"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

İklimi değil sistemi değiştir

NEW York’ta Birleşmiş Milletler iklim zirvesi bugün.

Hafta sonunda ise yüz binler, giderek daha sıklıkla, fırtına, sel, kuraklık gibi doğal afetlere yol açan iklim değişikliği tehlikesine dikkat çekmek için sokaktaydı.
Şimdi top New York’taki zirveye katılacak olan dünya liderlerinde.
BM’nin 1992 yılından bu yana, her yılın aralık ayında düzenlediği iklim zirvelerinde dağ hep fare doğurur.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un “acil zirve” çağrısıyla bir araya gelecek liderler bakalım bu kez güç birliği yapabilecek mi?
Boşuna umutlanmayım diyerek zirve öncesi gözüme ilişen bazı rakamlara, işin ekonomik boyutuna değineceğim.
Norveç Göçmen Konseyi tarafından bugün zirveye sunulmak üzere hazırlanmış bir rapor, 2013 yılında iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetler yüzünden 22 milyon kişinin göç ettiğini ortaya koymuş.
Bu rakam savaşlardan kaçmaya zorlananların 3 misli fazlaymış.
İklim göçünden en fazla etkilenen 19 milyon kişiyle Asya.
Japonya’da 260 bin kişi, ABD’de 218 bin 500 kişi göç etmek durumunda kalmış.
Sel, fırtına gelişmiş, gelişmemiş her ülkeyi vuruyor.

5 YILDA YARIM TRİLYON $

Yoksullukla ilgili çalışmalarıyla bilinen İngiliz Oxfam kuruluşuna göre, 2009 yılında liderleri bir araya getirmiş olan Kopenhag Zirvesi’nden bu yana iklim değişikliği 650 milyon kişiyi etkilenmiş.
Oxfam bunun faturasını da çıkartmış.
İklim değişikliğinin dünya ekonomisine 5 yıllık faturası yarım trilyon dolar.
Bugün BM zirvesine bu tablonun iyileştirilebileceğini iddia eden bir başka rapor da sunuluyor.
Raporun yazarları arasında, 2006 yılında yayınlanmış olan “İklim Değişikliğinin Dünya Ekonomisine Etkisi” kitabını yazmış olan Lord Stern de var.
“Yeni İklim Ekonomisi” raporu, “düşük karbon emisyonuyla da ekonomik büyüme” sağlanabileceği iddiasında.


TÜRKİYE’NİN REKORU


İşin bu boyutu bizi ilgilendiriyor zira 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomi arasına girmeyi hedefleyen Türkiye karbon emisyonu artış hızında neredeyse rekora koşuyor.
1990-2012 yılları arasında Türkiye’de karbon emisyonu yüzde 133 oranında artmış.
Konya Ovası çölleşiyor mu? Tuz Gölü kuruyor mu? Ya da Kars’ta Kuyucuk Gölü kuş cenneti olmaktan çıkmış mı?
Kimin umurunda?
Brezilya, Çin, Hindistan, (BRİC ülkeleri) Güney Kore, Etiyopya, İngiltere ve ABD’den araştırma enstitülerinin, Dünya Bankası, OECD’nin de katkıda bulundukları “Yeni İklim Ekonomisi” raporuna dönersek, dünyayı hem iklim değişikliği belasından kurtaracak, hem büyümeyi sağlayacak 10 maddelik bir “eylem planı” öneriyor.
Raporda şöyle bir hesap yapılmış.
Önümüzdeki 15 yılda şehirlerin alt yapılarına, enerji sistemlerine ve tarıma 90 trilyon dolar yatırılacak.
Bu yatırımların 240 milyar dolarlık ek bir maliyetle düşük karbon emisyonuna göre yapılması dünyayı bir felaketin eşiğinden kurtarabilir.


GÖZLER YENİLENEBİLİRDE


“Yeni İklim Ekonomisi”nde önerilen şeylerden biri de “yenilenebilir enerji”.
Bugünkü durumda fosil yakıtlara 600 milyar dolarlık sübvansiyon sağlanırken, temiz enerjiye sadece 100 milyar dolarlık sübvansiyon eleştiriliyor.
New York’taki zirvede, 100 milyar dolarlık Yeşil İklim Fonu (fona şimdiye kadar sadece Almanya 1 milyar dolar ile katkıda bulunmuş), karbon vergisi gibi şeyler de ele alınacak.
Hafta sonunda İstiklal Caddesi’nde yapılan iklim yürüyüşünde pankartların birinde şöyle yazıyordu:
“İklimi değiştirme, sistemi değiştir”.
Dünyayı kurtaracak şey tam budur.
Bu arada New York’ta iklim yürüyüşüne Leonardo di Caprio gibi ünlülerin yanı sıra Ban Ki- Moon, New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, senatörler de katılmış.
İstiklal Caddesi’ndeki yürüyüşte böyle bir tabloyu kim hayal edebilir?

X