"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Başbakan Davutoğlu’na İstanbul mektubu

SAYIN Başbakan, Davos’ta Cüneyd Zapsu’nun onurunuza verdiği davette İstanbul’u ancak bir şairin yapabileceği kadar güzel tarif ettiniz.

Türkiye’nin güzelliklerini sayarken İstanbul’un hepsini bir araya getirdiğini söylediniz.
Hayatı simgeleyen dört element, hava, toprak, su, ateşin İstanbul’da nasıl birbirlerine uyumlu olduklarını, nasıl iç içe geçmiş olduklarını sizi dinlerken daha iyi fark ettik.
Güneşin yani ateş topunun suyla büyük bir sevgiyle kucaklaştığı başka bir şehir var mıdır yeryüzünde?
Üç imparatorluğu başkentlik yapmış İstanbul tarihi, arkeolojik ve kültürel mirasıyla da biricik.
Ne ki bunca güzelliği, bunca tarihi göz göre göre kaybediyoruz.
Haliç üzerindeki “Boynuzlu Köprü” sadece Mimar Sinan’ın şaheseri Süleymaniye Caminin siluetini bozmakla kalmadı.
Harvard Üniversitesi Öğretim üyesi tarihçi Profesör Cemal Kafadar bakın ne demişti?
“İstanbul’un en önemli silueti, Süleymaniye’den başlayarak Topkapı Sarayı’na kadar eğilerek giden yamaçlarda, üç boyutlu adeta bir yontu lezzeti veren, birbiri ile (ve şehrin Doğu Roma mirası ile) tenasüp adabı içinde sohbet eden Osmanlı yapılarıdır. Tartışmayı, köprünün Süleymaniye’ye olan müdahalesini konuşmakla sınırlarsak İstanbul’un eşsiz siluetine haksızlık etmiş oluruz”.
İstanbul’un siluetine hançer gibi saplanan Zeytinburnu’ndaki 16/9 kuleleri yerli yerlerinde.
Güzel şehrimizin gökdelenlere, kentsel dönüşüme, AVM’lere, trafiğe yenik düşmediğini kim iddia edebilir?
İnşaat yoğunluğundan Boğaz’ın iki yakasında ilkbaharda açan erguvanları görmek hayal oldu.
Taksim Meydanı, Emek Sineması ya da İnci Pastanesi gibi simgeleri teker teker kaybediyoruz.
Galata Köprüsü eski Galata Köprüsü değil.
Adalar eski Adalar değil.
Osmanlı’nın en eski yerleşim merkezlerinden Sulukule tarihe karıştı, bambaşka bir şeye dönüştü.
Kanal İstanbul hepimizin korkuyu rüyası.
Bilim insanlarına göre, hem karada, hem denizde nazik dengeleri olan Boğazlar sistemine büyük bir tehdit oluşturuyor bu proje.
Akdeniz’den Karadeniz’e iki yönlü, iki tabakalı akımın olduğu Boğazlar sistemi bilim insanlarına göre “akışkanlar mekaniği harikası” sayesinde ayakta kalıyor.
Bu narin alt yapıyı bozduğunuz takdirde Marmara Denizi’ni kaybedersiniz.
İleride de tüm İstanbul’u.
Sayın Başbakan, Davos’ta yıllardır şehirler ve gelecekleri konuşuluyor.
Bu yıl katıldığım “Şehirleri Yeniden Tasarlamak” oturumunda konuşan Suudi Arabistan’daki Kral Abdullah Ekonomi Şehri Projesi’nin CEO’su Fahd el Raşid dedi ki: “Artık inşa etmeyi değil, inşa etmemeyi öğrenmeliyiz”.
“Şehirlere daha az asfalt, daha çok teknoloji”
diye de ekledi.
İnşaatı 2020 yılında tamamlanacak Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nin ilk projesinde Venedik kanalları açmayı planlamışlar.
Ancak küresel ısınmayı hesaba katarak ilerde kanalların taşabileceğini düşünerek vazgeçmişler.
İstanbul, Marmara’nın geleceğini, küresel ısınmayı hesaba katmadan bir kanal serüvenine atılabilir mi?
Dünyada şehirler artık büyük projeleri değil, daha “akıllı” ve daha “yeşil” olmayı, her şeyde tasarrufu sağlayan “paylaşım ekonomisini”, tasarımı, kültürü konuşuyor.
Sizin sözlerinizle “kadını, erkeği filozof yapan, sizin en iyi hocanız İstanbul”a lütfen hep birlikte daha çok sahip çıkalım.

Piketty’ye göre, yeni yılın en iyi haberi Syriza ile Podemos



GEÇENLERDE İstanbul’
a uğrayan, “21. Yüzyılda Kapital” kitabının yazarı Fransız yazarı ekonomist Thomas Piketty’nin yüzü gülüyor.
Ünlü ekonomist Syriza’nın zaferini ve İspanyol Podemos Partisi’nin yükselişini “yeni yılın en iyi haberi” diye değerlendirmiş.
Podemos’un lideri Pablo İglesias ile bir televizyon kanalı ile söyleşi yapan Piketty “kemer sıkma” politikalarını da sıkı eleştirmiş.
Piketty, Fransa’nın en yüksek devlet madalyalarından Legion d’Honneur’u “hükümetin görevi madalya vermek değil, önce büyümeye odaklansın” diye reddetmişti.

X