"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

  Ortadoğu’nun CERN’i için uğraşan Türk bilim insanı Zehra Sayers’e ödül

ORTADOĞU her zamankinde daha karışık, her zamankinden daha sancılı.

Geleceği her zamankinden daha belirsiz.

İşte böyle bir ortamda Filistinli, İsrailli, Mısırlı, Ürdünlü, Türk, İranlı, Pakistanlı bir avuç bilim insanının bir araya gelerek bölgede, Sesame Projesi adı altında CERN benzeri bir kurum oluşturmaya çalıştıklarını kim biliyor?

Kim Ortadoğu’da bilim adına ne yapıldığını izliyor?

Chicago’da maddenin temel yapısını araştıran Argonne Laboratuvarı’nda görevli bilim insanı sevgili Prof. Ercan Alp’ın önceki günkü maili olmasaydı Sesame Projesi’nden ben de haberdar olmayacaktım.

Prof. Alp’in maili,  Sabancı Üniversitesi Rektör Vekili, bilim insanı Prof. Zehra Sayers’e  verilen Rammal ödülünü müjdeliyor.

Ortadoğu’nun CERN’i için uğraşan Türk bilim insanı Zehra Sayers’e ödül

Bir Türk bilim insanına, üstelik bir kadına verilen ödül beni ilgilendirmez mi?

Hemen heyecanlı maili okudum.

SESAME PROJESİ BAŞKANI

Akdeniz bölgesinde ileri düzeyde bilim yapan bilim insanlarına ya da gruplara verilen 2017 Rammal Ödülü’nün sahibi biyofizikçi Prof. Sayers, Sesame Bilimsel Danışma Komitesi’nin Başkanı.

Ödül, Prof. Sayers’in hem Türkiye’de eğitime katkısı, hem Avrupa’daki moleküler biyoloji alanındaki çalışmaları, hem merkezi Ürdün’de olan Sesame Proje’sine sağladığı büyük destek için verilmiş.

Ödülün gerekçesinde, Sesame Projesi’nin, Akdeniz çevresindeki tüm bilimsel topluluğa büyük yarar sağlayacağı ve Ortadoğu’nun teknolojik kapasitesine katkı yapacağı vurgulanmış.

Sesame Projesi’ni araştırırken Prof. Zehra Sayers’ın ve onunla aynı projede çalışan, CERN’de görevli İsrailli bilim insanı Eliezer Rabinovici’nin TED konuşmalarına rastladım.

Youtube’da bulup dinlemenizi öneririm.

KAN VE ŞİDDETTEN İBARET DEĞİL

Ortadoğu’nun sadece kan ve şiddetten ibaret olmadığını anlıyorsunuz çünkü.

Ürdün’de ileri düzeyde bilim yapan bir avuç insanın amacı bilim yoluyla köprüler kurmak.

Önce kendi aralarında projelerini paylaşarak, birbirlerine güvenerek kuruluyor köprüler.

Uluslararası bilim çevrelerinin de desteklediği Sesame Projesi’nin amacı bilim aracılığıyla Ortadoğu’nun kaderini değiştirmek.

Bölgede bilim yapan gençlere farklı bir gelecek sunmak.

Prof. Sayers’in konuşmasında söylediği gibi, bölgeyi terk etmiş genç bilim insanlarının da geri gelmelerini sağlamak.

Ortadoğu ile hep kötü şeyler duyuyoruz.

Biraz iyi şeyleri duymak hepimize iyi gelecek.

İSTANBUL TURİSTİN YOLUNU GÖZLERKEN VENEDİK “ARTIK GELME” DİYOR

VENEDİK daima güzel, daima kalabalık.

Grand Canal’den geçerken, bir binayı tutuyor gibi görünen iki kocaman beyaz el çarpıcı.

57. Uluslararası Venedik Bienali için heykeltraş Lorenzo Quinn’in “Destek” adındaki eseri Venedik’i tehdit eden küresel ısınmaya karşı dikkat çekmek için orada ama sanki Venedik’i düşmekten alıkoyacak gibi de duruyor.

Ortadoğu’nun CERN’i için uğraşan Türk bilim insanı Zehra Sayers’e ödül

Lorenzo Quinn’in bienalden sonra iki beyaz eliCa Sagredo Oteli’nin pembe duvarından söküp götürmemesi, burada bırakması belki de Venedik’in “kırılganlığını” daima hatırlaması için.

Venedik hem suları yükselten küresel ısınmanın, hem sayıları yılda 30 milyonu bulan turistlerin tehdidi altında.

İstanbul’un 2017 yılında ağırladığı turist sayısı 6 milyon civarında.

Aynen Barselona’da olduğu gibi Venedik halkı bir süre öce sokağa dökülüp “Yeter artık gelmeyin” diye isyan etmiş.

Venediklilerin nüfusu sadece 54 bin.

18. yüzyılda bu şehirde oturanların üçte biri kadar.

BİR ANDA 10 BİN KİŞİ SOKAKLARDA

Alışveriş yaptıkları bakkalın, manavın, kasabın bir bara ya da hediyelik eşya dükk^anına dönüşmesinden, hayatın pahalılığından bıkmışlar.

Sokağa çıkamıyorlar, alışveriş yapamıyorlar, turistlere göre 6 euro ucuz ödedikleri vaporetto’lara binemiyorlar.

En kötüsü kalabalıktan yolda yürüyemiyorlar.

Limana bir kruvaziyer gemi yaklaştığı anda 10 bin kişinin Venedik sokaklarına dağıldıklarını düşünün.

2015 yılında kruvaziyer gemilerinin yasaklanması kararı verilmiş ama yasak yürürlüğe girmemiş.

2017 yılında Belediye Başkanı Luigi Brugnaro, San Marco Meydanı’na biletle girilmesi önerisinde bulunmuş ancak kabul edilmemiş.

Öte yandan Venedik’in o güzelim minik köprülerinde ya da palazzo’larının cephesinde aniden münasebetsiz bir reklam karşınıza çıkıveriyor.

Çünkü bu şehri ayakta tutacak kaynağı bulmak zor ve belediyenin Venedik’te binaların restorasyonuna katkıda bulan ve karşılığında afişini asan özel sektöre ihtiyacı var.

17. yüzyıldan beri turist çeken Venedik kendi popülaritesinin kurbanı olmuş.

X