"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Türk Kahvesi deyip geçmeyin

40 YILLIK hatırı olduğu söylenen Türk kahvesi’siz tek günümüz geçmez ama bu geleneğimizin arkasındaki 500 yıllık kültürü pek de iyi bilmeyiz.

Türk kahvesi Kültürü ve Araştırmalar Derneği işte bu 500 yıllık kültürü korumak ve geliştirmek üzere 2008 yılında kurulmuş.
Kurucuları arasında gazeteci Ahmet Örs, Unilever Gıda Pazarlamadan sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, Yiyecek-İçecek danışmanı Osman Serim, Atom Damalı, Mutfak Sanatları Akademisi kurucusu Mehmet Aksel, John Sytmen ve derneğin başkanı Merve Gürsel var.
Türk kahvesinin nasıl değerli bir kültürel miras olduğunu görmek mi istiyorsunuz?
Derneğin, Topkapı Sarayı’nda geçen hafta açmış olduğu “Bir Taşım Keyif” “Türk Kahvesinin 500 Yıllık Öyküsü” Sergisini gezin mutlaka.
İlk kez İstanbul’a Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından getirilen kahve Osmanlı’da ritüellerle ikram edilen bir içecek.
Aynen Japonların çay içme seremonileri gibi.
Kahvenin öğütüldüğü değirmenden, Kahvecibaşı’nın omzuna attığı işlemeli peşkirden, sırmalı “kahve puşidesi”ne kadar sergideki bin bir çeşit detay oldukça şaşırtıcı.
Topkapı Sarayı’ndan ve bazı koleksiyonerlerden bir araya getirilmiş kahve fincanları arasında, 16. yüzyılda saray atölyelerinde kıymetli taşlarla bezenmiş beyaz mavi fincanlar, yeşim fincanlar gözler için bir şölen.
Kahve ritüellerinin mezar taşlarında bile yer aldığını sergiyi gezerken öğrendim.
Kayseri, Bünyan İlçesi, Elbaşı mezarlığındaki mezar taşında üç fincan, bir büyük, bir küçük fincan ibriği, kahve kavurma tavası, kahve dibeği çizilmiş.
Tabii mezar taşlarının replikaları sergide.

Türk Kahvesi deyip geçmeyin

Sergiyi birlikte gezdiğim Merve Gürsel, Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırma Derneği’nin bugüne kadar neler yaptığını anlatıyor.
Türkiye ve Fransa’nın kutladıkları Türkiye Mevsimi’nde Louvre’un bahçesinde “Cafe Turc” etkinliğini gerçekleştirmiş.
Yurt dışında İtalya, Tayvan, Japonya gibi ülkelerde çeşitli etkinlikler düzenlemiş.
Türk Kahvesi’yle ilgili önemli akademik araştırmalar içeren kitaplar yayınlamış.
Gürsel “Türk kahvesi kültürünü yaşayan bir değer haline getirmek istiyoruz. Bilimsel standartlar ve literatürü oluşturmak öncelikle misyonumuz” diyor.
“Türk kahvesi üreten ve satan kurumlar arasında koordinosyonu sağlamak, uluslararası tanıtımına katkıda bulunmak da hedefimiz” diye ekliyor.
Derneğin, Kültür Bakanlığı ile birlikte Türk Kahvesi’nin, Unesco’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil edilmesini sağladığını bir kez daha hatırlatayım.
Gürsel’in aktardığına göre, İtalya şimdi aynı şekilde “espresso”nun aynı listeye alınmasının peşinde.
Sponsorları arasında Caroline Koç’un Selamlique markası, The Marmara, TAV, Arzum gibi şirketlerin olduğu dernek önümüzdeki günlerde ABD’de büyük bir atağa geçmeye hazırlanıyor.


Gastronominin Mekkesi’nde yine tek başına

MUTFAK Dostları Derneği’nin Danışma Kurulu üyesi Sevim Gökyıldız yıllardan beri Fransa’da Türk Mutfağı’nın gönüllü tanıtımı yapar.
Pek nadiren Kültür Bakanlığı’nın desteğini alan, yine pek nadiren sponsorlar bulan Gökyıldız çoğunlukla Fransa’daki etkinliklerde bu tanıtım faaliyetlerini tek başına yürütür.
İstanbul’un Esnaf Lokantaları’nın da yazarı olan Sevim Gökyıldız önümüzdeki mart ayında yine Fransa yolcusu.
Montpellier’deki iki günlük Akdeniz Yemekleri Festivali’nde hem yemek kültürümüzle ilgili bir konuşma yapacak, hem annesinin yemeklerini pişirip ikram edecek.
Sevim Gökyıldız gastronominin Mekkesi Fransa’da yine desteksiz, yine tek başına.


Düzeltme: Okurların elbet gözünden kaçmadı. Arzum’un kahve makinesiyle ilgili yazıda 10 milyonluk bir hata yapmışım. Türk Kahvesine alışacak Çinli sayısı 1 milyar 399.999.990 olacak.

X