"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

İstanbul’un gözyaşları

14. İSTANBUL BİENALİ'NİN TEMASI TUZLU SU

İŞ dünyasının büyük katkılarıyla İstanbul’da bir sanat şöleni başladı.



İlanları bizim mahalleye kadar gelen Sabancı Müzesi’ndeki Zero Sergisi’nden, Borusan Contemporary Müzesi’ndeki “Görünenin Ardında” Sergisine, sanat fuarı Artinternational’e kadar İstanbul’da sanatlı günler başladı.

Tabii tüm bu sanatsal faaliyetlerin tam göbeğinde ise Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen, Türkiye’nin ilgi ve ziyaretçi açısından en büyük uluslararası etkinliği İKSV’nin “Tuzlu Su” temalı 14. İstanbul Bienali var.

120 yıllık Venedik Bienali, 60 yıllık geçmişi olan Sao Paulo bienallerine göre henüz 30 yıllık bir geçmişi olan İstanbul Bienali’ne bu yıl 500 bin ziyaretçi bekleniyor.

Bunlardan 5 bini yurt dışından gelen uluslararası sanat çevrelerinden eleştirmen, küratör, müze ve galeri yöneticileriyle basın mensupları.

Türkiye’nin yabancı basında hükümet krizi, Suriye iç savaşı, terör olaylarıyla yer aldığı bir dönemde İstanbul Bienali ve çevresindeki tüm sanat olayları çölde bir vaha gibi.

Dün öğle yemeğinde bir araya İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı bu yıl Rumeli Feneri’nden Büyükada ve hatta Sivriada’ya kadar 36 mekaana dağılmış olan bienalin bu yıl farklı bir sanat olayı olduğunda hem fikir.




İstanbul’un gözyaşları
Bülent Eczacıbaşı, Carolyn Christov-Bakargiev, Bige Örer, Mustafa Koç

SİVRİADA’DAN MEİS’E KADAR

Farklı çünkü şimdiye kadar hiç hayali mekanlarda, denizin altında kısaca İstanbul’un hiç aklımıza gelmeyecek yerlerine dağılan bir bienal gezmemiştik.

Farklı çünkü Türkiye’nin sınırlarını aşıyor ve Kaş’ın hemen karşısındaki Meis Adası’na kadar ulaşıyor.

Farklı çünkü dünyanın sayılı küratörleri arasında olduğu halde kendisine küratör denmesine kızan Carolyn Christov-Bakargiev bienalin sorumlusu.

Bülent Eczacıbaşı’nın dediği gibi “Bu bienalde daha çok fazla insana ulaşmak, İstanbul’un dört bir yanına dağılmak gibi bir hedefe ulaştık. Bienale günlerinizi ayırmak gerekecek. Kenti belki ilk kez bu kadar yakından tanıyacağız”.

İki ay boyunca yerli yabancı 80 sanatçının 1500 kadar eseri gerçekten hiç akla gelmeyecek yerlerde.

Varlığından ilk kez haberdar olduğum Fransız Yetimhanesi’nde, Masumiyet Müzesi’nde , Büyükada’da Troçki’nin evinin önünde, Kaptan Paşa Deniz Otobüsü’nde, Sivriada açıklarında 10 yıllık bir süre için denizin altında (Pierre Huyghe’un eseri), otoparklarda.

BÜTÇESİ 10 MİLYON LİRA

Büyükada’daki bienal etkinlikleri başlı başına bir olay.

Oya Eczacıbaşı’nın çocukluğunu geçirdiği dolayısıyla gönülden bağlı olduğu Büyükada’daki etkinlikler için ilk kez altın-gümüş-bronz destekçiler bir araya gelmiş.

Bu arada bütçesi 10 milyon lira olan 14.Bienal için Carolyn Christov-Bakargiev’in kendisi de yurt dışından sponsor bulmuş.

Örneğin Troçki’nin yaşadığı evin önündeki dev hayvan heykelleri için böyle bir sponsorluk söz konusu.

14. İstanbul Bienali’nin teması “Tuzlu Su” her açıdan İstanbul’a yakışıyor.

İstanbul ortasından tuzlu su geçen dünyadaki biricik şehir.

Ancak benim yorumumla “Tuzlu Su” dört yandan büyük bir taarruz altında olan, ormanları yağmalanan, Marmara Denizi “Kanal İstanbul” projesiyle ölüme terk edilen, Yassıada’sı bile imara açılan, tarihi ve kültürel mirası tahrip edilen İstanbul’umuzun “gözyaşları”.

Kanal İstanbul için görüşlerine sık başvurduğum, kanala şiddetle karşı çıkan ODTÜ’den okyanus bilimci Profesör Dr.Emin Özsoy’un Carolyn Christov- Bakargiev tarafından bienale davet edilmesi bunun göstergesi değil mi?

X