baş üstünde taşınmaya layık bir Anadolu kadını…

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

Yazının devamı...

Çocuklar için ayrı bir alo imdat hattı olmalı

21 Mart 2018

◊ Oğuz Hocam, Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddeti Araştırma Merkezi Müdürü olarak ne gibi çalışmalarınız var?
- Suç ve şiddeti her boyutuyla araştırıyoruz. Hem demografik, hem saldırgan, hem mağdur, hem boyutunu çalışıyoruz. Diyoruz ki: Türkiye’de suç var mı? Var. Gelişmiş ülkelerin hepsinde bir şeyden bahsederken var ya da yok diye, mutlaka sayısal veri, demografi dediğimiz yaş, cinsiyet gibi şeyleri söylemek lazım. Ama bu Türkiye’de çok az. Bu tip merkezler dünyada bunu çalışıyor. Mesela bizim 2016’da yayınladığımız bir pedofili raporu var. İmdat adında bir derneğimiz var ve derneğin internet sitesinde bunu yayınladık.

◊ Derneğin adı neden İmdat?
- İ “İstismar’’, M “Mağdur’’, D “Dayak’’, A “Aşağılama”, T “Tecavüz’’. Onların birleşimi olarak “İmdat” dedik. Orada Türkiye’de pedofilinin durumu ile ilgili bir rapor yazdık. Meclis komisyon kurdu ve pedofili raporunu bizim verilere dayanak yaparak yayınladı.

◊ Raporun detaylarını anlatır mısınız?

Yazının devamı...

Bir fotoğrafla hayatı değişti

14 Mart 2018

İçim yanarak saatlerce baktım bu fotoğrafa... Dünyada kadınların bitmeyen çilesinin yüzü gibi. Onu sürekli döven kocasından ailesine kaçıyor Aisha. Ailesi ise onu kocasına götürüyor. Kocası onun burnunu ve kulağını keserken ailesi de Aisha’nın ellerinden tutuyor ve kocasına yardımcı oluyor. Bu fotoğrafı çeken Jodi Bieber’ı Türk Telekom Yılın Basın Fotoğrafları 2018 yarışmasının jürisi olarak geldiği Antalya’da buldum. Aisha’nın yaşam hikayesinin nasıl değiştiğini dinledim. Anlattıklarının üzerine minnetle sarıldım ona ve “İyi ki varsın” dedim...

Jodi Bieber

Güney Afrikalı olmanız çektiğiniz fotoğrafların içeriğini etkilemiş olabilir mi?

- Evet, kesinlikle… Bir kadın olarak yaşadığım ülke benim için çok önemli. O nedenle beni etkiliyor.

Çocuğunuz var mı?

- Hayır. Kariyerime geç başladım. Çok fazla seyahat ediyordum. 58’e yakın ülkeye gittim. Geleneksel bir hayat için zamanım olmadı. 40’lı yaşlarımda ruh ikizimi buldum. Şimdi mutlu bir beraberliğim var.

Bir fotoğrafın hayat değiştirebileceğine inanıyor musunuz?

- Değiştirebilir. Buna şahit oldum. Ama ben fotoğraf çekerken insanlara bu konuda asla söz vermiyorum. Bibi Aisha’nın fotoğrafını çektikten sonra onun hayatı değişti.

Yazının devamı...

Bize o hakkı Atatürk verdi hakkımızı savunuyoruz

8 Mart 2018

Gerçek bir Anadolu kadını, aslan gibi bir anne, dağ gibi bir emekçi, olağanüstü bir ev sahibi ve işinin işçisi bir kadın Zümran Hanım...
Kars’ın Boğatepe Köyü’ne vardığımda evinin kapısının önünde oğlu, eşi ve komşularıyla birlikte karşıladı bizi. Yokluktan imkan yaratmayı bilen, verilmeyen hakların inadına hakkını almayı bilen bir kadın o...
Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı Zümran Ömür siyasette olmalı, o ülkenin her yanında olmalı. Yetiştirdiği üç evladı da saygı ve efendilikle harmanlanmış annelerine yardımcılar...
“Atatürk’ün biz kadınlara verdiği seçme ve seçilme hakkına sahip çıkalım, savunalım” diyor. Öğrendiği Fransızca’ya herkes hayran... “Eşinin arkasında değil yanında duran kadın ‘Cumhuriyet Kadını’dır” diyor.
Yüzlerce kadının ekonomik özgürlüğü olmadığı için öldürüldüğü ve şiddete maruz kaldığı ülkemizde...
Zümran Hanım’ın öyküsünü gururla okuyun. Ben de ellerim patlayıncaya kadar alkışlamak istiyorum onu...

Fotoğraflar: Levent KULU

Yazının devamı...