"Fuat Bol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fuat Bol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fuat Bol

Şeytanlaşan insan!

İnsanoğlu, yaratılışı itibarıyla değişkendir, yani hem iyiliğe ve hem de kötülüğe elverişlidir.

Malum, insan topraktan yaratıldı, toprağın tüm özelliklerini bünyesinde taşır. Üstelik insana, diğer tüm yaratılmışlardan üstün olması için ruh verilmiştir. Bu ruh akılla, nefisle, vicdanla vb donatılmıştır.

İnsan, toprağı kültüre tabi tutarak mümbit hale getiriyor. Kazıp altını üstüne getiriyor, havalandırıyor, gübreliyor, suluyor, yabani otlarını ayıklıyor vb.

Kendi kültürümüz için ne yaptık ve ne yapıyoruz? Hiç!

Yo bir şey yapıyoruz, olanı da yok etmek için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz.

Halbuki bu üstün özellikleriyle insan, başıboş bırakılmamış, eğiticiler eliyle eğitime tabi tutulmuştur. Tarih boyu peygamberler, filozoflar, bilgeler ve tüm eğitmenler, insanoğlunu eğitmek için gayret sarf etmişlerdir.

Eğitim sayesinde insan, üstünler üstünü olabileceği gibi, eğitimsizlikle veya yanlış eğitimle aşağılıkların en aşağılığı da yapılabilir.

Yani melek de şeytan da olmak insanın elinde.

İnsanın taşıdığı can, Yaradan tarafından kendisine bahşedilen bir emanettir ve dokunulmazlığı vardır. İnsanoğlu kadın ve erkek şeklinde iki cins olarak yaratılmıştır ve her biri diğerine muhtaçtır ve birbirinin tamamlayıcısıdır.

Kadın, erkeğe göre daha narin (hem maddi hem manevi) yaratıldığından, ona her bakımdan daha bir özen gösterilmesi gerekmektedir.

Kadın anadır, yani varlığımızın iki ana unsurundan biridir. Erkeğin hem dünyası ve hem de ahireti kadının avuçlarındadır. Nitekim “Cennet anaların ayağı altındadır” buyurulmuştur.

İnsanoğlu en büyük kötülüğü ve zulmü kendine, kendi hemcinsine yapmıştır ve yapmaktadır.

İnsanoğlunun canavarlığı kanunlarla bir dereceye kadar önlenebilir, hatta önlenemez. Tek çıkar yol eğitimdir.

Kadına uzanan el, elbette kırılmalı lakin o el uzatılmadan önce, kadına asla el uzatılamayacağı bilinciyle eğitilmelidir. Yani sivrisinekleri tek tek avlamak yerine bataklık kurutulmalıdır.

Ama biz ne yaptık? Önce gerekli din eğitimini vermeyerek Allah korkusunu kaldırdık. Daha sonra da ‘zorba devlet’ algısını silmek için (aşırı hürriyetçilikle) devlet ve kanun korkusunu kaldırdık.

Vicdanları ise cüzdanlarla karıştırıp kirlettik ve körelttik.

Kalplerimizden sevgiyi çıkarıp hırs-tamah ve bencillikle doldurduk.

Aklımızı da nefsimizin emrine vererek, mücessem şeytanları çoğalttık.

Din, iman, akıl, vicdan, kalp yani insanı insan yapan değerlerin hepsini tatile çıkardık.

Bir kısım erkeklerin işledikleri akıl almaz kadın cinayetlerini görünce, duyunca, okuyunca da hop oturup hop kalkıyoruz. Bir insan nasıl böylesine canavarlaşabilir diye hayıflanıyoruz.

Halbuki şaşıranlara şaşırmak lazım, ektiklerimizi biçiyoruz.

İnsanı hangi kültüre tabi tuttuk ve gerekli eğitimi verdik de onun karşılığını bekliyoruz?

Şeytandan melek olmasını, melek gibi davranmasını bekliyoruz.

Daha çok bekleriz!

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI