"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

İstanbul Modern yeni bir dönüşümün eşiğinde

12 yıl önce İstanbul’un liman alanı Salıpazarı’nda kurulan İstanbul Modern, önümüzdeki eylül ayına kadar faaliyet göstereceği binasına muhteşem bir sergi, “Liman” ile veda ediyor.

Türkiye’nin ilk modern müzesi olarak kurulan İstanbul Modern, Salıpazarı’nı dönüştüren Galataport Projesi’yle birlikte yeni müzesine kavuşacak. Öğle yemeğinde buluştuğumuz Oya Eczacıbaşı, müzenin 4 Haziran’a kadar sürecek Liman Sergisi’nden sonra eylül ayında 15. İstanbul Bienali’ni ağırlayacağını ve kasımda Karaköy’deki Paket Postanesi’ne taşınacağını söylüyor. “Bir müzeyi taşımak oldukça zahmetli. 2.5-3 yıl sonra Galataport ile eş zamanlı açılacak yeni mekanımıza döneceğiz” diyor.12 yıl önce Tabanlıoğlu mimarlığın dönüştürdüğü köhne Antrepo 4 binası, uluslararası standartlara kavuşmuş, modern tekniklerle donatılmış bir müze olarak karşımıza çıkacak.

GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR

Yeni proje için yabancı mimarlık ofisleriyle görüşmeler sürüyormuş.

İstanbul Modern, yabancı bir mimarlık ofisinde karar kıldığı takdirde bu modern müzecilik tarihimizde ikinci olacak.

Dolapdere’de inşaatı devam eden Koç Çağdaş Sanat Müzesi’nin projesini İngiliz Grimshaw Mimarlık çizmişti.

Gözbebeğimiz İstanbul için böyle imzalar önemli.

Pompidou Merkezi’nin mimarı İtalyan mimar Renzo Piano’nun, Louvre Piramiti’nin mimarı Çinli Amerikalı mimar Pei’nin Paris’e ya da Guggenheim ile Frank Gehry’nin Bilbao’ya nasıl değer kattıklarını düşünün.

Oya Eczacıbaşı’nın verdiği bilgiye göre, Antrepo 4 binasının yıkılıp, yeni baştan inşasını Galataport’u üstlenmiş olan Doğuş ile Eczacıbaşı Grubu birlikte yapacak.

“Biz zaten İstanbul Modern’i yenilemeyi düşünüyorduk. Şimdi yıkılıp baştan yapılmasıyla daha sağlıklı, daha modern bir müzeye kavuşacağız” diyor.

İstanbul Modern’i parçası olduğu liman gibi hareketli günler beklerken, sergiye döneyim.Liman Sergisi, 19. yüzyıldan günümüze, sanatımızda İstanbul’un deniz ve limanla ilişkisini ele alan 34 sanatçı ve sanat kolektifinin 200’e yakın eserlerini kapsıyor.

Çeşitli müzelerden, ünlü koleksiyonerlerden zahmetle bir araya getirilmiş sanatçılar.

Aralarında “Saray Ressamı” diye bilinen Fausto Zonaro da var, 1952 tarihli “Kumkapı Ermeni Balıkçılar” koleksiyonundan belgesel tadındaki fotoğraflarıyla Ara Güler de.

Dalgalı Boğaz’da denizaltılarıyla Ömer Uluç, Yaşar Kemal’in “Deniz Küstü” yazı dizisi için yaptığı resimlerle Abidin Dino, yağlıboya tablolarına rölyef tekniğini katan 19. yüzyıl ressamı Mıgırdıç Melkon ve tek tek sayamadığım daha niceleri sergide yerlerini almış.

İstanbul’un liman hikayeleri o kadar çok ki. Zamanında canlılığıyla Verne’in romanlarına konu olmuş bir liman şehri.Günümüzde dahi dev yolcu gemilerinin minicik takalarla burun buruna geldiği, yunusların oynaştığı bir liman.

Çelenk Bafra ile birlikte serginin küratörlüğünü üstlenmiş olan İstanbul Modern’in direktörü Levent Çalıkoğlu’nun dediği gibi “İstanbul limandır, Liman İstanbul’dur”. Sadece üç haftada 30 bin kişinin gezdiği Liman Sergisi’ni kaçırmayın.

Müzenin hemen girişindeki,
Venedik Bienali’nde Türkiye Pavyonu’dan buraya gelen “Darzana” eseri de gözünüzden kaçmasın.

İstanbul Modern yeni bir dönüşümün eşiğinde

HEM SANAT, HEM EĞİTİM KURUMU

SOHBETİMİZDE Oya Eczacıbaşı’nın önemli üzerinde durduğu bir konu var.

“Müzedeki sergiler nedeniyle ikinci planda kalıyor ama burası bir sanat kurumu olduğu gibi aynı zamanda bir eğitim kurumu” diyor.

12 yılda tam 650 bin çocuk müze ziyaretiyle, çeşitli atölyelerle sanat eğitiminden geçmiş.

İki yaşından itibaren yılda 50 bin çocuktan söz ediyoruz.

Nitekim önceki gün Liman Sergisi’ni gezmeden önce ana sınıfta okuyan çocuk gruplarını gördük.

Aralarından bazıları, müzenin koleksiyonuna ait Ekrem Yalçındağ’ın dev tablosu önünde yere oturmuş, renkler konusunda bilgi veren öğretmenlerini dinliyordu.

Yurtdışında gıpta ettiğim manzarayı burada görmek ne hoşuma gitti anlatamam.

15-24 yaş grubunun, yüzde 93.9’unun boş zamanlarını televizyon izleyerek geçirdiği bir ülkede sanat aşkının küçük yaşlarda aşılanması çok değerli.

 

X